Ayakta Ölmek

Dağınık gözlerde
saklanmıyor ağlayan yürek
kurumuş yaprağın
rüzgara direnişi dalında
allaşan yüzün kızarışı gibi…

Aklında ölümsüzlük
yem olunmuşluk serçeye
güneşi ellerinde tutup
volkanı gölgelerken
yine de buz dağında
titremek gibi…

Bulanık sularda
gözlerini görmek,
ezerek umutsuzluğu
dimdik yürümek,
ayakta ölmek
ağaçlar gibi…

4. sayıdan

Similar Posts

  • tren mi hızlıyoksa bırakıp giden mi?

    “Abla, kusuruma bakma ama neden ağlıyorsun?”“…”“Abla iyi misin?”“….”“Abla”“Pardon anlamadım. Bir şey mi dediniz?”“Ha abla kulaklık mı vardı kulağında. Niye ağlıyorsun diye soruyordum ben de.”“…”“Canını sıkma abla. Bu hayatta hiçbir şey için ağlamaya değmez.”“Önemli bir şey yok. Teşekkür ederim. Size iyi yolculuklar…”“Haaa ablam hele önemli bir şey değilse hiç değmez ağlamaya. Sıkma canını. Ne gerek var,…

  • turgut uyar’ın “tomris uyar için bir şiir kurma çalışması” üzerine notlar

    Tomris Uyar, İkinci Yeni şairlerinden dördüne -Ülkü Tamer, Cemal Süreya, Turgut Uyar, Edip Cansever- esin kaynaklığı yapmıştır. Bu demektir ki her birinin kalplerinde ya da akıllarında ona ait özel bir köşe vardı. Tomris Uyar uçarı ve aykırı bir kadındır. Aynı zamanda zeki ve yetenekli. Belki de onlarca neden sıralayabiliriz böylesine sevilmesine, adına onlarca şiir yazılmasına…

  • buluta sarılı izler

    Farkında mısın?Geceler daha bir uzuyor şimdi aydınlığımı alıp,Düne döndüm de geçendeIlkım-salkım anıların aralığındanO günlere şöyle eğilip baktım bir;Senin izlerini gördüm yine.İlkin, aşkımın nefesi sıvalı o ay yüzündeBayrak gibi nasıl dalgalandığını gördümKara üzüm rengi saçlarının,Belliydi gözlerinin uzak bir zamanın kuytusunda büyüdüğü,Yüreğin ki özlemin kamçıladığıBir sevdayı dokumuştu sabrın kiliminde,Kiraz bahçeleri gibi çiçekliydin,Beni soruyordu dudakların uçan mevsimlere.Seni böyle…

  • Yorgunluk

    Yorgunluk hırpalanmış sığıntı çocuknaftalin kokuları uçuşu küflü zamanlarıntalan edilmiş düşlerden eksilmeyensilik ve ezik kaldırım taşları ağırlığı bir gülüş çığlığı ararken mevsimsizyalanların menevişli albenisindeyürüdüğün dikenli dağ patikasıkaybolan tutsak kuşlar tepesi hanay evler büyütüyor suskunluğugünah sesleri dağılırken etrafaherkes ıslanır apansız yağan yağmurdabundandır buğday başaklarının boyunbükmesi güneş inerken sessiz sedasız yorgunluk akortsuz mandolin sesidirazat edilmiş notaların çaresizliğindegöçmen kuşlar…

  • Yağmur

    yağıyor üstümüze rüzgarla berabertoprak değil asfalt üstünehani yeşerecek bir şey yokemecek suyu yavrusuna kavuşturacakağaç yokinsanımız kesmişmobilya mağazalarına ya da yakacakkül olmuş ormansoluksuz nefessiz bırakanbizi çare/siz korumasızseli ne önleyecek oksijensizbırakan çıkar savaşlarıve spermne aşkına yok edilmişne var ne yok talanacı bırakan yalansusuzluğa bırakılmış toprakadını bile unutacağımız tohumlaryemlerini unutmuş canlılarkesimhanede sırasını beklerkenne için orada olduğunu bilmeyeninsanlar sıra…

  • Çayır Ayı Rüzgarları

    yaldızlı tülü savurur rüzgârtutunmuş mevsimin kollarınaah çayırlaryeşil çimen, sarı çiçek ya bu dağlarbilmez de ihanetini insanınher bahareteklerine zil takıp oynar pul pul salınan yapraklarıngözlerime sığdıramam yeşilinitutunmuşum geçmişin dalına dakurtulamamah bayırlarkara lastik, sarı böcek çayır ayında esen rüzgârnedir istediğin bendenelimdekülden başka ne var

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir