barışa davet

Beni bana bıraktın
Manastır kızı
Ateş çiçeklerini verdin elime
Apollon, Çoban Marsyas’ın
Nağmelerini dinliyor Frigya
Midas yanı başımda
Dipsiz kuyulara sarkık kulakları
Bizi dinliyor sanki
Korkar gibisin
Sırrın nedir sahi…

Çırpınışın boşuna
Hiçbir günahın
Dünden daha az olmayacak
Arenadasın!
Uğultular; kralın zevki
Ölümüdür gladyatörün
Sen ki
Tarihe ulaksın Suçıkan’da
Göktaşı dem’inde bir sevda
Barışırsak Manastır kızı
Kabuklaşmış gün ışığında
Helen de kurtulur
Truva da.

2. sayıdan

Similar Posts

  • anne kedi

    Hastane odasındaki elli iki ekran televizyonda gözlerini sonuna kadar açıp televizyona baksa bile hiçbir şey göremiyordu. Görüntüler ve sesler bulanık bir şekilde değişiyordu. Onunsa aklında tutamadığı sözler vardı, gerçekleştiremediği hayaller… Sürekli yaptıklarının ve yapamadıklarının muhasebesini yapıyordu yorgun zihninde. Neden kendi hayatında söz sahibi değildi sanki? İçine çekildiği yoklukta, sahiplenemediği kimsesizlikte neden istediklerini rahatlıkla yapamıyordu? Bu…

  • hayata şiirleriyle karışan bir şairle tanışmanın sevincini kim önemsemez?

    Toplumsal kaygılarla olgunlaşan bir şiir işçisi olan yüreğiyle duyabilenlere seslenen Selami Karabulut, 1970 Tokat doğumlu. Anadolu Üniversitesi İşletme Fakültesi mezunu. Ankara’da yaşıyor. Neredeyse her şiir kitabıyla bir ödül almayı başarabilen hayatı doğru algılayan ve doğru tepki veren bir şair. Yedi kitabından dördü ödüllü.Eserleri; İz ve Kaçak (2003, ödüllü), Kendine Kırgın (2007), Yarım Kalan (2010, ödüllü),…

  • yaşadığımı hatırla

    “Meselem kadar hürüm” demek, “Meselem kadar varım” demektir aslında. Varolma şanssızlığını tadan her insan, kendine bir mesele edinir. Bu mesele kimi zaman siyasi olur, kimi zaman aşk meşk, kimi zaman da din. Lakin her insan, bu sonsuz boşlukta kendini meşgul edecek bir düşünce, hayatlarını adayabilecekleri bir ülkü peşindedir. Bu işin kolayına da kaçmaktır aynı zamanda….

  • şiir’im mısra’m

    düşünsellikteyimkalbimin bir köşesinde yerinsevgiye susayan çiçeğimsaksımda kurumaya yüz tutmuş güneşe hasret karanlığımvirajlı yollardapatikalara sığındığımaydınlıklarda karanlığım kendimde kendimi bulduğumkuytularda birikeniçime nur dolan suyumhayatımın dizelerinde yağmurun şefkatibeni sana sağanak yapankuruyan dudaklarımdasözcüklerin anlamı kovalar zamankoşar ömrümufukta bir şafağanida arayan gecelerde derin okyanus yüreğimgüneş ışıltısını saçargideceğim düşlereakar ömür en mutlu anlara güfteler ay ve yıldızlardanaçılan her kapımdasenmişsin gibi gelenyanağımda ki buse de ellerin ellerim yüzün…

  • yol günlükleri 17. Ankara Kitap Fuarı

    (18-27 Mart 2022, Congresium, Ankara)‘’Kalbinize iyi gelenlerle yürüyün’’ sözünün güzelliğini yaşatan bir güne açtık gözlerimizi. İzmir’den bahar havasıyla yola çıkmıştık. Ankara’da kar yağışıyla karşılandık. Akdoğan yayınevi sahibi Kamil Akdoğan gelene kadar kar görme sevincimizi dolu dolu yaşadık. İçimizdeki çocukların dans ettiği anlara şahit sabahın ayazında bir kediyle de uzun uzun bakıştık. Kamil Bey’le buluşup eve…

  • vedalar parmak uçlarıyla yıkanıyor

    kuşların tüyünü emen gökdelen ne bilsin unutmayıelinde bulut dolu günler, dalıp geçtiğimelimde tükendi derinliği yaşım kadar bir sabahgölgem zor geçen bir günün cesedi kuşlar çabuk ölür, kediler, köpekler çabukinsanlar yaşıyorsunuz dahaherkes akşamını döksünkıt kanaat bir rüyaya borçlanacağızgece nasıldır sizde? petşoplardan kokan mutlulukveyahut hoşça kal sözcüğünden yapılan bir yüzük *sonbaharın kuşları oyaladığı vakitkentler terliyor, yaprakların öyküsü…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir