Yorgunluk

Yorgunluk hırpalanmış sığıntı çocuk
naftalin kokuları uçuşu küflü zamanların
talan edilmiş düşlerden eksilmeyen
silik ve ezik kaldırım taşları ağırlığı

bir gülüş çığlığı ararken mevsimsiz
yalanların menevişli albenisinde
yürüdüğün dikenli dağ patikası
kaybolan tutsak kuşlar tepesi

hanay evler büyütüyor suskunluğu
günah sesleri dağılırken etrafa
herkes ıslanır apansız yağan yağmurda
bundandır buğday başaklarının boyun
bükmesi güneş inerken sessiz sedasız

yorgunluk akortsuz mandolin sesidir
azat edilmiş notaların çaresizliğinde
göçmen kuşlar birlikte uçar yalnız ölür
çırılçıplak yaşamın hödük kuytularında

4. sayıdan

Similar Posts

  • Çayır Ayı Rüzgarları

    yaldızlı tülü savurur rüzgârtutunmuş mevsimin kollarınaah çayırlaryeşil çimen, sarı çiçek ya bu dağlarbilmez de ihanetini insanınher bahareteklerine zil takıp oynar pul pul salınan yapraklarıngözlerime sığdıramam yeşilinitutunmuşum geçmişin dalına dakurtulamamah bayırlarkara lastik, sarı böcek çayır ayında esen rüzgârnedir istediğin bendenelimdekülden başka ne var

  • turgut uyar’ın “tomris uyar için bir şiir kurma çalışması” üzerine notlar

    Tomris Uyar, İkinci Yeni şairlerinden dördüne -Ülkü Tamer, Cemal Süreya, Turgut Uyar, Edip Cansever- esin kaynaklığı yapmıştır. Bu demektir ki her birinin kalplerinde ya da akıllarında ona ait özel bir köşe vardı. Tomris Uyar uçarı ve aykırı bir kadındır. Aynı zamanda zeki ve yetenekli. Belki de onlarca neden sıralayabiliriz böylesine sevilmesine, adına onlarca şiir yazılmasına…

  • Korku Bulaşıcıdır

    Korku bulaşıcıdır. Öyle bir dönemdeyiz ki neye el atsak korku sarmış evreni.Adaletsizliğin dibini görmekteyiz. Hak, hukuk hak getire…Köylümüz, üreticimiz sinmiş olduğu yere. Güvensizliğin, kandırılmanın dibini görmüş zerre umut taşımıyor artık.Korku bulaşıcıdır gençler ülkeden, siyasetten çok uzak yaşamaya çalışıyor çünkü etliye sütlüye bulaşmak tehlikeli atalarımız salmış içimize korkuyu…Atalarımız, korkunun ecele faydası yoktur derler korkusuzluğu vurgular.Her korkuya,…

  • On Altı

    Profesör gözlerini açtı. Işık gözünü alıyordu. Koluna bağlı olan serumu ve başında bekleyen beyaz gömlekli iki hemşireyi zor seçebildi. Şimdilik tek hatırlayabildiği en son dumanlı bir odada bulunduğuydu. Doktorlar olanları anlattı, üzerindeki şoktan kurtulmaya çalışıyordu. Anlattıklarına göre bir deney üzerinde çalışırken patlama sonucu iki gün boyunca komada kalmıştı. Sanırım birkaç gün daha hastanede kalmalıydı O…

  • ateşin böcekleri

    uyku gözlerimde ısrarlı konukkapalıyım konuşan kendimeiçim çekiliyor, kin tutabilir beniseherle kucaklaştığım saatler nerede derinleşiyorum durmak bilmedengecenin zorba mahkumluğundaama bir o kadar da mahzun yanındadinginliği ise aranılan sığınak raks edip, benden şarkılar söyleyenateş çemberindeki ateşin böceklerigözlerimle gök arasındauyanık halimin büyülü kârı ânı solurkengece güzel bir mey oluyorbir ışık serpiliyorkendimi aradığım suların üzerineyok ikendönüşümle pencereni aç 4….

  • Tanrılar Çağırıyor

    Tanrılar çağırıyor Nemrut’un yükseklerinde güneşe sarıldıkları yerdeÇağırıyor tanrılar…Ebabil kuşlarının muhteşemliğinde…Mezopotamya’nın yemyeşil vadilerinin Perçenek’le buluştuğu…Geniş verimli düzlüklerde sesleniyorlar.Tanrılar gözleri çukur şafakların tan yeriyle buluştuğu mavilikte…Çağırıyorlar beni…Sesleniyorlar birer birer …Delercesine kulakları sesleniyorlar zirvenin esintisiyle çağırıyorlar tanrılar ısrarla inançla…Gün doğumu ve batımlarında yankılanıyor inceden isyankar sesleri. Yüreğimde yüreğimi oyarcasına…Gideceğim bir şafak vakti giyinip al fırfırları olan hasret dolu…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir