Yağmur
yağıyor üstümüze rüzgarla beraber
toprak değil asfalt üstüne
hani yeşerecek bir şey yok
emecek suyu yavrusuna kavuşturacak
ağaç yok
insanımız kesmiş
mobilya mağazalarına ya da yakacak
kül olmuş orman
soluksuz nefessiz bırakan
bizi çare/siz korumasız
seli ne önleyecek oksijensiz
bırakan çıkar savaşları
ve sperm
ne aşkına yok edilmiş
ne var ne yok talan
acı bırakan yalan
susuzluğa bırakılmış toprak
adını bile unutacağımız tohumlar
yemlerini unutmuş canlılar
kesimhanede sırasını beklerken
ne için orada olduğunu bilmeyen
insanlar sıra sana gelecek
dolar çıka çıka
altında canımız kalacak
ettiğin yanına kalmayacak
kürsülerde acı acı bağıracaksın
sesini sadece sen duyacaksın
sadece
sade
ne halt ettiklerin kalacak
geriye
geri geri olacak her şey
tepetaklak
2. sayıdan