Neva Müzik Atölyesi
KORO MÜZİĞİ VE KORO KÜLTÜRÜNÜN TOPLUMSAL YAŞAMA ETKİLERİ
Kültür toplumların kendilerine özgü olan ve nesilden nesile aktarılan geleneği, göreneği, duyuş ve düşünüşü, sanatı, manevi değerleri’dir.
Koro, birden fazla kişinin aynı anda bir müzik eserini icra etmek amacıyla oluşturdukları topluluktur.
İnsanlar arasındaki ortak duygu ve düşünceler doğal olarak birlikte şarkı söylemeyi yaratmıştır.
Koro, bir anlamda müzikal olarak bir sivil örgütlenmedir.
İlk koro kavramı M.Ö. 3000 yıllarında Mezopotamya’da dinsel törenlerde ortaya çıkmıştır.
Avrupa kültüründe koro kavramı Hristiyanlıkla başlamış, kilise şarkıcılarından oluşan topluluğa ‘choros’ denmiştir.
Din dışı şarkıların seslendirilmeye başlamasıyla bu topluluklara ‘koro’ denmiştir.
Kültürü yayma aracı olarak müzik dili diğer dillerden daha etkili olmuştur ki, müzik dili; insanı hayvandan ayıran en önemli özelliktir.
Kültürün en küçük toplumsal örneğini oluşturan korolar, ses, söz , ritm ve beden dilinin kullanıldığı bir koro dili oluşturur.
Koro dilini iyi kullanan topluluklar, kültür aktarımını bir o kadar verimli yerine getirir.
Kesin bilgi olmamakla birlikte, Almanya’da 60 bin ,Fransa’da 20 bin Bulgaristan’da 10 bin olmak üzere dünyada 1 milyon koro olduğu tahmin edilmektedir.
Her koroda 50 kişi olduğunu varsayarsak, korolarda demokratik yapı içinde üretme, yönetme, paylaşma bilincine ulaşmış 50 milyon kişiden söz edilebilir.
Korolardaki yaş gruplarına bakıldığında, %75-80 inin çocuk ve genç yaş grubundan oluştuğunu söyleyebiliriz.
Bu sonuç bir anlamda ,toplumsal değişim ve gelişimin çocuk ve gençlik korolarında başladığı gerçeği ile karşılaşırız.
Koroların kültürel aktarım ve paylaşıma olan etkisine kendi toplumumuzdan bazı örneklere bakalım.
Çocukluk ve gençlik yıllarımızda korolardan dinlediğimiz İstiklal Marşı, 10. Yıl Marşı gibi marşlarla bağımsızlık ve Cumhuriyetimizin değerini kavradık.
Yüce önderimiz Atatürk için bestelenen ‘Biz Atatürk gençleriyiz’ gibi marşlar Atamıza olan sevgimizi pekişirdi.
‘Bir dünya bırakın biz çocuklara’ şarkısı evrensel barış ve kardeşlik duygusunu bilinçaltımıza yerleştirmiştir.
“Mini mini bir kuş donmuştu”, “Hayvanları sevelim”, ”Türkiye’ni temiz tut, yeşili koru” gibi şarkılar çevre bilincinin oluşmasına katkı sağlamıştır.
TÜRKİYE’DE ÇOCUK VE GENÇLİK KOROLARININ DÜNÜ VE BUGÜNÜ
Kültürel gelişime değer veren toplumlar koro bilinciyle çağdaş uygarlık seviyesine daha çabuk ulaşmışladır.
Tekrar vurgulamak gerekirse, başta çocuk ve gençlik koroları olmak üzere koro bilinci bir toplumun müzik yaşamını etkiyen ve bu yaşama süreklilik getiren kuruluşlardır diyebiliriz.
Ülkemizde Cumhuriyetle birlikte Musiki Muallim Mektebi ve Ankara Devlet Konservatuarı, çocuk koroları için önemli görev üstlenmişlerdir.
Ankara Devlet Konservatuarı mezunu olan Muzaffer Arkan 1965 yılında Ankara Radyosu Çocuk Korosu’nu kurmuştur.
Bu koro, 10 yıl kadar Radyo Çocuk Saati Korosu olarak çalışmasını sürdürmüştür.
70’li yıllar çocuk korolarının kurumsallaşma dönemidir. Cenan Akın 1975 yılında ilk özel sektör korosunu “Akbank Çocuk Korosunu” kurmuştur.
1970’li yılların başında Saip Egüz başkanlığındaki bir kurul tarafından geliştirilen proje, 4 yıllık değerlendirme sonucu ,TRT Müzik Daire Başkanlığına getirilen Gazi Eğitim kökenli Cavidan Selanik döneminde kabul edilmiş TRT Çocuk ve Gençlik korolarının kurulmasına fırsat verilmiştir.
1979 yılında yine Saip Egüz danışmanlığında, Taner Solukçu ve Gülşen Şimşek eğitmenliğinde ,TRT Ankara Radyosu Çocuk Korosu ve Televizyon Çocuk Korosu kurulmuş; Bu korolar 1982 yılında birleştirilerek “TRT Ankara Çocuk Korosu” olmuştur.(Ben de bu koronun minik bir koristiydim)
TRT Ankara Çocuk Korosu, Türkiye’de ilklere imza atmaya devam etmiş ,televizyonda ‘’Haftanın Şarkısı’’ adlı programla her Cuma günü çocuk şarkılarını seslendirmiş ,yine radyoda da çocuk programları yapmıştır. Hatta bir de 45’lik çocuk plağı çalışması yapılmıştır.
TRT tarafından 1979 yılında ilki düzenlenen 23 Nisan Uluslararası Çocuk Şenliği’nde dünya çocuklarına ev sahipliği etmiş, TBMM’deki gala gecesinde ve Seğmenler Parkı, Sıhhiye Meydanı, Sakarya meydanında açık hava konserleri verilmiştir. TRT Ankara Çocuk Korosunun kuruluşunun ardından TRT İstanbul Çocuk Korosu kurulmuştur.
1990 ‘da Ankara Devlet Çoksesli Korosu bünyesinde bir çocuk korosu, ardından İzmir’de benzer şekilde İzmir Radyo Televizyonu ve Devlet Opera Balesi bünyesinde koro örgütlenmeleri olmuştur.
TRT Ankara Çocuk Korosunda yetişen ve ses mutasyonunu tamamlayan gençler için, TRT Ankara Çoksesli Gençlik Korosu kurulmuştur. Koronun şefi olan Mustafa Apaydın 1989 yılında Türkiye Polifonik Korolar Derneği’nin (TPKD) de kuruculuğunu yapmıştır.
TPKD bünyesinde çocuk ve minikler koroları da çalışmalarına başlamıştır.
TRT çocuk ve gençlik koroları, ülkemizde çağdaş müziğin yerleşmesi, gelişmesi ,çocukların ve gençlerin zihinsel ve psiko-sosyal gelişimi açısından önemli katkılar sağlamıştır.
TRT Çocuk ve Gençlik Koro’larında eğitim alan, bugün müziğimize profesyonel olarak katkı sağlamaya devam eden bazı arkadaşlarımı sizlerle paylaşmak isterim.
Fazıl Say, Serenat Bağcan, Sibel Tüzün, Cenk Eren, Murat Bulgak, Gülyar Balcı, Ezgi Gönlüm, Bora Gürleyen, Ceren Üstün, Betül Özdemir, Vildan Kanlı, İpek Çeken, Mutlu Özel ilk aklıma gelen isimler.
Ben ve arkadaşlarım TRT Ankara Çocuk ve Gençlik Korolarında yetişmiş, Türkiye’de koro kültürünü alma şansına erişen ilk çocuklardık.
Bugün, bazılarımız müzik dışında farklı alanlarda meslek sahibi olsak da ,
hepimiz kendi çapımızda birer müzik neferiyiz.
Müzik hayatımızda her daim sığınılacak bir limandır.
Ne mutlu ki; günümüzde korolar sayıları artarak, kültürümüzü yaymaya ve çağdaş yaşama katkıda bulunmaya devam etmektedir.
NEVA MUSIKİ ATÖLYESİ’NİN KURULUŞU VE MEVCUT ÇALIŞMALARI
TRT Ankara Çocuk ve Çoksesli Gençlik Koro’larında koro kültürünü alan ilk çocuklardan biri olarak hayatımın her döneminde müzik ve koro çalışmaları var oldu.
Müzik eğitimine Saip Egüz, Nevit Kodallı, Muammer Sun, Erdoğan Okyay, Taner Solukçu gibi duayen batı müziği otoriteleri ile başlayıp; Prof. Dr.Nevzat Adlığ, Erdinç Çelikkol, Sadun Aksüt, Avni Anıl gibi Türk Müziğinin duayen üstatları ile devam ettim.
Çocukluk ve gençlik döneminde aldığım batı müziği ve çoksesli müzik eğitiminin yansıra Türk Müziği Konservatuarı ‘nda ses ve şan eğitimi aldım.
Profesyonel kariyerimi orta ve üst düzey banka yöneticisi olarak sürdürürken, müzik amatör olarak hayatımın her zaman bir parçası oldu.
Pandemi sürecinde 2021 yılında, dost meclisinde aldığımız bir kararla, mevcut koro sisteminden farklı bir yapıda ve bir sosyal sorumluluk projesine hizmet etmek alt amacı olan müzik çalışmaları yapmak üzere ‘’NEVA MUSİKİ ATÖLYESİ’ni ’’ kurduk.
Atölye çalışmalarımızı Çayyolu’nda Çankaya Belediyesi Ek Binası 5.katta sürdürüyoruz.
Üyelerden topladığımız katkılarla LÖSEV’e bağış yaparak, minik hayatlara karınca kararınca dokunmayı amaçlıyoruz.
Atölyemizin çalışma sistemi şöyle;
Klasik korolarda her dönem için 20-30 eserden oluşan bir repertuar hazırlanır ve yaklaşık uç ay boyunca aynı repertuar çalışılır ken ;
Neva Musiki Atölye’mizde, daha çok tematik müzik çalışmaları yapıyoruz ve bu çerçevede her hafta yeni repertuar oluşturuyoruz.
Temalarımız:
Farklı makamlarda veya ünlü bestekarlarımızın eserleri,
fasıl çalışmaları olduğu gibi, kimi zaman bahar şarkıları, Atatürk’ün sevdiği şarkılar, Yeşilçam şarkıları, klasik türkülerimiz, tangolarımız kimi zaman da pop şarkılarımız oluyor.
Atölye üyelerimizle koro çalışması yanı sıra bireysel çalışmalar da yapıyoruz.
Üyelerimizin her biri özgürce kendini ifade edebiliyor, eser seçimlerini yapabiliyorlar ve solistlik deneyimi yaşayabiliyorlar.
Ben de atölyenin yöneticisi olarak üyelerimize ses, fonetik, nefes, tavır gibi konularda müzik koçluğu yapmaya çalışıyorum.
Atölyemizde müziğe gönül vermiş, müzik kulağı ve ritm duygusu gelişmiş, yeterli sese sahip kişilerle
Çalışıyoruz. Hersey’den önce grup çalışmasına uyumlu kişileri aramıza kabul ediyoruz.
Belirli bir müzikaliteyi yakalamak üzere çalışırken, bir yandan da bir neva ailesi ruhu ile özel yaşamlarımızda da birbirimizle zaman geçiriyor, yemekler, gezilerle hoşça vakit geçiriyoruz.
Önümüzdeki yıl
Bir çocuk atölyesi kurarak, çocuklarımızın özgüvenli, kendini ifade edebilen, ekip içinde uyum içinde var olabilen, müzik kültürü almış, ATATÜRK sevgisi ile yetişmiş bireyler olmalarına katkıda bulunmak istiyoruz.
LÖSEV’le işbirliğimizi geliştirerek ortak etkinlikler organize etmeyi,
Sosyal sorumluluk ilkemize istinaden diğer sivil toplum kuruluşları ve vakıflarla projeler geliştirerek, konserler vermeyi hedefliyoruz.
4. sayıdan