Similar Posts

  • Gecenin Müziği

    Saat 19.00 olduğunda tarihi Wiener Staatsoper binası neredeyse ağzına kadar dolmuştu. Bu gece dünyaca ünlü bu opera binasının konukları Viyanalılar dışında dünyanın farklı ülkelerinden gelen sanatseverlerdi. İnsanların bugün burada olmasının nedeni son zamanlarda ulusal ve uluslarası basın ve sanat camiasında Oktay Lehmann adının sıkça geçiyor olmasıydı. Bu kadar kibar ve şık insanın arasında onur konuğu…

  • Edebiyat ve Psikoloji

    Edebî Eserler, telafi mekanizmasının ürünü müdür?Freud’a göre yazar “içgüdülerinden kaynaklanan isteklerini, toplumun zorlamasıyla baskı altına alması gerektiği düşüncesini kabul edip gerçeklere yüz çeviren, sınırsız isteklerini, erotik duygularını bir hayal âleminde tatmine çalışan kimsedir.” (Freud, Psikanalize Giriş, 204) Buna göre günlük yaşamda doyum olanağı bulamayan istekler, beklentiler düş yoluyla doyum arar. O halde Yahya Kemal Beyatlı’nın…

  • O Gece

    Ben aslında hiçbir canlıyı öldürmek istemem. Tabi ki oldu hatalarımız. Bazen bir sineği bazen bir karıncayı nadiren örümcek öldürdüm. Sineğin kanat sesine, karıncaların istilacı çeteler gibi saldırmasına, örümceğin tam evimizin köşesine ağlarını örmesine kızdık kimi zaman. Oysaki onların bizim kızacağımızdan haberi var mıydı? Sinek vızz vızz uçtuğu odanın, karıncalar saldırdığı, yere düşmüş Karpuz çekirdeğinin, örümcek…

  • sevgi ne ola

    Bir atom altı parçacığın yörüngesindeyken birden bire başka bir parçacığa çekilmesinin nedenini düşündünüz mü hiç? Bir mikroskopla tek hücrelinin ikiye bölünmesini izlediniz, derin sularda yumurtalarını bekleyen balığın kalp çırpıntısını duyumsadınız mı? Ya da bir erkek güvercinin dişi bir güvercine dokunuşunu gördünüz mü? Bir belgesel filmde ölmek için giden bir fili takip edip o yerdeki kemikleri…

  • efkâr üfürüyor rüzgâr

    Dalgaların dili öfkeli bugünSeni kulaçlıyorum denizin mavisindeİçimdeki boşluğu dövüyor adınSözcüklerin sesi tutulmuşDüşünce masa kuruyor sahilde… İçimde büyüyen buruşuk bir dalgınlık,Elleri ayrılık kokan.Sararmış sensizlik duruyor aklımın kıyısındaKurumuş pınar ıssızlığında şehirSeni adımlıyor yorgun patikalar,Her gün doğumunda… Efkâr üfürüyor yüzüme rüzgârElleri kelepçeli gülüşleriminMasamda yığınla eskimiş anılarÖyle büyük ki içimdeki uzaklığınSensizliğin denizine bir nehir gibi akışım var… 3. sayıdan

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir