eve dönüş

(koronaya)

karşımızda göremediğimiz bir düşman
saldırdıkça bize
çekildik evimize

evimiz ki unuttuğumuz
artık sadece uyuduğumuz
dört duvara dönmüştü

karşımızda tanımadığımız bir düşman
hatırlattı bize bizi
unuttuğumuz evimizi

evimiz ki
maskesiz dolaştığımız yegâne mekân

2. sayıdan

Similar Posts

  • Yıldızlar Sönerken

    dağlar nasıl kayboluyorsa gözden yavaş yavaşöyle kayboluyor yüreğimden izlerinsesin, sihrin her şeyinakşam oldu olacako soğuk karanlığı sarıyor tenimi – evreninyıldızlar sönükyıldızlar yetim denizin göğü öptüğü bir yer varorda demleniyor sabah eminimgün doğdu doğacakkutuplar yer değiştiriyor rüzgâr kuzeye dönmüşkuşlar uçuşuyor içimde rengârenk kuşlaro sonsuz çekimi sarıyor hevesimi-evreninsöz sönüksöz yetim ben şimdi sana ne diyeyimben şimdi sana…

  • düşürmüştü

    patlamalar ve tüfek sesleri arasında terk etti kentiarkasında kaldı acılar demeyi arzulardıoysa geride kalan yalnızca anılardıanılar arasında çocukluğuanılar arasında doğduğu evbirlikte oynadığı cıvıltılı seslerannenin yemeğe gel çağrısıbir de müzik öğretmeninin büyük bir istekle öğrettiği ezgi acılar mıgeride kalmamıştıdaha çok yaşanacaktı sığındığı her kapı buz tuttukça patlamalar ve makineli tarakaları delmiştianıları annesinin sesini ve sınıfında aklına…

  • Kadim Kent Antakya

    tembel öğrenciler gibiokuldan kaçmış halimizlene yapacağımızı bilmedentepedenseyrediyoruzkadim kentAntakya’yıhayırnasıl başlayacağımızı bilemiyoruz sokaklarında dolaşmanınkuş olsak diyoruzgüvercin gibi taklalar mı atsak yoksaağaç olsak tepelerden gölge verenyağmur olsak damla damlakiremitlerle söyleşenya da bir evin avlusunda yediverenuç uç böceği ile göveren öyle işteavare avareeller ceptehava soğukyakamızı birleştiriyoruz dagökyüzü bizden evvelinmiş bu şehreaslında bir kahveiyi gelecekavuçlarımızagözlerimizeyüreğimizeve bu kadim kenteilmek atmış bütün…

  • anne kedi

    Hastane odasındaki elli iki ekran televizyonda gözlerini sonuna kadar açıp televizyona baksa bile hiçbir şey göremiyordu. Görüntüler ve sesler bulanık bir şekilde değişiyordu. Onunsa aklında tutamadığı sözler vardı, gerçekleştiremediği hayaller… Sürekli yaptıklarının ve yapamadıklarının muhasebesini yapıyordu yorgun zihninde. Neden kendi hayatında söz sahibi değildi sanki? İçine çekildiği yoklukta, sahiplenemediği kimsesizlikte neden istediklerini rahatlıkla yapamıyordu? Bu…

  • kelebek mutluluğu

    kendi içime çekilmiş sürgünlerdeyimuzaklaşmaktı belki de niyetimhoyrat zamana karşı bu bir dik duruşsönmemiş içimde taşıyorum insanı bıkmadan sinüsleri dolu bu dünyadayeterince özgür acayiplikler varacıyanlarımız gibiacıyanlarımız söndürüyor gözümüzdeki ferirüyaların işgalinde uykular bu yüzdenhep bir keşif halindeyiz rüzgârın diline dolanan sayfalar uçuşuyorhiçliğin uğultusundaböyle bir an yaşamak da varakıllara ziyanayağa takılan taşları dizmek de var an olur ve…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir