Anlat Bileyim

suskun ve doğurgan aşk ayetleri
nasıl bölündüyse ay dilimi gibi
öyle bölündü, öyle döküldü benliğim
vurgun yiyen zamanın evecen rahmine
söylenecek ne varsa bilinmeyenden yana
bir ömür bıraktım yaşamın zarif ellerine

ılgın ılgın akan toprağın kısrak suyu
ne rüzgârın hüznüne kanar
ne de yağmurun damıtık nefesine
sustu küle dönen dağın hüzünlü figanı
dilin tornasında geçen zaman gibi
buram buram cennet kokan bahtım
minnet eylemez nemini azat eyleyen tene

çocukluğum kendine hasret kendine aykırı
öyle kal sonsuzluğun kırıldığı yerde
bırakıp gitse de eylül edalı deli sevecenlik
bir çiçek nasıl solarsa öyle bil kendini

uçurumun acıyla imtihanıydı bedenin ısı kaybı
ah izinsiz gezen ikiyüzlü hüzün
serseri günler ifadesini suya verdiği
kaygının kuralsız yol aldığı bir dünyada
Tanrım öğüdünle boğma beni
amansız yağdırdığın ölüm mü? / yaşamı mı?
anlat, anlat! Tanrım. Bileyim tutuştuğum an’ları

  1. sayıdan

Similar Posts

  • Aşağıdakiler

    İKİNCİ BÖLÜM Laurentius ile Zoe her geçen gün birbirlerine daha çok ısınıyorlardı. Birbirlerini görmedikleri günler geçmek bilmiyor, siparişlerin teslim günündeyse sürenin kısalığına hayıflanıyorlardı. Laurentius Yeraltı Şehrinin İdarecisinin oğlu olduğunu itiraf etmişti genç kıza. Genç kız saçlarını kır çiçekleriyle süslüyordu ekseri. Sepetinde çoğunlukla delikanlıya pişirdiği sıcak kurabiyeler oluyordu. Birkaç cümle de olsa konuşuyorlardı. Zoe pazara çıktığında…

  • Gitmeliyim Artık

    “geceyi kim yaktı böyle sustuğum yerde”diyen kardeşimfotoğraftaki yüzümün mevsimlerindekonakla hele bir yolayaza esir düşmüşağlamaklı çizgiler mi göreceksinilkyaz çoğaltımında gülüşler mi gözlerimde sürgün izleri taşıyorumarkadaş seslerini deriyorum gökyüzündenbir çocuk arsızlığıyla paylaşarak yalnızlığımıgitmek istiyorumgünlerin bilinmeyen suretinden yol alıpaykırı aşkların yaşanmadığı yerlere puslu bir akşamdı dün sarhoşu dinledim“böyle değildim eskidenyitirdim erdemimi sonra kadınımıbilmediğim sorular çoğaldı bilmediğim dillerdekendimi kaçtım…

  • İçimdeki İhtilal

    kendime giden o uzun yola düştümdışarıda karmaşa… herkes dünyayı değiştirmek peşinde,kimse dokunmuyor kendi içindeki eğriye. bir su damlasının inadıyla,sabrın ve şefkatin serinliğindeyüreğimin iradesini su ile yontmak istiyorum. sert çekiçler çatlatır taşıama su, incelikle işler derine. insan dediğin bazen en sert kayadan bile katı,esnetmek gerek kalbi usul usul , ince ince… öğrendim zaman tezgahında;devrimin hası, bağırılan…

  • SEVGİ SƏNİNDİR

    Kövrək ürəyim gizlədiyi, sevgi sənindirOdlarda həzin közlədiyi, sevgi sənindir Könlüm tələsir vəsləti tapsın qucağındaİllər boyu sənsizlədiyi, sevgi sənindir Eşqin şəhəri, yeddi ilin fürsətin almışSon gündə ki Təbrizlədiyi, sevgi sənindir Gülşəndə gülən qanlı dodaqlar yarasındanSünbül boyu nərgizlədiyi, sevgi sənindir Axşam danışır, dərdini ulduzlara könlümHəsrət dolu gündüzlədiyi, sevgi sənindir Bir odlu baxışdan, süzülən oxlara dözdümQəlbimdə nişan izlədiyi,…

  • Güneşli Bir Düş

    üflesem sesimden sesine sözcüklerbir rüzgâr olsa, konsa çiçek ağzınanehir olsa sonra, senden dökülse üflesem ya ömrümden ömrüne bir sıhhatkırılıversem sonra, göverdiğin gün yeryüzündetoz olsam kül olsam savrulsam… ey benim yazık olmuş yanımayanağıma konmayana ey!uykusu kaçarmış kanadından düşünce bir tüygüvercin midir o dönen çalgınabir güvercin kalp midir üşüyen artıkkırılıp döküldükten hemen sonra sarsam seni teninde can…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir