eve dönüş

(koronaya)

karşımızda göremediğimiz bir düşman
saldırdıkça bize
çekildik evimize

evimiz ki unuttuğumuz
artık sadece uyuduğumuz
dört duvara dönmüştü

karşımızda tanımadığımız bir düşman
hatırlattı bize bizi
unuttuğumuz evimizi

evimiz ki
maskesiz dolaştığımız yegâne mekân

2. sayıdan

Similar Posts

  • On Altı

    Profesör gözlerini açtı. Işık gözünü alıyordu. Koluna bağlı olan serumu ve başında bekleyen beyaz gömlekli iki hemşireyi zor seçebildi. Şimdilik tek hatırlayabildiği en son dumanlı bir odada bulunduğuydu. Doktorlar olanları anlattı, üzerindeki şoktan kurtulmaya çalışıyordu. Anlattıklarına göre bir deney üzerinde çalışırken patlama sonucu iki gün boyunca komada kalmıştı. Sanırım birkaç gün daha hastanede kalmalıydı O…

  • CANAN SANLI İLE EDEBİYAT VE ŞİİR ÜZERİNE

    Ş. Akbaba: Sizi tanıdıkça ne kadar çalışkan, verimli ve başarılı bir yazar, şair olduğunuzu gördük. Şiir kitaplarınızın yanında inceleme kitaplarınız da var. Şiirle başlayıp araştırma incelemeye doğru giden yolculuğunuzda şiir ve incelemenin yeri nedir, aralarındaki iletişim nasıldır? C. Sanlı:Değerli sözleriniz ve nazik değerlendirmeleriniz için içtenlikle teşekkür ederim. Edebiyatın o uçsuz bucaksız evreninde var olmaya ve…

  • kimbilir kaç kerte atladık güzelliklerden

    Kim diyorBiz hiç ölmedik-Öyle bir öldük’lerleÖldük kiYaşamak sanıyoruzÖlmüş’lüğümüzü!Bir yanımız ‘hayır’ diyorBir yanımız ‘evet’Hiç de kolay olmadı:Yırtıldı yüreğimizin çeper’leriSıyrılamadık bir türlüSıyrılamadıkBizi ölüme yontanEllerimizden!Yaka-yıka dünyayıYalanlarla törpülüyoruz içimizi:‘Yaşıyoruz işte’ diyor bir yanımızÖlüyoruz oysaki!Bir o hayır, bir bu evetBir cehennem buCehennem! Körük’ler har’lıyor ateşiİnip kalkıyor örs’lerde çekiç’lerÇeliğin hasına dönüşecek demirBasma, desen, suya- boşunaBasıyor suya:İşte ellerimizde kılıçİşte cehennemin iki atlı’sıİşte…

  • Püsür

    Işıkları söndürelimŞamdanların titreyen alevleriIsıtsın bizi.Devinen şehrin karanlık sokaklarındaAdımız yankılansınYaşımız hep aynıÜstümüz kirli kalsın. Son nefesimizde çağıralım mutluluğuTenimizi bahar yağmurlarında yıkayalım.Efsunkâr hayatlarda büyümedik belkiCiğerlerimiz küf ve rutubet kokusuYastığımızda abanoz sertliği. Hayallerimiz viranelerdeEskidi eşya gibiYıprandık mı büyüdük mü muammaBu yüzdendir münzevi oluşumuz. Hayat ne can sıkıcı şeyÇocukların oyuncakları örselenirkenVe kötüler kazanırken daima. Biz bu gece ışıkları söndürelimPazen…

  • yaşadığımı hatırla

    “Meselem kadar hürüm” demek, “Meselem kadar varım” demektir aslında. Varolma şanssızlığını tadan her insan, kendine bir mesele edinir. Bu mesele kimi zaman siyasi olur, kimi zaman aşk meşk, kimi zaman da din. Lakin her insan, bu sonsuz boşlukta kendini meşgul edecek bir düşünce, hayatlarını adayabilecekleri bir ülkü peşindedir. Bu işin kolayına da kaçmaktır aynı zamanda….

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir