Şiir

  • koşun

    koşun çocuklardaha hızlı koşun tinercisi arkanızdasapığı arkanızdaarkanızda sübyancısıcincisi cüppelisi arsızı koşun çocuklarpeşinizde ruhsuzu nursuzu uğursuzupeşinizde karanlığın uğultusu koşun çocuklardaha hızlı koşun daha hızlı koşunmaviye umuda sevdaya durun çocuklarbir yerde durungözleriniz güneş saçlarınız denizbakışlarınız sıcakdönün arkanızaomuz omuza verin çocuklarkaldırın kollarınızısıkın yumruklarınızı göğegölgenizi kovalayan karanlık dağılacaksıkın çocuklar yumruklarınızıgün ağaracak birer fidan dikin çocuklarkadir’e haydarcan’a birer fidanzorbaya meydan okuyana 2. sayıdan

  • CEMRE

    senin olsun çirkin dilinbize yeter bozkırın desenisöğüt yaprağı sözcüklermektup yazdığımız eller serçe yuvası çatıların arasıhiç kimse bilmeden yaşıyorkağıt üstünde kalan hayatınıherkes ağırlığını sürüyor öne seni beklerim bütün günşuradan geleceksin diyeancak yapraklara geçerbenim nazım rüzgarımhiçbir gün kara çalmadımkomşuların uzayan dalına kabuk sularına yazılıradımızın baş harflerikimse tahmin edemezancak benzetirlergüle çiçeğe dudakların can suyugözlerin çamlığın pınarıtoprağın diline düştümher…

  • DAM BAŞINDA SARI ÇİÇEK

    Dünya biraz eksilmişti sanki; sen geçince kaldırım taşları yerini buldu.Aynı masaya oturduk bir gün, çayın buharında yüzünün kıvrımları ısındı; içime sindi o an.Masalardan birine yasladığın o sessiz gülüş, şehirde kimsenin duymadığı bir rüzgâr açtı içimde. Bir defter sayfası çevirdim sonra; sesin ince bir çizgi bıraktı arkasında.Aslında seni kimse görmedi o akşam, ama bütün sokak lambaları…

  • RANDEVU

    barışmak için kendi kendimlerandevu aldım bugüne gecikmeli de olsa geldikarşıma geçipsöylendikçe söylendi sözü ağzından alıpçok yükleniyorsun dedim banaböyle giderse tadımız kaçardüşersek deberaber düşeriz ha! dinlemedi bile beniaynı vurdumduymaz hallerumurunda olsaydım eğerboş yere gevezelik edipgerçeği benden gizler miydi? Oya Gündüz AKSU

  • LİLA’DA ÜÇ MEVSİM

    köpre yıldızlardan seçiyorum kaderiminiyetim bahar kadar taze bir solukyalnızlığın aynasında tarayıp saçlarını uzun uzunyalnızlığın aynasında bulup gözlerini yokluğunfallara terk ediyorum yüreğimigölgemde salınıyor körpe bir korkuluk insan insanda çoğalıyor bu böyle bilinirniyetim nergizleri yeşertmek kuytuluklarda elbettekoylarda mayalıyorum maviyi ki ürpersin gökkoylarda fısıldıyorum göğsüne toprağınyağmurlara terk ediyorum sesimi sonrayağmurlar her mevsim konuk kış diyorlar buna kışama nasıl…