vedalar parmak uçlarıyla yıkanıyor

kuşların tüyünü emen gökdelen ne bilsin unutmayı
elinde bulut dolu günler, dalıp geçtiğim
elimde tükendi derinliği yaşım kadar bir sabah
gölgem zor geçen bir günün cesedi

kuşlar çabuk ölür, kediler, köpekler çabuk
insanlar yaşıyorsunuz daha
herkes akşamını döksün
kıt kanaat bir rüyaya borçlanacağız
gece nasıldır sizde?

petşoplardan kokan mutluluk
veyahut hoşça kal sözcüğünden yapılan bir yüzük *
sonbaharın kuşları oyaladığı vakit
kentler terliyor, yaprakların öyküsü bu
kış kapıda eve giren herkes evden uzak

şarkılar topluyorum kuş seslerinden
insanlar telefonlarda gömülü
yanılmış çocukluğuna geri dönen kızın
sevdası çamaşır iplerinde
vedalar parmak uçlarıyla yıkanıyor, dudaklar müşkül

bozkırda benzi soluk cayır otlarının
atlar hırçın bir gülüşün emdiği tütsü
akbabalar geçiyor aklımdan
ağzımla çizdiğim resimler yalınayak
gökler bir var bir yok gibi
geçmişimle hasret gideriyorum bu gece

*Metin Altıok

  1. sayıdan

Similar Posts

  • Yasak Elma

    “Kız, gözü kör olası, kalk sobaya odun yedir.”“Sancım var anne, yerimden kalkamıyorum.”Annem terlik fırlatıyor kafama. Ben de günahımı tuta tuta odun atıyorum sobaya. Sonra gidip yatıyorum divana. Gözlerim takılıyor anamın topuklarındaki derin çatlaklara. Cenin şeklinde büzülüp “Anne elma var mı?” diye soruyorum.“Kız para mı var, yarın alırız ancak.” diyor.Canım kaç gündür elma çekiyor. Hararet içimi…

  • Neva Müzik Atölyesi

    KORO MÜZİĞİ VE KORO KÜLTÜRÜNÜN TOPLUMSAL YAŞAMA ETKİLERİ Kültür toplumların kendilerine özgü olan ve nesilden nesile aktarılan geleneği, göreneği, duyuş ve düşünüşü, sanatı, manevi değerleri’dir.Koro, birden fazla kişinin aynı anda bir müzik eserini icra etmek amacıyla oluşturdukları topluluktur.İnsanlar arasındaki ortak duygu ve düşünceler doğal olarak birlikte şarkı söylemeyi yaratmıştır.Koro, bir anlamda müzikal olarak bir sivil…

  • Yaşamdan Ufak Tefek Şeyler

    1.Şurdan burdan da olsa sevindirici şeylerArıların kraliçe arıyı öldürmeleriniDenizlerin tuza isyan etmeleriniMusa’nın çalınan asasının bulunmasınıCleopatra’nın bir gecelik yatağını( Lütfen üvey kardeşinin haberi olmasınPramitlerdeki mumyalı Fıravunlar uyanırsaBütün fiyakamız berbat olur aman ha)Ölünceye dek hep otuz üç yaşı yaşamakGök altında insancıklara ne ulu bir kıyakİşte böyle ufak tefek şeyler düşümdekiler2.Eskiden başımı yastığa kor-koymaz uyurdumŞimdilerde çekişip duruyorum kanatsız…

  • gölge, günah ve kedi: aslıhan tüylüoğlu

    Aslıhan Tüylüoğlu, edebiyat yolunda uzun mesafe koşucusu olan bir edebiyat emekçisi. Kadın duyarlığıyla toplumsal, bireysel sorunları, açmazları şiirlerine taşıyan bir şair. Yaşamın içinde düşündüğü, sorguladığı zamanı, insanla, doğayla ne varsa biriktirdiklerini heybesine dolduruyor. Taşıdığı, ağırlığı olan bu yükler o kadar fazlalaşıyor ki dirimsel kaleminden dizelere düşüyor. Yaşamın sıkıntıları, acıları, aşkları, yalnızlıkları, umutları, umutsuzlukları dile geliyor;…

  • kendine ait oda

    Virginia Woolf’un “Kendine Ait Bir Oda” kitabı kadın hareketinin önemli yapıtlarından biri. Virginia Woolf, “kadın ve edebiyat” konusunu işlediği bu kitapta şu sorunun yanıtını arıyor: Edebiyat tarihinde neden kadının adı yok?Virginia Woolf, Kitap boyunca tarihsel akış içinde kadının yerini ve konumunu sorguluyor. 20 yüzyıla gelene dek ataerkil toplum düzeninin kadını nasıl ikinci plana ittiğini, kadın-erkek…

  • yaşadığımı hatırla

    “Meselem kadar hürüm” demek, “Meselem kadar varım” demektir aslında. Varolma şanssızlığını tadan her insan, kendine bir mesele edinir. Bu mesele kimi zaman siyasi olur, kimi zaman aşk meşk, kimi zaman da din. Lakin her insan, bu sonsuz boşlukta kendini meşgul edecek bir düşünce, hayatlarını adayabilecekleri bir ülkü peşindedir. Bu işin kolayına da kaçmaktır aynı zamanda….

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir