efkâr üfürüyor rüzgâr

Dalgaların dili öfkeli bugün
Seni kulaçlıyorum denizin mavisinde
İçimdeki boşluğu dövüyor adın
Sözcüklerin sesi tutulmuş
Düşünce masa kuruyor sahilde…

İçimde büyüyen buruşuk bir dalgınlık,
Elleri ayrılık kokan.
Sararmış sensizlik duruyor aklımın kıyısında
Kurumuş pınar ıssızlığında şehir
Seni adımlıyor yorgun patikalar,
Her gün doğumunda…

Efkâr üfürüyor yüzüme rüzgâr
Elleri kelepçeli gülüşlerimin
Masamda yığınla eskimiş anılar
Öyle büyük ki içimdeki uzaklığın
Sensizliğin denizine bir nehir gibi akışım var…

3. sayıdan

Similar Posts

  • Yorgunluk

    Yorgunluk hırpalanmış sığıntı çocuknaftalin kokuları uçuşu küflü zamanlarıntalan edilmiş düşlerden eksilmeyensilik ve ezik kaldırım taşları ağırlığı bir gülüş çığlığı ararken mevsimsizyalanların menevişli albenisindeyürüdüğün dikenli dağ patikasıkaybolan tutsak kuşlar tepesi hanay evler büyütüyor suskunluğugünah sesleri dağılırken etrafaherkes ıslanır apansız yağan yağmurdabundandır buğday başaklarının boyunbükmesi güneş inerken sessiz sedasız yorgunluk akortsuz mandolin sesidirazat edilmiş notaların çaresizliğindegöçmen kuşlar…

  • Pekmez Ruhum

    Gece şarkısıyımÇöl gülüne benzeyenBir aşk tutkusuna bürünen o busedeBarit taşım boynumda yok olasın kederimAh ahTutsak şehirlerinden silinen ayak izlerimSuskun sokak lambalarına çarpan kelebek yüreğimAteş böceği çığlığındarüyalarımda kaynattığım pekmez ruhum..Kim bilir nerede düştü o güle benzer izimBakışlarını gümüş tele düşürenGünde yanan dilde üşüyen dalKim bilir belkiSevdadan bir çiçek ekerimGeceye düşerim yine geceye..

  • Fırtınadaki Gemi

    kadınlar vardır kiummanlarda en büyük fırtınadırlarkadınlar vardır kiaşkın esrik gemisinibir bakışta batırırlar ben ki fırtınadaki gemiydimsen ki dalgaları minare boyunda fırtınaöyle bir estinöyle bir estin kigömüldüm aşkın ummanına kadınlar vardır kibir bakışta dağları yerinden oynatırbir bakışta kanımıza girerlerela vurgunlarda gözlerinin fermanıbedenimizden kanlı lokmalar gibi giderler alıp başını gittinmezarım oldu ayaklarının izigözlerinin elasıyla biçildi kefenimalıp başını…

  • Kokteyl

    hangi kişiliğimle karşındayım hangi sözkırmızı gökyüzümde iz bırakıyor her adımistediğimi söyleyemem çiçekler susariner perdeleri sonra dalgın yüzününbir maske daha versinler ama yanlışsenin rahatsız olmama zindanındayımparmaklarımı hissetme dantelli gülüşünadımı unuttursun ve son arzum bu durakta bekleyelim emrivakiama siz yine de yapmayın mutlu olmayıne kadar dikkatlisiniz akşamüstü dağlarbeyninizi yormayınlar hoşçakalınlarmuradınıza erin beni kimse okumazbilmez dökülse yaşlar kuyularımadoğru…

  • barışa davet

    Beni bana bıraktınManastır kızıAteş çiçeklerini verdin elimeApollon, Çoban Marsyas’ınNağmelerini dinliyor FrigyaMidas yanı başımdaDipsiz kuyulara sarkık kulaklarıBizi dinliyor sankiKorkar gibisinSırrın nedir sahi… Çırpınışın boşunaHiçbir günahınDünden daha az olmayacakArenadasın!Uğultular; kralın zevkiÖlümüdür gladyatörünSen kiTarihe ulaksın Suçıkan’daGöktaşı dem’inde bir sevdaBarışırsak Manastır kızıKabuklaşmış gün ışığındaHelen de kurtulurTruva da. 2. sayıdan

  • Ben Hüzün

    dalgınlığımsessizce dağılırken kuru bir gölgededökülüyordu yapraklarsararıyordu ayak izlerim Ankara’da bir sonbahar Ayrancı yokuşundan silinenhüznü bol bir geceniniçinden geçip sarılırkenkayıp zamanların kalbinde nasıl özlüyordu koyu karanlık bakışlarınıhüznü bol bir gecenin

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir