Sen ve Son

Sen gittiğinden beri
Mevsimsiz sabaha uyanmanın boşluğunu taşıyor bulutlar
Öyle yitik öyle hüzün
Bağrıma taş bastığım feryatlar
Bin ahla yığılıyor yüreğimin mahzenine
Gözümden akan yaşlarla ayrılığın elemini taşıyorum yanık göğsümde
Benim olmayan bir gülümsemeyle umuda tutunuyorum
Bir cam kırığı var yüreğimde
Yaşamak bir can sıkıntısı oldu bende
Ölüm sessizliği oturmuş şakaklarıma
Öyle sessiz öyle amansız
Dalların hışırtısından duyamamışım gidişini
Heyula sarmış çehremi
Amansız bir ürperti kaplıyor bedenimi
Hıçkırıklara boğulan cılız sesimle
Yalnızlığı mırıldanıyorum boş sokaklara
Tutulmamış sözlere kanmak
Uçurumun kenarından atlamak gibi
O süslü boyanmış hayallere aldanış
Yıkık bir enkazın altında can çekişir gibi
Ahhh! Meğer yaşanılan onca güzel yalanmış
Koca İhaneti taşımışım kambur yüreğimde
İçimde ki çocuğun ölümünün vahları yükseliyor şimdi kapısı kırık evlerden
Beni bana bırakmalarla bir başıma kalmışım
Vah benim akıldan çıkmış başım
Yanlışlara yol almış akılsız başım
İçimde bastırdığım yaşanmışlıkları
Sen diye geçen tüm kırıklıkları
Ve bin ahımın hakları
Vasiyetimdir toprağa kalsın

  1. sayıdan

Similar Posts

  • düşürmüştü

    patlamalar ve tüfek sesleri arasında terk etti kentiarkasında kaldı acılar demeyi arzulardıoysa geride kalan yalnızca anılardıanılar arasında çocukluğuanılar arasında doğduğu evbirlikte oynadığı cıvıltılı seslerannenin yemeğe gel çağrısıbir de müzik öğretmeninin büyük bir istekle öğrettiği ezgi acılar mıgeride kalmamıştıdaha çok yaşanacaktı sığındığı her kapı buz tuttukça patlamalar ve makineli tarakaları delmiştianıları annesinin sesini ve sınıfında aklına…

  • Aklıma Düşüşün

    Aklıma düşüşün hoş etti beniElinden bir kahve içmiş gibiyimGözlerin gönlüme döşetti anıSenli bir zamana geçmiş gibiyim Toplarken maviyi yeşile atıpBiraz da buluta kızıllık katıpYağmuru rüzgârı dalda oynatıpSenli bir sabahı seçmiş gibiyim Köprünün altında şarabi sularDüşümde saçların avucumdalarDere sularından ser hoş nidalarSenli bir akşamı aşmış gibiyim Gölgen cama vurmuş ayın aksindeYıldızlar odana girip baksın daKadehten dudağa…

  • sazı kırık türkülerin

    Pencereme güneş oturmuşGünün sıcak yüzüne gülümsüyor,Gün görmemiş yamaçlarım.Soluksuz kalmış ezgilerim,Hayatın geçilmez sıratında.Türkülerin sazı kırıkEskiyen sargıda sancıyor yaralarım… Dili tutuk bir ses vızıldıyor arka sokaktaKurumuş pınar ıssızlığında mahalleKapı eşiğinde kevgire dönen düşüncelerDehlizlerde ;harabe kentin kaldırım sesleriOluk oluk gurbet akıyor nehirler… Dışarıda silik bir ses vızıldıyorKapımda tıkırdayan ıssızlık.Korku tırmalıyor iç çeken yalnızlığın titreyen sesinde.Yanık türküler vurulmuş göğsündenGecenin…

  • gece ağrısı

    Bana köprücüğünden çekilen ağartıların fizahındakızıl kısrak göklerin şafağını anlatSuskularından damlayan fecrin ahınıHer doğuşunda sabahın yenilenen sessizliğini… Hayal gelsin hayal geçsin ahKirpiğindeki düş sancısınSere serpe eriyişlerin çekimserliğinde göbeğine çekilsin denizlerSüt rengi kesiklerin köpüğünden kopsun kumsallarına tünesin küllerini gün’lerAlsın yürüsün endamı insin yansıyışların selini nefes ahO deli yaz akşamlarını anlatAltında koşturduğumuz gölgelerin mavi bulantısınıYedi kat şulesini renginDamla…

  • Sessiz Sedasız

    Ses-akıttığım ilk yetinme değildirSiz-içinde kaybolduğumanlamsızlığa bırakılmış ütopyam Sessizliklebin yıl oldusürgün edildimUyumsuzluklarımdan doğdumUyduklarımdan öldüm OSon-suz- Ezile ezile unutmaya zorunlu kılınmışAdsız diyarsız boşlukSevildiğimi duymadan seviştiklerimin ağusudurSeni_alt bir tire atarak özleyenler(Seviyorum)parantezidir başıboş inanmaların Yanılgı!yılanların yüz yıldır koruduğu gömüAçiçinden safi yalnızlık çıkar Hayatı askıya bırakanHer cümleye kırgınım Yüzünüzden tebessüm eksik olmasın.Kelebekler uçuşsun karnınızda.Papatyalar hep seviyor da kalsın. Bu gece…

  • bildiğim şeyler

    Bu bakışı biliyorumGülüşün dansa kaldırıyor en huysuz kısraklarıDurmuyor- durulmuyor var bir nehirHa bire akıyor yüreğinden sunak taşlarınaBir yağmurun kefaretini çağırıyor gibidir sesinÖl diyorsun öl- ben yıkarım nasılsa yüreğindeki zahmeti Bu sesi biliyorumSevdan toprağı kaldırıyor bin yıllık ölümlerdenGökyüzünde var bir parçalanma bir serbest düşüşBir hengâme koptu kopacak tekinsiz atlaslardaSev diyorsun sev- ben sağaltırım nasılsa yüreğindeki kara…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir