vedalar parmak uçlarıyla yıkanıyor
kuşların tüyünü emen gökdelen ne bilsin unutmayı
elinde bulut dolu günler, dalıp geçtiğim
elimde tükendi derinliği yaşım kadar bir sabah
gölgem zor geçen bir günün cesedi
kuşlar çabuk ölür, kediler, köpekler çabuk
insanlar yaşıyorsunuz daha
herkes akşamını döksün
kıt kanaat bir rüyaya borçlanacağız
gece nasıldır sizde?
petşoplardan kokan mutluluk
veyahut hoşça kal sözcüğünden yapılan bir yüzük *
sonbaharın kuşları oyaladığı vakit
kentler terliyor, yaprakların öyküsü bu
kış kapıda eve giren herkes evden uzak
şarkılar topluyorum kuş seslerinden
insanlar telefonlarda gömülü
yanılmış çocukluğuna geri dönen kızın
sevdası çamaşır iplerinde
vedalar parmak uçlarıyla yıkanıyor, dudaklar müşkül
bozkırda benzi soluk cayır otlarının
atlar hırçın bir gülüşün emdiği tütsü
akbabalar geçiyor aklımdan
ağzımla çizdiğim resimler yalınayak
gökler bir var bir yok gibi
geçmişimle hasret gideriyorum bu gece
*Metin Altıok
- sayıdan