Sessiz Sedasız

Ses-
akıttığım ilk yetinme değildir
Siz-
içinde kaybolduğum
anlamsızlığa bırakılmış ütopyam

Sessizlikle
bin yıl oldu
sürgün edildim
Uyumsuzluklarımdan doğdum
Uyduklarımdan öldüm

O
Son-suz-

Ezile ezile unutmaya zorunlu kılınmış
Adsız diyarsız boşluk
Sevildiğimi duymadan seviştiklerimin ağusudur
Seni_
alt bir tire atarak özleyenler
(Seviyorum)
parantezidir başıboş inanmaların

Yanılgı!
yılanların yüz yıldır koruduğu gömü
Aç
içinden safi yalnızlık çıkar

Hayatı askıya bırakan
Her cümleye kırgınım

Yüzünüzden tebessüm eksik olmasın.
Kelebekler uçuşsun karnınızda.
Papatyalar hep seviyor da kalsın.

Bu gece sizin artık, sadece sizin
Biz kapıda köle olmaya razıyız
sizin için

  1. sayıdan

Similar Posts

  • hayata şiirleriyle karışan bir şairle tanışmanın sevincini kim önemsemez?

    Toplumsal kaygılarla olgunlaşan bir şiir işçisi olan yüreğiyle duyabilenlere seslenen Selami Karabulut, 1970 Tokat doğumlu. Anadolu Üniversitesi İşletme Fakültesi mezunu. Ankara’da yaşıyor. Neredeyse her şiir kitabıyla bir ödül almayı başarabilen hayatı doğru algılayan ve doğru tepki veren bir şair. Yedi kitabından dördü ödüllü.Eserleri; İz ve Kaçak (2003, ödüllü), Kendine Kırgın (2007), Yarım Kalan (2010, ödüllü),…

  • Kapı

    Bekler zamanın elinde tutup açılmayıAyrılıp örümcek ağlarındanAğır ağır gölgeleri uzatmayıŞimdi önünde poz verilenDünde kalmış kapılar.Eskir meraklı bakışlarda Sıradan selamlı, soğuk dokunuşlarda,Lal olur bekler heybetli de olsaRenkli kelebekler gibiUmuda kanat açan kapılar,Bekletir bir ömür önündeAçılması mı hayırlı kapanması mı kendine?Kapısını çalamadığınArdına kadar açamadığınEndişe yüklediğin kapılarBinlerce kapı açılır zamanaBinlerce kapı kapanır üstüneGönül kapın çalınınca öğrenirsinHer kapıda anahtar…

  • Anlat Bileyim

    suskun ve doğurgan aşk ayetlerinasıl bölündüyse ay dilimi gibiöyle bölündü, öyle döküldü benliğimvurgun yiyen zamanın evecen rahminesöylenecek ne varsa bilinmeyenden yanabir ömür bıraktım yaşamın zarif ellerine ılgın ılgın akan toprağın kısrak suyune rüzgârın hüznüne kanarne de yağmurun damıtık nefesinesustu küle dönen dağın hüzünlü figanıdilin tornasında geçen zaman gibiburam buram cennet kokan bahtımminnet eylemez nemini azat…

  • bildiğim şeyler

    Bu bakışı biliyorumGülüşün dansa kaldırıyor en huysuz kısraklarıDurmuyor- durulmuyor var bir nehirHa bire akıyor yüreğinden sunak taşlarınaBir yağmurun kefaretini çağırıyor gibidir sesinÖl diyorsun öl- ben yıkarım nasılsa yüreğindeki zahmeti Bu sesi biliyorumSevdan toprağı kaldırıyor bin yıllık ölümlerdenGökyüzünde var bir parçalanma bir serbest düşüşBir hengâme koptu kopacak tekinsiz atlaslardaSev diyorsun sev- ben sağaltırım nasılsa yüreğindeki kara…

  • düşürmüştü

    patlamalar ve tüfek sesleri arasında terk etti kentiarkasında kaldı acılar demeyi arzulardıoysa geride kalan yalnızca anılardıanılar arasında çocukluğuanılar arasında doğduğu evbirlikte oynadığı cıvıltılı seslerannenin yemeğe gel çağrısıbir de müzik öğretmeninin büyük bir istekle öğrettiği ezgi acılar mıgeride kalmamıştıdaha çok yaşanacaktı sığındığı her kapı buz tuttukça patlamalar ve makineli tarakaları delmiştianıları annesinin sesini ve sınıfında aklına…

  • şiir’im mısra’m

    düşünsellikteyimkalbimin bir köşesinde yerinsevgiye susayan çiçeğimsaksımda kurumaya yüz tutmuş güneşe hasret karanlığımvirajlı yollardapatikalara sığındığımaydınlıklarda karanlığım kendimde kendimi bulduğumkuytularda birikeniçime nur dolan suyumhayatımın dizelerinde yağmurun şefkatibeni sana sağanak yapankuruyan dudaklarımdasözcüklerin anlamı kovalar zamankoşar ömrümufukta bir şafağanida arayan gecelerde derin okyanus yüreğimgüneş ışıltısını saçargideceğim düşlereakar ömür en mutlu anlara güfteler ay ve yıldızlardanaçılan her kapımdasenmişsin gibi gelenyanağımda ki buse de ellerin ellerim yüzün…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir