kelebek mutluluğu

kendi içime çekilmiş sürgünlerdeyim
uzaklaşmaktı belki de niyetim
hoyrat zamana karşı bu bir dik duruş
sönmemiş içimde taşıyorum insanı bıkmadan

sinüsleri dolu bu dünyada
yeterince özgür acayiplikler var
acıyanlarımız gibi
acıyanlarımız söndürüyor gözümüzdeki feri
rüyaların işgalinde uykular bu yüzden
hep bir keşif halindeyiz

rüzgârın diline dolanan sayfalar uçuşuyor
hiçliğin uğultusunda
böyle bir an yaşamak da var
akıllara ziyan
ayağa takılan taşları dizmek de var

an olur ve yâr düşer aklıma okşanır yüzüm
böyle zamanlarda şiir aranılan olur
ne çok isterdim
yanmamış gemileri yürütebilmeyi
nerde dilimde konaklayan o türkü
öteberim
toparlanıyoruz hadi kalkın
aksetmeyecek artık hiçbir şey
bu yırtık perdeden
esmer değil artık gördüklerin
kelebek mutluluğu bu içtiğimiz

2. sayıdan

Similar Posts

  • Kül ve Rüzgar

    Dar günler geçiriyorum bıçağımı bilerkeniğde zamanı, duygularım delik deşik, tedirginburuşturup attığım akşamlar oluyorher sözcüğün arkasına bakıyorumharflerin arkasına, bulamıyorummeğer sen suskunluğuna gizleniyorsun. Saçlarım azaldı iyice, alnım eskidiyaşlandı sesimçok özledim haylazlığımı. Ölü bir dile çalışıyorum, olsunhiç değilse kendimle konuşurum. Birlikte sevdiğimiz kediler oldubırak bu halk yalanını söylesinbir ömür yanımdan geçip gitmiş gibisin. Bilirim, yağmur yağsa sevinirsinbu yüzden…

  • Ayakta Ölmek

    Dağınık gözlerdesaklanmıyor ağlayan yürekkurumuş yaprağınrüzgara direnişi dalındaallaşan yüzün kızarışı gibi… Aklında ölümsüzlükyem olunmuşluk serçeyegüneşi ellerinde tutupvolkanı gölgelerkenyine de buz dağındatitremek gibi… Bulanık sulardagözlerini görmek,ezerek umutsuzluğudimdik yürümek,ayakta ölmekağaçlar gibi… 4. sayıdan

  • TARİFELİ İNTİHARLAR İSKELESİ

    sayfa numarası olmayan bir gününsatırbaşı sokağısararmış duvarlara sırtını yaslayan kadınlarkendi geçmişiyle konuşuyordu günleri eksik basılmış takvimlertedavülden kalkmış yollar aştımkaç nehir gördüm rüzgarlıayaksız asma köprülerde mandalsız asılı uçurumları örten gölgeler ciltlenmemiş gökyüzüherkes farklı yerinden okur sırasını geçmişinçevirdikçe iç sesimin dağılmış sayfalarınıyankısı tarifeli intiharlar iskelesi Murat Yazıcı

  • çatıdaki saksağan

    çatıda zamanlı zamansız koşuşturanve ansızın yüreğimi hoplatanuzun kuyruklu kuşne zaman mesken edindin orayınerde çatımızda yıllardır yuva yapan baykuş çok zaman oldu değil mianımsamasam da benyıllar hızla savurdu üzerimizden yongalarıoysa değişmesi ne kadar da normal her şeyinpeki ya her şey için, herkes için sızlayan yüreğimbir tek onun huyudur değişmeyen bilirim, kabullenmeline gelmiş de eyvallah dememiş ki…

  • kimbilir kaç kerte atladık güzelliklerden

    Kim diyorBiz hiç ölmedik-Öyle bir öldük’lerleÖldük kiYaşamak sanıyoruzÖlmüş’lüğümüzü!Bir yanımız ‘hayır’ diyorBir yanımız ‘evet’Hiç de kolay olmadı:Yırtıldı yüreğimizin çeper’leriSıyrılamadık bir türlüSıyrılamadıkBizi ölüme yontanEllerimizden!Yaka-yıka dünyayıYalanlarla törpülüyoruz içimizi:‘Yaşıyoruz işte’ diyor bir yanımızÖlüyoruz oysaki!Bir o hayır, bir bu evetBir cehennem buCehennem! Körük’ler har’lıyor ateşiİnip kalkıyor örs’lerde çekiç’lerÇeliğin hasına dönüşecek demirBasma, desen, suya- boşunaBasıyor suya:İşte ellerimizde kılıçİşte cehennemin iki atlı’sıİşte…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir