Author: cuneyne

  • türk musikisinin vizyoner ismi

    Türkiye’de sanatçı unvanını gerçekten hak eden kaç kişi vardır? Hiç düşündünüz mü?İşte bu yazımda sanatçı tanımına gerçekten yakışan, vizyoner bir sanatçı olan Tahir Aydoğdu ile sohbet ettim.Dopdolu bir sanatçı, bir kanun virtüözü, ODTÜ’de ders veren bir hoca, koro şefi ve uluslararası performans sanatçısı.Sanat için sanat yapan, çizgisinden taviz vermeyen, ismi Ankara ile özdeşlesen bir sanat…

  • koşun

    koşun çocuklardaha hızlı koşun tinercisi arkanızdasapığı arkanızdaarkanızda sübyancısıcincisi cüppelisi arsızı koşun çocuklarpeşinizde ruhsuzu nursuzu uğursuzupeşinizde karanlığın uğultusu koşun çocuklardaha hızlı koşun daha hızlı koşunmaviye umuda sevdaya durun çocuklarbir yerde durungözleriniz güneş saçlarınız denizbakışlarınız sıcakdönün arkanızaomuz omuza verin çocuklarkaldırın kollarınızısıkın yumruklarınızı göğegölgenizi kovalayan karanlık dağılacaksıkın çocuklar yumruklarınızıgün ağaracak birer fidan dikin çocuklarkadir’e haydarcan’a birer fidanzorbaya meydan okuyana 2. sayıdan

  • kelebek mutluluğu

    kendi içime çekilmiş sürgünlerdeyimuzaklaşmaktı belki de niyetimhoyrat zamana karşı bu bir dik duruşsönmemiş içimde taşıyorum insanı bıkmadan sinüsleri dolu bu dünyadayeterince özgür acayiplikler varacıyanlarımız gibiacıyanlarımız söndürüyor gözümüzdeki ferirüyaların işgalinde uykular bu yüzdenhep bir keşif halindeyiz rüzgârın diline dolanan sayfalar uçuşuyorhiçliğin uğultusundaböyle bir an yaşamak da varakıllara ziyanayağa takılan taşları dizmek de var an olur ve…

  • anne kedi

    Hastane odasındaki elli iki ekran televizyonda gözlerini sonuna kadar açıp televizyona baksa bile hiçbir şey göremiyordu. Görüntüler ve sesler bulanık bir şekilde değişiyordu. Onunsa aklında tutamadığı sözler vardı, gerçekleştiremediği hayaller… Sürekli yaptıklarının ve yapamadıklarının muhasebesini yapıyordu yorgun zihninde. Neden kendi hayatında söz sahibi değildi sanki? İçine çekildiği yoklukta, sahiplenemediği kimsesizlikte neden istediklerini rahatlıkla yapamıyordu? Bu…

  • sen gidiyorsun

    sen gidiyorsunayrılığın dinmeyen sancısıyımkirpiklerim damıtıyor vedasız gidişinin acısını sen gidiyorsunben seninle gelmek istiyorumdaha ilk dönemeçte seni kaybediyorumgülendam hayalin karşılıyor beniruhum ayrılıyor bedenimden sen gidiyorsunher gece hummaların döşeğinde tenimbedenim ve ruhumyan yana gelmenin imkânsızlığı sen gidiyorsunben şairlere sığınıyorumşairler ki aşkların son umudu denizlerin yanışıylaateşlerin ıslanışıylasen gidiyorsun ben kaldığım tufanınkıyılarına çarpıyorum sen gidiyorsungöçmen kuşların yola koyulmuşluğuylagöç mevsimi…

  • Yağmur

    yağıyor üstümüze rüzgarla berabertoprak değil asfalt üstünehani yeşerecek bir şey yokemecek suyu yavrusuna kavuşturacakağaç yokinsanımız kesmişmobilya mağazalarına ya da yakacakkül olmuş ormansoluksuz nefessiz bırakanbizi çare/siz korumasızseli ne önleyecek oksijensizbırakan çıkar savaşlarıve spermne aşkına yok edilmişne var ne yok talanacı bırakan yalansusuzluğa bırakılmış toprakadını bile unutacağımız tohumlaryemlerini unutmuş canlılarkesimhanede sırasını beklerkenne için orada olduğunu bilmeyeninsanlar sıra…

  • Gecenin Müziği

    Saat 19.00 olduğunda tarihi Wiener Staatsoper binası neredeyse ağzına kadar dolmuştu. Bu gece dünyaca ünlü bu opera binasının konukları Viyanalılar dışında dünyanın farklı ülkelerinden gelen sanatseverlerdi. İnsanların bugün burada olmasının nedeni son zamanlarda ulusal ve uluslarası basın ve sanat camiasında Oktay Lehmann adının sıkça geçiyor olmasıydı. Bu kadar kibar ve şık insanın arasında onur konuğu…

  • hayatın çocukları

    Hangimiz hamile kalmadı ki bu hayattanKimi kürtajla aldırdı kimimiz doğurduAldıran başka pişman doğuran başkaYordu bizi hayat acılarıyla Hangimiz sevmedik ki onu bir zamanO bizi aldatıp durduBize ne vaatler söyledi yalancı kendisiSaatler hep on ikiyi vurdu Hayata karşı elimizde ne koz var ne asNe de yüz bulsa astarı kesen makasHilesiz yenecekse biri onu, o benimAşka en…

  • barışa davet

    Beni bana bıraktınManastır kızıAteş çiçeklerini verdin elimeApollon, Çoban Marsyas’ınNağmelerini dinliyor FrigyaMidas yanı başımdaDipsiz kuyulara sarkık kulaklarıBizi dinliyor sankiKorkar gibisinSırrın nedir sahi… Çırpınışın boşunaHiçbir günahınDünden daha az olmayacakArenadasın!Uğultular; kralın zevkiÖlümüdür gladyatörünSen kiTarihe ulaksın Suçıkan’daGöktaşı dem’inde bir sevdaBarışırsak Manastır kızıKabuklaşmış gün ışığındaHelen de kurtulurTruva da. 2. sayıdan

  • Dört Adamın Umudu

    Her insan yüreğindeki umudu büyütür ve umudu kadar yol yürür. Umudun bireyin yaşamına olan etkisi sadece çocukluk yılları ile sınırlı olmayıp tüm gelişim sürecini de şekillendirmektedir. Bu doğrultuda umudu sürdürebilme kapasitesi başarılı bir hayatın da önemli bir parçası olmaktadır. Amaçlar, hedefler, alternatif yollar, hareket ve enerji sağlayıcı tüm unsurlar hayatın her anında umutlu düşünme ve…