bildiğim şeyler

Bu bakışı biliyorum
Gülüşün dansa kaldırıyor en huysuz kısrakları
Durmuyor- durulmuyor var bir nehir
Ha bire akıyor yüreğinden sunak taşlarına
Bir yağmurun kefaretini çağırıyor gibidir sesin
Öl diyorsun öl- ben yıkarım nasılsa yüreğindeki zahmeti

Bu sesi biliyorum
Sevdan toprağı kaldırıyor bin yıllık ölümlerden
Gökyüzünde var bir parçalanma bir serbest düşüş
Bir hengâme koptu kopacak tekinsiz atlaslarda
Sev diyorsun sev- ben sağaltırım nasılsa yüreğindeki kara nefreti

Bu şarkıyı biliyorum
Gülüşün kompradorları kahrediyor karanlık şatolarda
Sevmiyor- seviyor var bir çiçek
Şahlanışını izliyorum bir kelebeğin parmak uçlarında
Kahrolsun diyorum kahrolsun Amerikan emperyalizması
Uç diyorsun- ben kanatlandırırım nasılsa yere çakılan azmini

Bu şiiri biliyorum
Gözlerin yüreğimi sevdaya çarkettiriyor romantik hecelerde
Su istiyorum susamak mubah
Alengirlidir var bi sevda tırnakları oyulmuş kum tepelerde
Aşkın sözlerimi kovuşturuyor kalem uçlarında
Yan diyorsun yan- ben söndürürüm nasılsa yüreğindeki dehşeti

Bu iklimi biliyorum
Kokun arzu semaya giydiriyor geceleri
Gündüzden bozma sabah
Bir nergistir var elinde oklu kurşun
Sevdaya buluyor kirpiklerin annemin ninnisini
Uyu diyorsun uyu- ben seslenirim nasılsa anılarına gün doğarken…

3. sayıdan

Similar Posts

  • Edebiyat ve Psikoloji

    Edebî Eserler, telafi mekanizmasının ürünü müdür?Freud’a göre yazar “içgüdülerinden kaynaklanan isteklerini, toplumun zorlamasıyla baskı altına alması gerektiği düşüncesini kabul edip gerçeklere yüz çeviren, sınırsız isteklerini, erotik duygularını bir hayal âleminde tatmine çalışan kimsedir.” (Freud, Psikanalize Giriş, 204) Buna göre günlük yaşamda doyum olanağı bulamayan istekler, beklentiler düş yoluyla doyum arar. O halde Yahya Kemal Beyatlı’nın…

  • aşk-ı lal

    kısılan gözlerinin buğusundanaçık saçık serenatların şavkı damlıyor yar .. çığlıklarından boşalıyor kucağımafesleğen kokan göğüsleri rüzigârlarınınisleniyor uçlarmercanlarında sürmelerine yandığım sabahlar şuramda okşanışlarının beyaz zambak kanadından saçılışlarıköpüklerine sönüşlerinde çiylendiğim seslerin titrekliğiah! Kaçırıp kaçırıp koynuna sevmelere doyamadığım kızların keman ağrısıutangaç gel’lerine takılan martıların baharıgidişlerine döktüğüm ırmakların ardın sıra damlacıklanışlarıköprücüğümde eriyen çırpınışlarının o tatlı acısıo anın ahkendinden geçişlerimden geçtiğin…

  • Kül ve Rüzgar

    Dar günler geçiriyorum bıçağımı bilerkeniğde zamanı, duygularım delik deşik, tedirginburuşturup attığım akşamlar oluyorher sözcüğün arkasına bakıyorumharflerin arkasına, bulamıyorummeğer sen suskunluğuna gizleniyorsun. Saçlarım azaldı iyice, alnım eskidiyaşlandı sesimçok özledim haylazlığımı. Ölü bir dile çalışıyorum, olsunhiç değilse kendimle konuşurum. Birlikte sevdiğimiz kediler oldubırak bu halk yalanını söylesinbir ömür yanımdan geçip gitmiş gibisin. Bilirim, yağmur yağsa sevinirsinbu yüzden…

  • SEVGİLİ BİR ŞEHRE SORULAR

    İçimde durmaksızın uğuldayan şehirSuların duruldu mu, karlandı mı dağlarınYa toprağın, alt üst oldu mu ey! Gümbürtüyle uyuyan şehir koynumdaVe uyanan ter içinde umutsuz çocuklarlaTerk etti mi âşıkların da bu dem seni. Gövdesinde bin yılların katmerli yarasıAylı gecelerinde şarapla yıkandığımVurdu mu dalgan, uyandı mı yakamozun ey! Kara yıllar geçti mi köprülerinin altındanİç çekerek ağladı mı çeperindeki…

  • MUSTAFA SEYFİ’DEN REJİ VE SENARYO

    Şirin genç koşucularından Mustafa Seyfi’nin 2026 Gülten Akın Şiir Ödülü’nü kazanan dosyası Reji ve Senaryo* adıyla basıldı.Hiçlik ve yalınlık duygularının öne çıktığı, “çiğnediğim toprak benden yaşlı / bilge değilim yaprağını uğurlayan çınar kadar / ve kör bir sakanın ötüşü yanında / ne veriyorum ki ben dünyaya” (s:7) şeklindeki dört dizelik Sunu şiiriyle başlayan kitap; Kutsal…

  • çıtayı daha yükseğe çıkarmak (2)

    6-Kitaptaki her bir hikâye kendi içinde farklı protipler ve dokunuşlar barındırıyor. İkinci hikâyemiz, “Bir Eylül Cemresinin Hazin Sonu”nda hayattan sıyrılmayı, bir an için kendi dünyasında sırladığı hayâlleri, yetenekleri yaşama geçirmek isteyen bir insanın çırpınışlarına şahitlik ediyoruz. Özellikle bu hikâyeyi kurgularken neler düşündünüz?Her insanın yolu en az birkaç kere budanmış ümitlerden, yanlış zamanda düşen cemrelerden mutlaka…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir