Blog

  • aşk-ı lal

    kısılan gözlerinin buğusundanaçık saçık serenatların şavkı damlıyor yar .. çığlıklarından boşalıyor kucağımafesleğen kokan göğüsleri rüzigârlarınınisleniyor uçlarmercanlarında sürmelerine yandığım sabahlar şuramda okşanışlarının beyaz zambak kanadından saçılışlarıköpüklerine sönüşlerinde çiylendiğim seslerin titrekliğiah! Kaçırıp kaçırıp koynuna sevmelere doyamadığım kızların keman ağrısıutangaç gel’lerine takılan martıların baharıgidişlerine döktüğüm ırmakların ardın sıra damlacıklanışlarıköprücüğümde eriyen çırpınışlarının o tatlı acısıo anın ahkendinden geçişlerimden geçtiğin…

  • yaşadığımı hatırla

    “Meselem kadar hürüm” demek, “Meselem kadar varım” demektir aslında. Varolma şanssızlığını tadan her insan, kendine bir mesele edinir. Bu mesele kimi zaman siyasi olur, kimi zaman aşk meşk, kimi zaman da din. Lakin her insan, bu sonsuz boşlukta kendini meşgul edecek bir düşünce, hayatlarını adayabilecekleri bir ülkü peşindedir. Bu işin kolayına da kaçmaktır aynı zamanda….

  • kendine ait oda

    Virginia Woolf’un “Kendine Ait Bir Oda” kitabı kadın hareketinin önemli yapıtlarından biri. Virginia Woolf, “kadın ve edebiyat” konusunu işlediği bu kitapta şu sorunun yanıtını arıyor: Edebiyat tarihinde neden kadının adı yok?Virginia Woolf, Kitap boyunca tarihsel akış içinde kadının yerini ve konumunu sorguluyor. 20 yüzyıla gelene dek ataerkil toplum düzeninin kadını nasıl ikinci plana ittiğini, kadın-erkek…

  • şiir’im mısra’m

    düşünsellikteyimkalbimin bir köşesinde yerinsevgiye susayan çiçeğimsaksımda kurumaya yüz tutmuş güneşe hasret karanlığımvirajlı yollardapatikalara sığındığımaydınlıklarda karanlığım kendimde kendimi bulduğumkuytularda birikeniçime nur dolan suyumhayatımın dizelerinde yağmurun şefkatibeni sana sağanak yapankuruyan dudaklarımdasözcüklerin anlamı kovalar zamankoşar ömrümufukta bir şafağanida arayan gecelerde derin okyanus yüreğimgüneş ışıltısını saçargideceğim düşlereakar ömür en mutlu anlara güfteler ay ve yıldızlardanaçılan her kapımdasenmişsin gibi gelenyanağımda ki buse de ellerin ellerim yüzün…

  • eve dönüş

    (koronaya) karşımızda göremediğimiz bir düşmansaldırdıkça bizeçekildik evimize evimiz ki unuttuğumuzartık sadece uyuduğumuzdört duvara dönmüştü karşımızda tanımadığımız bir düşmanhatırlattı bize biziunuttuğumuz evimizi evimiz kimaskesiz dolaştığımız yegâne mekân 2. sayıdan

  • türk musikisinin vizyoner ismi

    Türkiye’de sanatçı unvanını gerçekten hak eden kaç kişi vardır? Hiç düşündünüz mü?İşte bu yazımda sanatçı tanımına gerçekten yakışan, vizyoner bir sanatçı olan Tahir Aydoğdu ile sohbet ettim.Dopdolu bir sanatçı, bir kanun virtüözü, ODTÜ’de ders veren bir hoca, koro şefi ve uluslararası performans sanatçısı.Sanat için sanat yapan, çizgisinden taviz vermeyen, ismi Ankara ile özdeşlesen bir sanat…

  • koşun

    koşun çocuklardaha hızlı koşun tinercisi arkanızdasapığı arkanızdaarkanızda sübyancısıcincisi cüppelisi arsızı koşun çocuklarpeşinizde ruhsuzu nursuzu uğursuzupeşinizde karanlığın uğultusu koşun çocuklardaha hızlı koşun daha hızlı koşunmaviye umuda sevdaya durun çocuklarbir yerde durungözleriniz güneş saçlarınız denizbakışlarınız sıcakdönün arkanızaomuz omuza verin çocuklarkaldırın kollarınızısıkın yumruklarınızı göğegölgenizi kovalayan karanlık dağılacaksıkın çocuklar yumruklarınızıgün ağaracak birer fidan dikin çocuklarkadir’e haydarcan’a birer fidanzorbaya meydan okuyana 2. sayıdan

  • kelebek mutluluğu

    kendi içime çekilmiş sürgünlerdeyimuzaklaşmaktı belki de niyetimhoyrat zamana karşı bu bir dik duruşsönmemiş içimde taşıyorum insanı bıkmadan sinüsleri dolu bu dünyadayeterince özgür acayiplikler varacıyanlarımız gibiacıyanlarımız söndürüyor gözümüzdeki ferirüyaların işgalinde uykular bu yüzdenhep bir keşif halindeyiz rüzgârın diline dolanan sayfalar uçuşuyorhiçliğin uğultusundaböyle bir an yaşamak da varakıllara ziyanayağa takılan taşları dizmek de var an olur ve…

  • anne kedi

    Hastane odasındaki elli iki ekran televizyonda gözlerini sonuna kadar açıp televizyona baksa bile hiçbir şey göremiyordu. Görüntüler ve sesler bulanık bir şekilde değişiyordu. Onunsa aklında tutamadığı sözler vardı, gerçekleştiremediği hayaller… Sürekli yaptıklarının ve yapamadıklarının muhasebesini yapıyordu yorgun zihninde. Neden kendi hayatında söz sahibi değildi sanki? İçine çekildiği yoklukta, sahiplenemediği kimsesizlikte neden istediklerini rahatlıkla yapamıyordu? Bu…

  • sen gidiyorsun

    sen gidiyorsunayrılığın dinmeyen sancısıyımkirpiklerim damıtıyor vedasız gidişinin acısını sen gidiyorsunben seninle gelmek istiyorumdaha ilk dönemeçte seni kaybediyorumgülendam hayalin karşılıyor beniruhum ayrılıyor bedenimden sen gidiyorsunher gece hummaların döşeğinde tenimbedenim ve ruhumyan yana gelmenin imkânsızlığı sen gidiyorsunben şairlere sığınıyorumşairler ki aşkların son umudu denizlerin yanışıylaateşlerin ıslanışıylasen gidiyorsun ben kaldığım tufanınkıyılarına çarpıyorum sen gidiyorsungöçmen kuşların yola koyulmuşluğuylagöç mevsimi…