El Ele Veremeyince

aynı defterden kopan
iki beyaz sayfa
ayrı düştü bir rüzgârla

ellerin eliyle dolarken biri
diğeri hâlâ arafta

  1. sayıdan

Similar Posts

  • SÖZCÜKLERİN KALBİNE YOLCULUK: EĞİTİMCİ YAZAR İSMAİL ZORBA İLE EDEBİYAT ÜZERİNE

    Bazı kalemler vardır, harfleriyle sadece cümleler kurmaz; aynı zamanda insanın iç yolculuğuna yoldaş olur. Eğitimci yazar İsmail Zorba da o kalemlerden biri. Sınıfın içinde öğrencilerine bir öğretmen olarak seslenen Zorba, yazın dünyasında ise okuyucusuna bir yoldaş, bir iç ses, bazen bir sığınak gibi yaklaşır. Onun kalemiyle yazılan her kitap, bir ruh çağrısı gibidir; kimi zaman…

  • Püsür

    Işıkları söndürelimŞamdanların titreyen alevleriIsıtsın bizi.Devinen şehrin karanlık sokaklarındaAdımız yankılansınYaşımız hep aynıÜstümüz kirli kalsın. Son nefesimizde çağıralım mutluluğuTenimizi bahar yağmurlarında yıkayalım.Efsunkâr hayatlarda büyümedik belkiCiğerlerimiz küf ve rutubet kokusuYastığımızda abanoz sertliği. Hayallerimiz viranelerdeEskidi eşya gibiYıprandık mı büyüdük mü muammaBu yüzdendir münzevi oluşumuz. Hayat ne can sıkıcı şeyÇocukların oyuncakları örselenirkenVe kötüler kazanırken daima. Biz bu gece ışıkları söndürelimPazen…

  • türk musikisinin vizyoner ismi

    Türkiye’de sanatçı unvanını gerçekten hak eden kaç kişi vardır? Hiç düşündünüz mü?İşte bu yazımda sanatçı tanımına gerçekten yakışan, vizyoner bir sanatçı olan Tahir Aydoğdu ile sohbet ettim.Dopdolu bir sanatçı, bir kanun virtüözü, ODTÜ’de ders veren bir hoca, koro şefi ve uluslararası performans sanatçısı.Sanat için sanat yapan, çizgisinden taviz vermeyen, ismi Ankara ile özdeşlesen bir sanat…

  • efkâr üfürüyor rüzgâr

    Dalgaların dili öfkeli bugünSeni kulaçlıyorum denizin mavisindeİçimdeki boşluğu dövüyor adınSözcüklerin sesi tutulmuşDüşünce masa kuruyor sahilde… İçimde büyüyen buruşuk bir dalgınlık,Elleri ayrılık kokan.Sararmış sensizlik duruyor aklımın kıyısındaKurumuş pınar ıssızlığında şehirSeni adımlıyor yorgun patikalar,Her gün doğumunda… Efkâr üfürüyor yüzüme rüzgârElleri kelepçeli gülüşleriminMasamda yığınla eskimiş anılarÖyle büyük ki içimdeki uzaklığınSensizliğin denizine bir nehir gibi akışım var… 3. sayıdan

  • TARİFELİ İNTİHARLAR İSKELESİ

    sayfa numarası olmayan bir gününsatırbaşı sokağısararmış duvarlara sırtını yaslayan kadınlarkendi geçmişiyle konuşuyordu günleri eksik basılmış takvimlertedavülden kalkmış yollar aştımkaç nehir gördüm rüzgarlıayaksız asma köprülerde mandalsız asılı uçurumları örten gölgeler ciltlenmemiş gökyüzüherkes farklı yerinden okur sırasını geçmişinçevirdikçe iç sesimin dağılmış sayfalarınıyankısı tarifeli intiharlar iskelesi Murat Yazıcı

  • Merhaba, 30

    Mevsimlerin en süzgülü, en kederli fakat belki de en bilge olanına, güzün sarı akşamlarına adım atıyoruz. Yaprakların toprağa ağır ağır düştüğü bu dingin zaman dilimi, yalnızca doğanın kabuğuna çekilişini değil; insanoğlunun kendi iç derinliğine, vicdanına ve evrensel bağlarına yönelmesini de fısıldar.Güz, savurgan ve gürültülü bir yazın ardından gelen varoluşu sorgulama zamanıdır. İşte Cüneyne’nin bu yeni…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir