sen gidiyorsun

sen gidiyorsun
ayrılığın dinmeyen sancısıyım
kirpiklerim damıtıyor vedasız gidişinin acısını

sen gidiyorsun
ben seninle gelmek istiyorum
daha ilk dönemeçte seni kaybediyorum
gülendam hayalin karşılıyor beni
ruhum ayrılıyor bedenimden

sen gidiyorsun
her gece hummaların döşeğinde tenim
bedenim ve ruhum
yan yana gelmenin imkânsızlığı

sen gidiyorsun
ben şairlere sığınıyorum
şairler ki aşkların son umudu

denizlerin yanışıyla
ateşlerin ıslanışıyla
sen gidiyorsun

ben kaldığım tufanın
kıyılarına çarpıyorum

sen gidiyorsun
göçmen kuşların yola koyulmuşluğuyla
göç mevsimi rüzgârlarla
turaç kuşlar havalanıyor ardınsıra
kanatları göz kapaklarıma çarpa çarpa
kar serpilirken gözyaşlarıma
senden eriyen bir vuslat kalıyor bana

4. sayıdan

Similar Posts

  • Aksak Ayrılık Türküleri

    Ay düşer yoluma, izinisürerimSerpiştirdiğim kırıntılar kururKalabalıklara gizlenir yalnızlığımDilimde varoluş arzusu,Deli divane günDoğrulurum Radyonun kulağında kırık bir sesVarlığımıunutan bi-vefaYollarına gül döksemAsi rüzgârlar getirse yapraklarını,Günah dallarımaKavrulurum Kafam karışıkKısır zamanlar saman aleviDüş küskünü kanatsız kuşlarKimsesiz çer çöp günah yuvalarSavrulurum Kahve kokusuna sığınır dilimAh! O kiraz dudaklı çocukluğumAh! O örüklerime sığınan sevgi kokusuİliklerinde can düğmelerSokulurum Karşımda çıkmaz sokakGölgelerde aksak…

  • şiir’im mısra’m

    düşünsellikteyimkalbimin bir köşesinde yerinsevgiye susayan çiçeğimsaksımda kurumaya yüz tutmuş güneşe hasret karanlığımvirajlı yollardapatikalara sığındığımaydınlıklarda karanlığım kendimde kendimi bulduğumkuytularda birikeniçime nur dolan suyumhayatımın dizelerinde yağmurun şefkatibeni sana sağanak yapankuruyan dudaklarımdasözcüklerin anlamı kovalar zamankoşar ömrümufukta bir şafağanida arayan gecelerde derin okyanus yüreğimgüneş ışıltısını saçargideceğim düşlereakar ömür en mutlu anlara güfteler ay ve yıldızlardanaçılan her kapımdasenmişsin gibi gelenyanağımda ki buse de ellerin ellerim yüzün…

  • yananların tebliği

    Alkışlarla geldiniz zılgıtlarla gidiyorsunuzEkmek tükettiniz şarap tükettiniz ve yok bir hayatıBir yalnızlık nasıl da gelişmiş abilik kasıEksiğini tamamla ey meczup eksiğini tamamlaAynaya bak orada senden başka ziyan yokYakın kimliğini hangi cepte unuttun ara bulEn mavi sakal en uç denizi aşıp gelen Göğsünün sarkacında bir ziyaret ağacıSen ağlarını hem serip hem toplayan havariKorkunç olan yol değil…

  • Aklıma Düşüşün

    Aklıma düşüşün hoş etti beniElinden bir kahve içmiş gibiyimGözlerin gönlüme döşetti anıSenli bir zamana geçmiş gibiyim Toplarken maviyi yeşile atıpBiraz da buluta kızıllık katıpYağmuru rüzgârı dalda oynatıpSenli bir sabahı seçmiş gibiyim Köprünün altında şarabi sularDüşümde saçların avucumdalarDere sularından ser hoş nidalarSenli bir akşamı aşmış gibiyim Gölgen cama vurmuş ayın aksindeYıldızlar odana girip baksın daKadehten dudağa…

  • Halı Saha

    “Sümüklüböcek!”“Ne dedin?”“Sümüklüböcek!”“Sensin!”“Sana demedim ki! Şurda bir sümüklüböcek var, görmüyon mu?”“Hani?”“Biraz daha eğil!”“ Sümüklüböcek! Sümüklüböcek!”“Yine kandırdın beni! Sensin sümüklüböcek!”“Oynuyoz yaa! Şaka yaptım işte!”“Alacağın olsun Metin! Gösteririm sana!”“Gösteremezsin ki!”“Gör bak!”Karanlığın kollarında yol alan, ayrı evde aynı yaşamı süren iki can, Metin’le Oktay.Adı da kendi de bet olan gurbetin çocukları onlar.Mutludur ama ikisi de.Hele de apartmanların bulunduğu halı…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir