Pekmez Ruhum

Gece şarkısıyım
Çöl gülüne benzeyen
Bir aşk tutkusuna bürünen o busede
Barit taşım boynumda yok olasın kederim
Ah ah
Tutsak şehirlerinden silinen ayak izlerim
Suskun sokak lambalarına çarpan kelebek yüreğim
Ateş böceği çığlığında
rüyalarımda kaynattığım pekmez ruhum..
Kim bilir nerede düştü o güle benzer izim
Bakışlarını gümüş tele düşüren
Günde yanan dilde üşüyen dal
Kim bilir belki
Sevdadan bir çiçek ekerim
Geceye düşerim yine geceye..

  1. sayıdan

Similar Posts

  • barışa davet

    Beni bana bıraktınManastır kızıAteş çiçeklerini verdin elimeApollon, Çoban Marsyas’ınNağmelerini dinliyor FrigyaMidas yanı başımdaDipsiz kuyulara sarkık kulaklarıBizi dinliyor sankiKorkar gibisinSırrın nedir sahi… Çırpınışın boşunaHiçbir günahınDünden daha az olmayacakArenadasın!Uğultular; kralın zevkiÖlümüdür gladyatörünSen kiTarihe ulaksın Suçıkan’daGöktaşı dem’inde bir sevdaBarışırsak Manastır kızıKabuklaşmış gün ışığındaHelen de kurtulurTruva da. 2. sayıdan

  • Yorgunluk

    Yorgunluk hırpalanmış sığıntı çocuknaftalin kokuları uçuşu küflü zamanlarıntalan edilmiş düşlerden eksilmeyensilik ve ezik kaldırım taşları ağırlığı bir gülüş çığlığı ararken mevsimsizyalanların menevişli albenisindeyürüdüğün dikenli dağ patikasıkaybolan tutsak kuşlar tepesi hanay evler büyütüyor suskunluğugünah sesleri dağılırken etrafaherkes ıslanır apansız yağan yağmurdabundandır buğday başaklarının boyunbükmesi güneş inerken sessiz sedasız yorgunluk akortsuz mandolin sesidirazat edilmiş notaların çaresizliğindegöçmen kuşlar…

  • kelebek mutluluğu

    kendi içime çekilmiş sürgünlerdeyimuzaklaşmaktı belki de niyetimhoyrat zamana karşı bu bir dik duruşsönmemiş içimde taşıyorum insanı bıkmadan sinüsleri dolu bu dünyadayeterince özgür acayiplikler varacıyanlarımız gibiacıyanlarımız söndürüyor gözümüzdeki ferirüyaların işgalinde uykular bu yüzdenhep bir keşif halindeyiz rüzgârın diline dolanan sayfalar uçuşuyorhiçliğin uğultusundaböyle bir an yaşamak da varakıllara ziyanayağa takılan taşları dizmek de var an olur ve…

  • efkâr üfürüyor rüzgâr

    Dalgaların dili öfkeli bugünSeni kulaçlıyorum denizin mavisindeİçimdeki boşluğu dövüyor adınSözcüklerin sesi tutulmuşDüşünce masa kuruyor sahilde… İçimde büyüyen buruşuk bir dalgınlık,Elleri ayrılık kokan.Sararmış sensizlik duruyor aklımın kıyısındaKurumuş pınar ıssızlığında şehirSeni adımlıyor yorgun patikalar,Her gün doğumunda… Efkâr üfürüyor yüzüme rüzgârElleri kelepçeli gülüşleriminMasamda yığınla eskimiş anılarÖyle büyük ki içimdeki uzaklığınSensizliğin denizine bir nehir gibi akışım var… 3. sayıdan

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir