düşürmüştü
patlamalar ve tüfek sesleri arasında terk etti kenti
arkasında kaldı acılar demeyi arzulardı
oysa geride kalan yalnızca anılardı
anılar arasında çocukluğu
anılar arasında doğduğu ev
birlikte oynadığı cıvıltılı sesler
annenin yemeğe gel çağrısı
bir de müzik öğretmeninin büyük bir istekle öğrettiği ezgi
acılar mı
geride kalmamıştı
daha çok yaşanacaktı sığındığı her kapı buz tuttukça
patlamalar ve makineli tarakaları delmişti
anıları annesinin sesini ve sınıfında aklına yerleşen ezgiyi
yaşadığını bilmemekti göç
yabancı kalmaktı doğduğu topraklara
alışamayacaktı yeni sokaklara yeni insanlara
göç kuşkulu uzak dumanlı bir bakıştı yarınlara
sürgüne giden ayak izleri boranla silinecekti
sürgün ne geçmişti ne gelecekti
kiev ’i terk ederken eski evin temel taşına işlenecekti
namlu göç yollarını uzattı tohumunu ekti
çocukluğunu düşürmüştü balkan soğuğuna
kar beyazı sıvanmıştı çocukluğuna
4. sayıdan