15 Hazi(n)ran
Sana x geçip gid(em)iyor günler. Her sabah sesinle uyanırken üstelik. Ve yan yanarken dahi sana yeniden kavuşabilmeyi hayal ederek.
Her gün ortasında senden ayrı düşerek bekliyorum seni. Hiç beklenmeyerek ve gerçekleşmeyecek bir günü tek başıma özleyerek….
Umutsuz şeyler yazmayı sevmiyorum aslında. Ne karamsar ne kötümser ne de felaket habercisiyim. En çok istediğimdi, tarihime kendime dair mutluluk notları düşmek. Biliyorum, kimsenin hayatı dört dörtlük değil. Zaten benim istediğim de dört başı mamur bir yaşam değil. Bütün zorlukları seninle karşılayabilmekti tek istediğim…Sonra seni karşıladım günün birinde, hayatın bütün zorlukları adına. Hoşgeldin dedim. Hayatımın olmazlarını olduran değil de, olabilirliklerini sonlandıran sevgilim. Hoşgeldin….
Keşke benim için değil bizim için gelseydin. Keşke kokunla birlikte sen de kalabilseydin. Keşke demenin ayıp olmadığı bir köşe ayırdım evimde kendime. Keşke o koltuktan temelli taşınabilseydim.
Hasretin tapusunu üstüme yapan bir aşk edinmektir ömürden kârım. Aşk alışveriş değildir diyenler, bir bakın tüccara mı benziyor halim? Kaldı ki aşk alışverişlerin en masumudur. Kârın daima zarar olduğu, sevilenden gayrısına kapının kilitli olduğu, üstü kalsınların bize hiç uğramadığı…
Derdin sermayesi yürektir. Ömür biter, keder bereketini toprağa döker.
Portakal ağacıyla sustuğumuz geceleri özledim. Haydi Zaman, bağdaş kurup şükrettiğim anlara gidelim. Durduğun yer benim ait olduğum yer değil.
Hızla akarken sen, her adımda şükrettiğim yollara gidelim.
15 Temmuz 2021
- sayıdan