Yol

Vakit dar,
Yollar ise yine o bildiğin çamurlu ve bozuk,
Yollar keşmekeş, yollar viran,
Uzaktan bakarsan ay gibi ışıldak,
Yakına gelince şayet yamalı bir heybe,
O yollar yok mu?
Üzerine milyonlarca ayağın bastığı,
Arabaların, bisikletlerin, yığınla taşıtın bir o yana bir bu yana gezdirip durduğu,
Dar vakitle mücadele ettiğin yol,
Bazen nefret ettiğin, bazen taze ekmek kokusu kadar sevdiğin,
Bir yere gittiğine inandığın ama hep karşına yeni yollar çıktığı,
Vaktini, ömrünü sığdırdığın yol,
Yorgun gözüküyorsun taşıdığın yükten.

4. sayıdan

Similar Posts

  • Türk Şiirinde Eril Gözle Kadın Algısı (2)

    İkinci Yeni şiirinin önemli kurucularından Cemal Süreyya (1931, Erzincan – 9 Ocak 1990, İstanbul)’da kadın ve erotizm, onun şiirinin odak imgesi konumundadır. Kadın ve onun beden algısı ile birlikte cinsellik ve sevişme bir tutku haline gelir onun şiirinde. Kadın bedenine ait unsurlar, alışmamış bağdaştırmalarla yakın veya uzak çeşitli çağrışımları yüklenerek birer erotik imge değeri kazanır….

  • çıtayı daha yükseğe çıkarmak (2)

    6-Kitaptaki her bir hikâye kendi içinde farklı protipler ve dokunuşlar barındırıyor. İkinci hikâyemiz, “Bir Eylül Cemresinin Hazin Sonu”nda hayattan sıyrılmayı, bir an için kendi dünyasında sırladığı hayâlleri, yetenekleri yaşama geçirmek isteyen bir insanın çırpınışlarına şahitlik ediyoruz. Özellikle bu hikâyeyi kurgularken neler düşündünüz?Her insanın yolu en az birkaç kere budanmış ümitlerden, yanlış zamanda düşen cemrelerden mutlaka…

  • Yıldızlar Sönerken

    dağlar nasıl kayboluyorsa gözden yavaş yavaşöyle kayboluyor yüreğimden izlerinsesin, sihrin her şeyinakşam oldu olacako soğuk karanlığı sarıyor tenimi – evreninyıldızlar sönükyıldızlar yetim denizin göğü öptüğü bir yer varorda demleniyor sabah eminimgün doğdu doğacakkutuplar yer değiştiriyor rüzgâr kuzeye dönmüşkuşlar uçuşuyor içimde rengârenk kuşlaro sonsuz çekimi sarıyor hevesimi-evreninsöz sönüksöz yetim ben şimdi sana ne diyeyimben şimdi sana…

  • Aksak Ayrılık Türküleri

    Ay düşer yoluma, izinisürerimSerpiştirdiğim kırıntılar kururKalabalıklara gizlenir yalnızlığımDilimde varoluş arzusu,Deli divane günDoğrulurum Radyonun kulağında kırık bir sesVarlığımıunutan bi-vefaYollarına gül döksemAsi rüzgârlar getirse yapraklarını,Günah dallarımaKavrulurum Kafam karışıkKısır zamanlar saman aleviDüş küskünü kanatsız kuşlarKimsesiz çer çöp günah yuvalarSavrulurum Kahve kokusuna sığınır dilimAh! O kiraz dudaklı çocukluğumAh! O örüklerime sığınan sevgi kokusuİliklerinde can düğmelerSokulurum Karşımda çıkmaz sokakGölgelerde aksak…

  • iyiyim seni beklerken*

    Bugün buluşalım, sözcüklerini de getir‘aşk’ olsun ama ‘karanlık’ olmasın aralarında‘savaş’ olmasın, ‘ölüm’ olmasın.Seninle birlikte ‘yağmur’ da gelsin‘kediyi’ de unutmaduyduğun ‘toprağın sesi’hayat diye mırıldan. Bedeli ödenmiştir, daha da ödenecek‘özgürlük’ senin gülüşün olsunavuçlarında ‘gökyüzü’gelirken işçilere de uğraonlara bırak ikimizin kalbini. İnsan bir sözcük olarak doğarsonra anlamı büyür, zedelenmesinçocuğuna da söylesözcüklerin saçlarını tarasınkitap okurken silsin bazılarınıyeniden yazsın ama…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir