bekleyenin öyküsü

dokunduğun yerlerimden çoğalacaktı gökyüzü
eksildi zamanın perdesi yüzümde yazık
bir ürpertiye döndü sabah senden sonra
bir ürperti ki hiç uyanılası değil
güldüğün düşler görüyorum şu sıralar
bahar kalmış üstlerinde nemli nemli
bari onları da sen sil

biz yalnızların yurdu yoktur
yolu yoktur, döner dururuz içimizde
nice gök taşının döndüğü gibi göklerde
adı yoktur anlamı yoktur hepsi hepsi

bir hevessen el salla yine de özlediğinde
ekmeğin hatırı vardır bilir herkes

gittiğin yollardan azaldı gökyüzüm
çekildi kuytuluklara son ışık
bir kuyuya döndü sabah senden sonra
bir kuyu ki hiç anlatılası değil
sevdiğin renkleri görüyorum düşlerimin arasında
yüzün kalmış içlerinde gizli gizli
bari beklendiğini bil

  1. sayıdan

Similar Posts

  • Birden Büyüyen Çocuk

    Kuşlar gelmeyince ağaçlar da kurudubir daha konuşmadı bunu anlayan çocuk. Esmerdi sokak, boşluktu insanların gözlerihepsi bir yalnızlık, gülüşleri iğretiyalanları sarışın, merhabaları kurnaz. Bunu anlamıştı çekip giden kedisianladı çocukanladı oyuncakların kendisiyle oynadığını. Hep solgundu annesi, düşündü çocukdüşündü yırtılan gökyüzünü. Hiç eksilmezdi babanın ter kokusugürültüler getirirdi evedemir akşamlar, çelik sesleri. Bir gün söylemişti ona fısıldayarak:-Fabrikada işçiler oyuncakmış…

  • Sadece Bir Masal

    Bir çıkış kapısı arıyor insanlık. Kırk kapının her birinde kırık kilit. Bütün uğraşları bir kilit, bir kapı. Ömürler beyhude gelip geçiyor. Bir sahnen var seyircisi bile olmadığın. Uzaklara bakan gözler nerede? Hayaller, umutlar hazan yaprakları gibi uçuştular aramızdan. Nehirler kurudu, su sesine hasret kaldık. Damla damla birikirdi her masal. Masallardan öykülere uzanan köprüler yıkıldı. Bu…

  • Genç Bir Şaire Mektup – 1

    Șiirle ilgili her kişinin, sevdiği şairler olduğu gibi, sevmedikleri, giderek yok saydıkları şairler de vardır. Bunda yadırganacak bir şey yok. Bu durum dün de yaşanmıştır, bugün de yaşanmaktadır. İlerde de yaşanacaktır. Ancak, beğenmediğimiz kimselerle, onların ürünlerini karıştırmamak gerekir. Eleştirinin amacı ürünlerdir. Eleştiri üründen, ürün sahibine kayarsa, bu davranış edebiyat bakımından hem etik değil, hem de…

  • Aşağıdakiler

    İKİNCİ BÖLÜM Laurentius ile Zoe her geçen gün birbirlerine daha çok ısınıyorlardı. Birbirlerini görmedikleri günler geçmek bilmiyor, siparişlerin teslim günündeyse sürenin kısalığına hayıflanıyorlardı. Laurentius Yeraltı Şehrinin İdarecisinin oğlu olduğunu itiraf etmişti genç kıza. Genç kız saçlarını kır çiçekleriyle süslüyordu ekseri. Sepetinde çoğunlukla delikanlıya pişirdiği sıcak kurabiyeler oluyordu. Birkaç cümle de olsa konuşuyorlardı. Zoe pazara çıktığında…

  • Yasak Elma

    “Kız, gözü kör olası, kalk sobaya odun yedir.”“Sancım var anne, yerimden kalkamıyorum.”Annem terlik fırlatıyor kafama. Ben de günahımı tuta tuta odun atıyorum sobaya. Sonra gidip yatıyorum divana. Gözlerim takılıyor anamın topuklarındaki derin çatlaklara. Cenin şeklinde büzülüp “Anne elma var mı?” diye soruyorum.“Kız para mı var, yarın alırız ancak.” diyor.Canım kaç gündür elma çekiyor. Hararet içimi…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir