Püsür

Işıkları söndürelim
Şamdanların titreyen alevleri
Isıtsın bizi.
Devinen şehrin karanlık sokaklarında
Adımız yankılansın
Yaşımız hep aynı
Üstümüz kirli kalsın.

Son nefesimizde çağıralım mutluluğu
Tenimizi bahar yağmurlarında yıkayalım.
Efsunkâr hayatlarda büyümedik belki
Ciğerlerimiz küf ve rutubet kokusu
Yastığımızda abanoz sertliği.

Hayallerimiz viranelerde
Eskidi eşya gibi
Yıprandık mı büyüdük mü muamma
Bu yüzdendir münzevi oluşumuz.

Hayat ne can sıkıcı şey
Çocukların oyuncakları örselenirken
Ve kötüler kazanırken daima.

Biz bu gece ışıkları söndürelim
Pazen yataklarda uyuyalım
Yaşımız hep aynı
Üstümüz temiz kalsın

2. sayıdan

Similar Posts

  • yaşadığımı hatırla

    “Meselem kadar hürüm” demek, “Meselem kadar varım” demektir aslında. Varolma şanssızlığını tadan her insan, kendine bir mesele edinir. Bu mesele kimi zaman siyasi olur, kimi zaman aşk meşk, kimi zaman da din. Lakin her insan, bu sonsuz boşlukta kendini meşgul edecek bir düşünce, hayatlarını adayabilecekleri bir ülkü peşindedir. Bu işin kolayına da kaçmaktır aynı zamanda….

  • Sadece Bir Masal

    Bir çıkış kapısı arıyor insanlık. Kırk kapının her birinde kırık kilit. Bütün uğraşları bir kilit, bir kapı. Ömürler beyhude gelip geçiyor. Bir sahnen var seyircisi bile olmadığın. Uzaklara bakan gözler nerede? Hayaller, umutlar hazan yaprakları gibi uçuştular aramızdan. Nehirler kurudu, su sesine hasret kaldık. Damla damla birikirdi her masal. Masallardan öykülere uzanan köprüler yıkıldı. Bu…

  • Dağdere

    “Dağdere,su istersen işte dere,ekmek istersen Allah vere,yatak istersen geldiğin yere “ Köye gelen kaymakam,muhtarın evinde sıcacık otururken, şoförü jeepde unutmuşlar ve sabaha kadar orada kalmış. Puslanan araba camına da bu dizeleri yazmış. Hiç kimse onu çağırmayı akıl etmemiş. Kırşehir’in Aydınlar kasabasında öğretmenlik yapıyordum ve aynı yerde görev yapmaktan sıkılmıştım. Yaz tatilinde gittiğimiz Karaburun ve çevresindeki…

  • Sessiz Sedasız

    Ses-akıttığım ilk yetinme değildirSiz-içinde kaybolduğumanlamsızlığa bırakılmış ütopyam Sessizliklebin yıl oldusürgün edildimUyumsuzluklarımdan doğdumUyduklarımdan öldüm OSon-suz- Ezile ezile unutmaya zorunlu kılınmışAdsız diyarsız boşlukSevildiğimi duymadan seviştiklerimin ağusudurSeni_alt bir tire atarak özleyenler(Seviyorum)parantezidir başıboş inanmaların Yanılgı!yılanların yüz yıldır koruduğu gömüAçiçinden safi yalnızlık çıkar Hayatı askıya bırakanHer cümleye kırgınım Yüzünüzden tebessüm eksik olmasın.Kelebekler uçuşsun karnınızda.Papatyalar hep seviyor da kalsın. Bu gece…

  • Birden Büyüyen Çocuk

    Kuşlar gelmeyince ağaçlar da kurudubir daha konuşmadı bunu anlayan çocuk. Esmerdi sokak, boşluktu insanların gözlerihepsi bir yalnızlık, gülüşleri iğretiyalanları sarışın, merhabaları kurnaz. Bunu anlamıştı çekip giden kedisianladı çocukanladı oyuncakların kendisiyle oynadığını. Hep solgundu annesi, düşündü çocukdüşündü yırtılan gökyüzünü. Hiç eksilmezdi babanın ter kokusugürültüler getirirdi evedemir akşamlar, çelik sesleri. Bir gün söylemişti ona fısıldayarak:-Fabrikada işçiler oyuncakmış…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir