Blog

  • Yağmur

    yağıyor üstümüze rüzgarla berabertoprak değil asfalt üstünehani yeşerecek bir şey yokemecek suyu yavrusuna kavuşturacakağaç yokinsanımız kesmişmobilya mağazalarına ya da yakacakkül olmuş ormansoluksuz nefessiz bırakanbizi çare/siz korumasızseli ne önleyecek oksijensizbırakan çıkar savaşlarıve spermne aşkına yok edilmişne var ne yok talanacı bırakan yalansusuzluğa bırakılmış toprakadını bile unutacağımız tohumlaryemlerini unutmuş canlılarkesimhanede sırasını beklerkenne için orada olduğunu bilmeyeninsanlar sıra…

  • Gecenin Müziği

    Saat 19.00 olduğunda tarihi Wiener Staatsoper binası neredeyse ağzına kadar dolmuştu. Bu gece dünyaca ünlü bu opera binasının konukları Viyanalılar dışında dünyanın farklı ülkelerinden gelen sanatseverlerdi. İnsanların bugün burada olmasının nedeni son zamanlarda ulusal ve uluslarası basın ve sanat camiasında Oktay Lehmann adının sıkça geçiyor olmasıydı. Bu kadar kibar ve şık insanın arasında onur konuğu…

  • hayatın çocukları

    Hangimiz hamile kalmadı ki bu hayattanKimi kürtajla aldırdı kimimiz doğurduAldıran başka pişman doğuran başkaYordu bizi hayat acılarıyla Hangimiz sevmedik ki onu bir zamanO bizi aldatıp durduBize ne vaatler söyledi yalancı kendisiSaatler hep on ikiyi vurdu Hayata karşı elimizde ne koz var ne asNe de yüz bulsa astarı kesen makasHilesiz yenecekse biri onu, o benimAşka en…

  • barışa davet

    Beni bana bıraktınManastır kızıAteş çiçeklerini verdin elimeApollon, Çoban Marsyas’ınNağmelerini dinliyor FrigyaMidas yanı başımdaDipsiz kuyulara sarkık kulaklarıBizi dinliyor sankiKorkar gibisinSırrın nedir sahi… Çırpınışın boşunaHiçbir günahınDünden daha az olmayacakArenadasın!Uğultular; kralın zevkiÖlümüdür gladyatörünSen kiTarihe ulaksın Suçıkan’daGöktaşı dem’inde bir sevdaBarışırsak Manastır kızıKabuklaşmış gün ışığındaHelen de kurtulurTruva da. 2. sayıdan

  • Dört Adamın Umudu

    Her insan yüreğindeki umudu büyütür ve umudu kadar yol yürür. Umudun bireyin yaşamına olan etkisi sadece çocukluk yılları ile sınırlı olmayıp tüm gelişim sürecini de şekillendirmektedir. Bu doğrultuda umudu sürdürebilme kapasitesi başarılı bir hayatın da önemli bir parçası olmaktadır. Amaçlar, hedefler, alternatif yollar, hareket ve enerji sağlayıcı tüm unsurlar hayatın her anında umutlu düşünme ve…

  • Püsür

    Işıkları söndürelimŞamdanların titreyen alevleriIsıtsın bizi.Devinen şehrin karanlık sokaklarındaAdımız yankılansınYaşımız hep aynıÜstümüz kirli kalsın. Son nefesimizde çağıralım mutluluğuTenimizi bahar yağmurlarında yıkayalım.Efsunkâr hayatlarda büyümedik belkiCiğerlerimiz küf ve rutubet kokusuYastığımızda abanoz sertliği. Hayallerimiz viranelerdeEskidi eşya gibiYıprandık mı büyüdük mü muammaBu yüzdendir münzevi oluşumuz. Hayat ne can sıkıcı şeyÇocukların oyuncakları örselenirkenVe kötüler kazanırken daima. Biz bu gece ışıkları söndürelimPazen…

  • On Altı

    Profesör gözlerini açtı. Işık gözünü alıyordu. Koluna bağlı olan serumu ve başında bekleyen beyaz gömlekli iki hemşireyi zor seçebildi. Şimdilik tek hatırlayabildiği en son dumanlı bir odada bulunduğuydu. Doktorlar olanları anlattı, üzerindeki şoktan kurtulmaya çalışıyordu. Anlattıklarına göre bir deney üzerinde çalışırken patlama sonucu iki gün boyunca komada kalmıştı. Sanırım birkaç gün daha hastanede kalmalıydı O…

  • çıtayı daha yükseğe çıkarmak (2)

    6-Kitaptaki her bir hikâye kendi içinde farklı protipler ve dokunuşlar barındırıyor. İkinci hikâyemiz, “Bir Eylül Cemresinin Hazin Sonu”nda hayattan sıyrılmayı, bir an için kendi dünyasında sırladığı hayâlleri, yetenekleri yaşama geçirmek isteyen bir insanın çırpınışlarına şahitlik ediyoruz. Özellikle bu hikâyeyi kurgularken neler düşündünüz?Her insanın yolu en az birkaç kere budanmış ümitlerden, yanlış zamanda düşen cemrelerden mutlaka…

  • Tanrılar Çağırıyor

    Tanrılar çağırıyor Nemrut’un yükseklerinde güneşe sarıldıkları yerdeÇağırıyor tanrılar…Ebabil kuşlarının muhteşemliğinde…Mezopotamya’nın yemyeşil vadilerinin Perçenek’le buluştuğu…Geniş verimli düzlüklerde sesleniyorlar.Tanrılar gözleri çukur şafakların tan yeriyle buluştuğu mavilikte…Çağırıyorlar beni…Sesleniyorlar birer birer …Delercesine kulakları sesleniyorlar zirvenin esintisiyle çağırıyorlar tanrılar ısrarla inançla…Gün doğumu ve batımlarında yankılanıyor inceden isyankar sesleri. Yüreğimde yüreğimi oyarcasına…Gideceğim bir şafak vakti giyinip al fırfırları olan hasret dolu…

  • Yol

    Vakit dar,Yollar ise yine o bildiğin çamurlu ve bozuk,Yollar keşmekeş, yollar viran,Uzaktan bakarsan ay gibi ışıldak,Yakına gelince şayet yamalı bir heybe,O yollar yok mu?Üzerine milyonlarca ayağın bastığı,Arabaların, bisikletlerin, yığınla taşıtın bir o yana bir bu yana gezdirip durduğu,Dar vakitle mücadele ettiğin yol,Bazen nefret ettiğin, bazen taze ekmek kokusu kadar sevdiğin,Bir yere gittiğine inandığın ama hep…