Birden Büyüyen Çocuk

Kuşlar gelmeyince ağaçlar da kurudu
bir daha konuşmadı bunu anlayan çocuk.

Esmerdi sokak, boşluktu insanların gözleri
hepsi bir yalnızlık, gülüşleri iğreti
yalanları sarışın, merhabaları kurnaz.

Bunu anlamıştı çekip giden kedisi
anladı çocuk
anladı oyuncakların kendisiyle oynadığını.

Hep solgundu annesi, düşündü çocuk
düşündü yırtılan gökyüzünü.

Hiç eksilmezdi babanın ter kokusu
gürültüler getirirdi eve
demir akşamlar, çelik sesleri.

Bir gün söylemişti ona fısıldayarak:
-Fabrikada işçiler oyuncakmış makinelere.

Duyguları yaralı, birden büyüdü çocuk.

Dünya 2021

  1. sayıdan

Similar Posts

  • gölge, günah ve kedi: aslıhan tüylüoğlu

    Aslıhan Tüylüoğlu, edebiyat yolunda uzun mesafe koşucusu olan bir edebiyat emekçisi. Kadın duyarlığıyla toplumsal, bireysel sorunları, açmazları şiirlerine taşıyan bir şair. Yaşamın içinde düşündüğü, sorguladığı zamanı, insanla, doğayla ne varsa biriktirdiklerini heybesine dolduruyor. Taşıdığı, ağırlığı olan bu yükler o kadar fazlalaşıyor ki dirimsel kaleminden dizelere düşüyor. Yaşamın sıkıntıları, acıları, aşkları, yalnızlıkları, umutları, umutsuzlukları dile geliyor;…

  • şiir’im mısra’m

    düşünsellikteyimkalbimin bir köşesinde yerinsevgiye susayan çiçeğimsaksımda kurumaya yüz tutmuş güneşe hasret karanlığımvirajlı yollardapatikalara sığındığımaydınlıklarda karanlığım kendimde kendimi bulduğumkuytularda birikeniçime nur dolan suyumhayatımın dizelerinde yağmurun şefkatibeni sana sağanak yapankuruyan dudaklarımdasözcüklerin anlamı kovalar zamankoşar ömrümufukta bir şafağanida arayan gecelerde derin okyanus yüreğimgüneş ışıltısını saçargideceğim düşlereakar ömür en mutlu anlara güfteler ay ve yıldızlardanaçılan her kapımdasenmişsin gibi gelenyanağımda ki buse de ellerin ellerim yüzün…

  • Ölümlü Gölge

    herkesin derdinden pay alırkenkendini böyle neylersinsığar mı bunca yük bu kucağabu dertle nasıl gönül eylersin bırak dönsün dünyabiraz da senden yanagiden gitsin böyle giderse sensuların, yolların, güllerinhatta gölgelerin ölüsüne bileağlarsın Oya Gündüz Aksu 4. sayıdan

  • sen gidiyorsun

    sen gidiyorsunayrılığın dinmeyen sancısıyımkirpiklerim damıtıyor vedasız gidişinin acısını sen gidiyorsunben seninle gelmek istiyorumdaha ilk dönemeçte seni kaybediyorumgülendam hayalin karşılıyor beniruhum ayrılıyor bedenimden sen gidiyorsunher gece hummaların döşeğinde tenimbedenim ve ruhumyan yana gelmenin imkânsızlığı sen gidiyorsunben şairlere sığınıyorumşairler ki aşkların son umudu denizlerin yanışıylaateşlerin ıslanışıylasen gidiyorsun ben kaldığım tufanınkıyılarına çarpıyorum sen gidiyorsungöçmen kuşların yola koyulmuşluğuylagöç mevsimi…

  • Korku Bulaşıcıdır

    Korku bulaşıcıdır. Öyle bir dönemdeyiz ki neye el atsak korku sarmış evreni.Adaletsizliğin dibini görmekteyiz. Hak, hukuk hak getire…Köylümüz, üreticimiz sinmiş olduğu yere. Güvensizliğin, kandırılmanın dibini görmüş zerre umut taşımıyor artık.Korku bulaşıcıdır gençler ülkeden, siyasetten çok uzak yaşamaya çalışıyor çünkü etliye sütlüye bulaşmak tehlikeli atalarımız salmış içimize korkuyu…Atalarımız, korkunun ecele faydası yoktur derler korkusuzluğu vurgular.Her korkuya,…

  • Çayır Ayı Rüzgarları

    yaldızlı tülü savurur rüzgârtutunmuş mevsimin kollarınaah çayırlaryeşil çimen, sarı çiçek ya bu dağlarbilmez de ihanetini insanınher bahareteklerine zil takıp oynar pul pul salınan yapraklarıngözlerime sığdıramam yeşilinitutunmuşum geçmişin dalına dakurtulamamah bayırlarkara lastik, sarı böcek çayır ayında esen rüzgârnedir istediğin bendenelimdekülden başka ne var

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir