Cüneyne Yazılar

  • On Altı

    Profesör gözlerini açtı. Işık gözünü alıyordu. Koluna bağlı olan serumu ve başında bekleyen beyaz gömlekli iki hemşireyi zor seçebildi. Şimdilik tek hatırlayabildiği en son dumanlı bir odada bulunduğuydu. Doktorlar olanları anlattı, üzerindeki şoktan kurtulmaya çalışıyordu. Anlattıklarına göre bir deney üzerinde çalışırken patlama sonucu iki gün boyunca komada kalmıştı. Sanırım birkaç gün daha hastanede kalmalıydı O…

  • çıtayı daha yükseğe çıkarmak (2)

    6-Kitaptaki her bir hikâye kendi içinde farklı protipler ve dokunuşlar barındırıyor. İkinci hikâyemiz, “Bir Eylül Cemresinin Hazin Sonu”nda hayattan sıyrılmayı, bir an için kendi dünyasında sırladığı hayâlleri, yetenekleri yaşama geçirmek isteyen bir insanın çırpınışlarına şahitlik ediyoruz. Özellikle bu hikâyeyi kurgularken neler düşündünüz?Her insanın yolu en az birkaç kere budanmış ümitlerden, yanlış zamanda düşen cemrelerden mutlaka…

  • Tanrılar Çağırıyor

    Tanrılar çağırıyor Nemrut’un yükseklerinde güneşe sarıldıkları yerdeÇağırıyor tanrılar…Ebabil kuşlarının muhteşemliğinde…Mezopotamya’nın yemyeşil vadilerinin Perçenek’le buluştuğu…Geniş verimli düzlüklerde sesleniyorlar.Tanrılar gözleri çukur şafakların tan yeriyle buluştuğu mavilikte…Çağırıyorlar beni…Sesleniyorlar birer birer …Delercesine kulakları sesleniyorlar zirvenin esintisiyle çağırıyorlar tanrılar ısrarla inançla…Gün doğumu ve batımlarında yankılanıyor inceden isyankar sesleri. Yüreğimde yüreğimi oyarcasına…Gideceğim bir şafak vakti giyinip al fırfırları olan hasret dolu…

  • Yol

    Vakit dar,Yollar ise yine o bildiğin çamurlu ve bozuk,Yollar keşmekeş, yollar viran,Uzaktan bakarsan ay gibi ışıldak,Yakına gelince şayet yamalı bir heybe,O yollar yok mu?Üzerine milyonlarca ayağın bastığı,Arabaların, bisikletlerin, yığınla taşıtın bir o yana bir bu yana gezdirip durduğu,Dar vakitle mücadele ettiğin yol,Bazen nefret ettiğin, bazen taze ekmek kokusu kadar sevdiğin,Bir yere gittiğine inandığın ama hep…

  • düşürmüştü

    patlamalar ve tüfek sesleri arasında terk etti kentiarkasında kaldı acılar demeyi arzulardıoysa geride kalan yalnızca anılardıanılar arasında çocukluğuanılar arasında doğduğu evbirlikte oynadığı cıvıltılı seslerannenin yemeğe gel çağrısıbir de müzik öğretmeninin büyük bir istekle öğrettiği ezgi acılar mıgeride kalmamıştıdaha çok yaşanacaktı sığındığı her kapı buz tuttukça patlamalar ve makineli tarakaları delmiştianıları annesinin sesini ve sınıfında aklına…

  • Neva Müzik Atölyesi

    KORO MÜZİĞİ VE KORO KÜLTÜRÜNÜN TOPLUMSAL YAŞAMA ETKİLERİ Kültür toplumların kendilerine özgü olan ve nesilden nesile aktarılan geleneği, göreneği, duyuş ve düşünüşü, sanatı, manevi değerleri’dir.Koro, birden fazla kişinin aynı anda bir müzik eserini icra etmek amacıyla oluşturdukları topluluktur.İnsanlar arasındaki ortak duygu ve düşünceler doğal olarak birlikte şarkı söylemeyi yaratmıştır.Koro, bir anlamda müzikal olarak bir sivil…

  • Tersine Akıyor Kadran

    Arkasına bakmıyor zamanGözünde kanla uyanıyorGelecek/ anı beklemiyorÖrtüyor delicesine yıldızlarıTersine akıyor kadran Dilimde bilmediğim sessizlikİçime akıyor heveslerIslak ve çıplakSokak kadar yakınŞehrin kadar uzak Sinsi hışırtılarVuruyor yaralarımaAklım yaz yağmurlarındaRuhum ağlamaklı/ kaldırımdaki o kıza Ardıma dökülen gölgeVe sırtında birkaç damla ışık Aşk çölünde ruh yaşar mıAç gözleriniÇalınmış hayata gömme nefesiUçuk kaçık hayatın değilsin esiriTut/ gök kuşağınıZamanın katı toprağına…

  • Dağdere

    “Dağdere,su istersen işte dere,ekmek istersen Allah vere,yatak istersen geldiğin yere “ Köye gelen kaymakam,muhtarın evinde sıcacık otururken, şoförü jeepde unutmuşlar ve sabaha kadar orada kalmış. Puslanan araba camına da bu dizeleri yazmış. Hiç kimse onu çağırmayı akıl etmemiş. Kırşehir’in Aydınlar kasabasında öğretmenlik yapıyordum ve aynı yerde görev yapmaktan sıkılmıştım. Yaz tatilinde gittiğimiz Karaburun ve çevresindeki…

  • Yasak Elma

    “Kız, gözü kör olası, kalk sobaya odun yedir.”“Sancım var anne, yerimden kalkamıyorum.”Annem terlik fırlatıyor kafama. Ben de günahımı tuta tuta odun atıyorum sobaya. Sonra gidip yatıyorum divana. Gözlerim takılıyor anamın topuklarındaki derin çatlaklara. Cenin şeklinde büzülüp “Anne elma var mı?” diye soruyorum.“Kız para mı var, yarın alırız ancak.” diyor.Canım kaç gündür elma çekiyor. Hararet içimi…

  • ateşin böcekleri

    uyku gözlerimde ısrarlı konukkapalıyım konuşan kendimeiçim çekiliyor, kin tutabilir beniseherle kucaklaştığım saatler nerede derinleşiyorum durmak bilmedengecenin zorba mahkumluğundaama bir o kadar da mahzun yanındadinginliği ise aranılan sığınak raks edip, benden şarkılar söyleyenateş çemberindeki ateşin böceklerigözlerimle gök arasındauyanık halimin büyülü kârı ânı solurkengece güzel bir mey oluyorbir ışık serpiliyorkendimi aradığım suların üzerineyok ikendönüşümle pencereni aç 4….