Senice

senden evvel
öylesine geçiyordu zaman
yiyorsun içiyorsun
işin oluyor olmuyor
zor ya da kolay yaşıyorsun
yıl ay
gün ve gece
ömür tüketmece

sen gelince
yani yanıma
yani canıma
yani içimde dolaşınca
değişti zaman
yemek öyle bildiğin gibi değil
elli gram bazen çok bazen az geldi
yaşamak oldu seninle aldığım her nefes
ömür ne gün ne gece
sadece ve sadece
senice

ve anladım ki
taşa can verir heykeltıraş
tualinde dünyayı dolaşır ressam
şifa bulur hasta
ve ateş çiçek açar tavınca
ve demir erir avucunda ustanın
sen gibi sevince.

3. sayıdan

Similar Posts

  • Yorgunluk

    Yorgunluk hırpalanmış sığıntı çocuknaftalin kokuları uçuşu küflü zamanlarıntalan edilmiş düşlerden eksilmeyensilik ve ezik kaldırım taşları ağırlığı bir gülüş çığlığı ararken mevsimsizyalanların menevişli albenisindeyürüdüğün dikenli dağ patikasıkaybolan tutsak kuşlar tepesi hanay evler büyütüyor suskunluğugünah sesleri dağılırken etrafaherkes ıslanır apansız yağan yağmurdabundandır buğday başaklarının boyunbükmesi güneş inerken sessiz sedasız yorgunluk akortsuz mandolin sesidirazat edilmiş notaların çaresizliğindegöçmen kuşlar…

  • Düşünemiyorum

    Adı yazmadı hiç tutku üzerineSanıysa bulutlara karışmışDokunsan göl oluyor gözleriSussan biçareTerkisinde azık yitikDolambaçlı sözleriDüşlerinde her şey bitikYaşamak tezgâhta ölüÖmürler hep gedikDüşünemiyorum Esiyor inceden bir yoksullukEserinde tohum ne gezerBazen susar güneşe bakıpGönül yumağını özlem ezerGeliverse bir avuç sevinçSanki göğe çıkar nutkuBeklerken yürek acıyı sezerAğlamakla gülmek arası bir şeyİnanmaz yanmazÇarmıha gerilmiş utkuYürek zaten dayanmazDüşünemiyorum Çalınmış toprağa kederGönlü…

  • çıtayı daha yükseğe çıkarmak (2)

    6-Kitaptaki her bir hikâye kendi içinde farklı protipler ve dokunuşlar barındırıyor. İkinci hikâyemiz, “Bir Eylül Cemresinin Hazin Sonu”nda hayattan sıyrılmayı, bir an için kendi dünyasında sırladığı hayâlleri, yetenekleri yaşama geçirmek isteyen bir insanın çırpınışlarına şahitlik ediyoruz. Özellikle bu hikâyeyi kurgularken neler düşündünüz?Her insanın yolu en az birkaç kere budanmış ümitlerden, yanlış zamanda düşen cemrelerden mutlaka…

  • Sadece Bir Masal

    Bir çıkış kapısı arıyor insanlık. Kırk kapının her birinde kırık kilit. Bütün uğraşları bir kilit, bir kapı. Ömürler beyhude gelip geçiyor. Bir sahnen var seyircisi bile olmadığın. Uzaklara bakan gözler nerede? Hayaller, umutlar hazan yaprakları gibi uçuştular aramızdan. Nehirler kurudu, su sesine hasret kaldık. Damla damla birikirdi her masal. Masallardan öykülere uzanan köprüler yıkıldı. Bu…

  • yaşadığımı hatırla

    “Meselem kadar hürüm” demek, “Meselem kadar varım” demektir aslında. Varolma şanssızlığını tadan her insan, kendine bir mesele edinir. Bu mesele kimi zaman siyasi olur, kimi zaman aşk meşk, kimi zaman da din. Lakin her insan, bu sonsuz boşlukta kendini meşgul edecek bir düşünce, hayatlarını adayabilecekleri bir ülkü peşindedir. Bu işin kolayına da kaçmaktır aynı zamanda….

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir