Püsür

Işıkları söndürelim
Şamdanların titreyen alevleri
Isıtsın bizi.
Devinen şehrin karanlık sokaklarında
Adımız yankılansın
Yaşımız hep aynı
Üstümüz kirli kalsın.

Son nefesimizde çağıralım mutluluğu
Tenimizi bahar yağmurlarında yıkayalım.
Efsunkâr hayatlarda büyümedik belki
Ciğerlerimiz küf ve rutubet kokusu
Yastığımızda abanoz sertliği.

Hayallerimiz viranelerde
Eskidi eşya gibi
Yıprandık mı büyüdük mü muamma
Bu yüzdendir münzevi oluşumuz.

Hayat ne can sıkıcı şey
Çocukların oyuncakları örselenirken
Ve kötüler kazanırken daima.

Biz bu gece ışıkları söndürelim
Pazen yataklarda uyuyalım
Yaşımız hep aynı
Üstümüz temiz kalsın

2. sayıdan

Similar Posts

  • 15 Hazi(n)ran

    Sana x geçip gid(em)iyor günler. Her sabah sesinle uyanırken üstelik. Ve yan yanarken dahi sana yeniden kavuşabilmeyi hayal ederek. Her gün ortasında senden ayrı düşerek bekliyorum seni. Hiç beklenmeyerek ve gerçekleşmeyecek bir günü tek başıma özleyerek…. Umutsuz şeyler yazmayı sevmiyorum aslında. Ne karamsar ne kötümser ne de felaket habercisiyim. En çok istediğimdi, tarihime kendime dair…

  • düşürmüştü

    patlamalar ve tüfek sesleri arasında terk etti kentiarkasında kaldı acılar demeyi arzulardıoysa geride kalan yalnızca anılardıanılar arasında çocukluğuanılar arasında doğduğu evbirlikte oynadığı cıvıltılı seslerannenin yemeğe gel çağrısıbir de müzik öğretmeninin büyük bir istekle öğrettiği ezgi acılar mıgeride kalmamıştıdaha çok yaşanacaktı sığındığı her kapı buz tuttukça patlamalar ve makineli tarakaları delmiştianıları annesinin sesini ve sınıfında aklına…

  • sevgili dostum söğüt ağacı

    Söğüt ağacı gizemli bir ağaç, bir şekilde herkes söğüt ağacının büyüsüne kaptırıyor kendini. Yücel Kayıran da, belki de söğüt ağacının bu gizemli etkisine kapılarak kendine kızarak başladığı Hesaplaşma adlı şiirini anneannesini anarak huzurlu bir şekilde bitirebilmiş. Gerçekten de, söğüt ağacı kimine kaybettiği yakınlarını anımsatır, kimine çocukluğunu, kimine memleketini… Ancak şurası kesindir ki, onu seven veya…

  • Senice

    senden evvelöylesine geçiyordu zamanyiyorsun içiyorsunişin oluyor olmuyorzor ya da kolay yaşıyorsunyıl aygün ve geceömür tüketmece sen gelinceyani yanımayani canımayani içimde dolaşıncadeğişti zamanyemek öyle bildiğin gibi değilelli gram bazen çok bazen az geldiyaşamak oldu seninle aldığım her nefesömür ne gün ne gecesadece ve sadecesenice ve anladım kitaşa can verir heykeltıraştualinde dünyayı dolaşır ressamşifa bulur hastave ateş…

  • iyiyim seni beklerken*

    Bugün buluşalım, sözcüklerini de getir‘aşk’ olsun ama ‘karanlık’ olmasın aralarında‘savaş’ olmasın, ‘ölüm’ olmasın.Seninle birlikte ‘yağmur’ da gelsin‘kediyi’ de unutmaduyduğun ‘toprağın sesi’hayat diye mırıldan. Bedeli ödenmiştir, daha da ödenecek‘özgürlük’ senin gülüşün olsunavuçlarında ‘gökyüzü’gelirken işçilere de uğraonlara bırak ikimizin kalbini. İnsan bir sözcük olarak doğarsonra anlamı büyür, zedelenmesinçocuğuna da söylesözcüklerin saçlarını tarasınkitap okurken silsin bazılarınıyeniden yazsın ama…

  • isyan ve ateşe lirik bir övgü: şimdi isyan şimdi ateş, günah ve kedi

    İsyan da ateş de karşı duruş, kabullen:emek, öfke ve umut üzerine kurulu birer yoğunlaşmış lirizmdir. Veysel Çolak, ‘Şimdi İsyan Şimdi Ateş’te düşünerek yandığı kadar, hatta çok daha fazlasıyla duyup da yanmakta.Bir eser adı olarak ‘Şimdi İsyan Şimdi Ateş’ üç sözcüğün bileşimi: şimdi, isyan ve ateş.Şimdi içinde bulunulan, hakkının teslim edilmesi gereken zaman dilimidir. Binlerce yıldan…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir