eve dönüş

(koronaya)

karşımızda göremediğimiz bir düşman
saldırdıkça bize
çekildik evimize

evimiz ki unuttuğumuz
artık sadece uyuduğumuz
dört duvara dönmüştü

karşımızda tanımadığımız bir düşman
hatırlattı bize bizi
unuttuğumuz evimizi

evimiz ki
maskesiz dolaştığımız yegâne mekân

2. sayıdan

Similar Posts

  • bu müthiş sanat insanını mutlaka tanımalısınız

    Musa Göçmen Senfoni Orkestrası ve Konser Salonu ile Nous’n Soul’un kurucu ortağı ve şefi.Bu iş için yaratılmış, yüce önderimiz Atatürk’ün sanata ve sanatçıya bakışını, tavrı ve yaptıklarıyla tam olarak yansıtan bir sanatçı ve adeta sanat misyoneri .Senfonik eserler besteleyen, sahneye koyan, kompozitör olarak tematik konserler düzenleyen, yurtdışında ülkemizi ve müziğimizi en iyi şekilde temsil eden,…

  • Yas

    ateş, taş, ölüm yağıyordu başımızagök ellerini kapatmış yüzüne ağlıyordukuş sürüleri, sızı yüklü bulutlar, korkulu rüzgârdöne döne çığırıyordu üstümüzdeduvarlar yalımdı, tırabzanlar köz, tavanlar korperdeler tutuşmuş çıralanmıştısadece bedenler değildi tutuşan, sular da tutuşmuştudağlar yıkılmış, seller durmuş, kayalar donmuştuölüm sepyasıyla gelmişseçtiklerini işaretlemiş alıkoymuştu. Temmuz’du, dışarıda çağıldayan bir yaziçerde önce baharlar, sonra güzler, sonra kışlaryani hayat, yani dört mevsimli…

  • MUSTAFA SEYFİ’DEN REJİ VE SENARYO

    Şirin genç koşucularından Mustafa Seyfi’nin 2026 Gülten Akın Şiir Ödülü’nü kazanan dosyası Reji ve Senaryo* adıyla basıldı.Hiçlik ve yalınlık duygularının öne çıktığı, “çiğnediğim toprak benden yaşlı / bilge değilim yaprağını uğurlayan çınar kadar / ve kör bir sakanın ötüşü yanında / ne veriyorum ki ben dünyaya” (s:7) şeklindeki dört dizelik Sunu şiiriyle başlayan kitap; Kutsal…

  • Kıyıcıl

    Kıyımı diyorum Mümtaz,çekerim çekerim uzamaz Ne dil susar, ne kül…Suları yorgun, kuşları boşboğaz Oysa ne atlar, ne aşkkanatlar,bağlasan durmaz!.. Sazbeniz kılıklı bir yaz yanığıgider gelir peşimi bırakmaz Sisinden sıyrılmış mağrur bir gemisarılıp öpse ya fenerimi!.. Olmaz, olmazzzz!.. Mümtaz da kim mi? Bir fısıltı kadar yakınderime yapışmış dalgın bir haylaz! Yusuf’una kuyusuna bahse girerimBu yalnızlık bana…

  • TARİFELİ İNTİHARLAR İSKELESİ

    sayfa numarası olmayan bir gününsatırbaşı sokağısararmış duvarlara sırtını yaslayan kadınlarkendi geçmişiyle konuşuyordu günleri eksik basılmış takvimlertedavülden kalkmış yollar aştımkaç nehir gördüm rüzgarlıayaksız asma köprülerde mandalsız asılı uçurumları örten gölgeler ciltlenmemiş gökyüzüherkes farklı yerinden okur sırasını geçmişinçevirdikçe iç sesimin dağılmış sayfalarınıyankısı tarifeli intiharlar iskelesi Murat Yazıcı

  • Bozkırda Üç Gül

    Köyler içinde bir köy Tuzla!Ne inci mercan yüklü bir kervanı var,Ne de sırtında bir asker kabutu,Kuru soğuğu dondurur, güneşi kavurup yakar..Köyler içinde bir köy Tuzla!Bir Teslime Ana yaşar burada,Çarığı iyi bilir, gölden tuz çekmesini,Bir de güllü katmer yapmasını tandırda..Yoksul tor tayların bilge anası o,Bozkırın terinden siyim siyim gözyaşı,Neyine yüksek evler, bey konakları neyine!Dağın gür sesidir…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir