|

Merhaba 1

Çayyolu Kültür Sanat ve Edebiyat Dergisi geçtiğimiz yılın temmuz ayında ilk merhaba ile okuyucularıyla buluşmuştu. Geçen süre içinde sekiz sayı çıkarmış ve elimizden geldiğince doğru olanı yapmaya çalışmıştık.
Dokuzuncu sayıya hazırlandığımız süreçte dergimizin ismiyle ilgili bir problemle karşılaştık, hiç beklemediğimiz bir problemdi bu; kültür, sanat, edebiyat için bir şeyler üretmeye çalışırken ve bu çabamızdan dolayı bırakın ticari anlamda bir kazanç elde etmeyi, her sayıyı maddi manevi müthiş bir özveriyle, hiç konusunu etmek istemediğim ticari zararla çıkarmıştık.
Ama biz bu “zarar”a da razıydık. Zira güzel şeyler yapıyorduk ve bunun okuyucularda bir karşılığı olduğunu da görüyorduk.
Gelinen noktada Çayyolu Kültür Sanat ve Edebiyat Dergisi’ni kapatmış durumdayız.

Bugüne dek bize gönül veren, destek olan herkese sonsuz teşekkür ediyoruz.
Ama bu dergiyi kapatmak bir son anlamına gelmiyordu bizim için.
Yine Çayyolu’ndan bu kez yolumuza Cüneyne Kültür Sanat ve Edebiyat Dergisi ismiyle devam ediyoruz.
Cüneyne, başka anlamları olmakla beraber bizim için “meyve bahçesi” demek.
Bu bahçe umut ediyor ve diliyoruz ki sizlerin eserleriyle en kısa sürede serpilecek, büyüyecek kültür, sanat, edebiyat adına doğru olanı yapmaya devam edecek.
Cüneyne Dergisi’ne ürünlerinizi göndererek, sosyal medyada takip ederek, abone olarak, temsilcilik yaparak destek olmak isterseniz, iletişim kanallarını künyemizde bulabilirsiniz…
Saygılar, sevgiler, selamlar

Kamil Akdoğan

Similar Posts

  • Aksak Ayrılık Türküleri

    Ay düşer yoluma, izinisürerimSerpiştirdiğim kırıntılar kururKalabalıklara gizlenir yalnızlığımDilimde varoluş arzusu,Deli divane günDoğrulurum Radyonun kulağında kırık bir sesVarlığımıunutan bi-vefaYollarına gül döksemAsi rüzgârlar getirse yapraklarını,Günah dallarımaKavrulurum Kafam karışıkKısır zamanlar saman aleviDüş küskünü kanatsız kuşlarKimsesiz çer çöp günah yuvalarSavrulurum Kahve kokusuna sığınır dilimAh! O kiraz dudaklı çocukluğumAh! O örüklerime sığınan sevgi kokusuİliklerinde can düğmelerSokulurum Karşımda çıkmaz sokakGölgelerde aksak…

  • Merhaba, 30

    Mevsimlerin en süzgülü, en kederli fakat belki de en bilge olanına, güzün sarı akşamlarına adım atıyoruz. Yaprakların toprağa ağır ağır düştüğü bu dingin zaman dilimi, yalnızca doğanın kabuğuna çekilişini değil; insanoğlunun kendi iç derinliğine, vicdanına ve evrensel bağlarına yönelmesini de fısıldar.Güz, savurgan ve gürültülü bir yazın ardından gelen varoluşu sorgulama zamanıdır. İşte Cüneyne’nin bu yeni…

  • |

    İnce Boşluk

    yine çalmaya başladı lanet olası davullartokmağın benimle derdi ne bilmiyorumsitem dolu bir sesin vurduğu yara mı buoysa ‘sevgi sitemden doğar’ der şarkılar çoğu uçurumdur kalabalıklar yalnızlığaen iyi uçurtmalar bilir bunu gökyüzündesilinmiş mektup yaprakları, solmuş zarflarçaldığı kapının kimliğini sormaz postacılar keşke, çabuk ulaşılır olmasaydı insanlarböylece derin anlamını yitirmezdi özlemgüç de olsa ezberlenmeli aşkın parolasıkim bilir belki……

  • Fırtınadaki Gemi

    kadınlar vardır kiummanlarda en büyük fırtınadırlarkadınlar vardır kiaşkın esrik gemisinibir bakışta batırırlar ben ki fırtınadaki gemiydimsen ki dalgaları minare boyunda fırtınaöyle bir estinöyle bir estin kigömüldüm aşkın ummanına kadınlar vardır kibir bakışta dağları yerinden oynatırbir bakışta kanımıza girerlerela vurgunlarda gözlerinin fermanıbedenimizden kanlı lokmalar gibi giderler alıp başını gittinmezarım oldu ayaklarının izigözlerinin elasıyla biçildi kefenimalıp başını…

  • Sessiz Sedasız

    Ses-akıttığım ilk yetinme değildirSiz-içinde kaybolduğumanlamsızlığa bırakılmış ütopyam Sessizliklebin yıl oldusürgün edildimUyumsuzluklarımdan doğdumUyduklarımdan öldüm OSon-suz- Ezile ezile unutmaya zorunlu kılınmışAdsız diyarsız boşlukSevildiğimi duymadan seviştiklerimin ağusudurSeni_alt bir tire atarak özleyenler(Seviyorum)parantezidir başıboş inanmaların Yanılgı!yılanların yüz yıldır koruduğu gömüAçiçinden safi yalnızlık çıkar Hayatı askıya bırakanHer cümleye kırgınım Yüzünüzden tebessüm eksik olmasın.Kelebekler uçuşsun karnınızda.Papatyalar hep seviyor da kalsın. Bu gece…

  • genç bir şaire mektup – 3 / bir şiir yarışması

    Nazım Hikmet’i ayrı sayarsak, bana göre Türkçe şiirin yükselişe geçmesi, 1930’ardan sonra başlar. Şu üç olay çok önemli. Birincisi Dağlarca ve üç şiir kitabı (Havaya Çizilen Dünya-1935, Çocuk ve Allah-1940, Çakır’ın Destanı-1945 ), ikincisi Garipçiler ( 1941 ), diğeri 1946’da yapılan şiir yarışması. Yarışmada dereceye giren üç şiir, şimdi bile ayaktadır ve de aşılamamıştır. Bu…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir