Bu Gece Sizin Artık

Bu gece sizin artık, her haliyle.
Yıldızlar sizin
Ay sizin
Karanlık sizin
Sessizilik sizin
Huzur sizin

Bu gece sizin artık
Kullanın hunharca
Uzanın yatağa
Yastığı çift tutun
Ağrımasın boynunuz
Bırakın yorganı
Sıcak zaten, özgür olun
Kadifemsi bir rüya hazırlayın
Nehirler aksın baldan
Bülbüller uçsun güllere doğru.
-Yusuf’u kuyuya at- diye sayıklasın bir kuş .
Ağlamaktan kör olsun
Yakup’un gözleri
mağaraya vahiy gelsin
aşk ile kucaklasın bir ümmeti

Yüzünüzden tebessüm eksik olmasın.
Kelebekler uçuşsun karnınızda.
Papatyalar hep seviyor da kalsın.

Bu gece sizin artık, sadece sizin
Biz kapıda köle olmaya razıyız
sizin için.

  1. sayıdan

Similar Posts

  • düşürmüştü

    patlamalar ve tüfek sesleri arasında terk etti kentiarkasında kaldı acılar demeyi arzulardıoysa geride kalan yalnızca anılardıanılar arasında çocukluğuanılar arasında doğduğu evbirlikte oynadığı cıvıltılı seslerannenin yemeğe gel çağrısıbir de müzik öğretmeninin büyük bir istekle öğrettiği ezgi acılar mıgeride kalmamıştıdaha çok yaşanacaktı sığındığı her kapı buz tuttukça patlamalar ve makineli tarakaları delmiştianıları annesinin sesini ve sınıfında aklına…

  • Aksak Ayrılık Türküleri

    Ay düşer yoluma, izinisürerimSerpiştirdiğim kırıntılar kururKalabalıklara gizlenir yalnızlığımDilimde varoluş arzusu,Deli divane günDoğrulurum Radyonun kulağında kırık bir sesVarlığımıunutan bi-vefaYollarına gül döksemAsi rüzgârlar getirse yapraklarını,Günah dallarımaKavrulurum Kafam karışıkKısır zamanlar saman aleviDüş küskünü kanatsız kuşlarKimsesiz çer çöp günah yuvalarSavrulurum Kahve kokusuna sığınır dilimAh! O kiraz dudaklı çocukluğumAh! O örüklerime sığınan sevgi kokusuİliklerinde can düğmelerSokulurum Karşımda çıkmaz sokakGölgelerde aksak…

  • On Altı

    Profesör gözlerini açtı. Işık gözünü alıyordu. Koluna bağlı olan serumu ve başında bekleyen beyaz gömlekli iki hemşireyi zor seçebildi. Şimdilik tek hatırlayabildiği en son dumanlı bir odada bulunduğuydu. Doktorlar olanları anlattı, üzerindeki şoktan kurtulmaya çalışıyordu. Anlattıklarına göre bir deney üzerinde çalışırken patlama sonucu iki gün boyunca komada kalmıştı. Sanırım birkaç gün daha hastanede kalmalıydı O…

  • Eylül Şarkısı

    bir dolunaydaeskimek yokuş yukarı silik bir ezgiyleyanıklanmak şehirde düş batımı sohbetleriylekaybolmak hecelerde kısalan gölgeleriyleyürümek uzun bir yolda sessizlik şarkısıylaaklı başında umudu sırtındabuluşmak yaşamın kıyısında uzanmak gökyüzünedokunmak buluta yeniden umutlayeniden neşeyle Aslı Özer

  • Ölümlü Gölge

    herkesin derdinden pay alırkenkendini böyle neylersinsığar mı bunca yük bu kucağabu dertle nasıl gönül eylersin bırak dönsün dünyabiraz da senden yanagiden gitsin böyle giderse sensuların, yolların, güllerinhatta gölgelerin ölüsüne bileağlarsın Oya Gündüz Aksu 4. sayıdan

  • Yas

    ateş, taş, ölüm yağıyordu başımızagök ellerini kapatmış yüzüne ağlıyordukuş sürüleri, sızı yüklü bulutlar, korkulu rüzgârdöne döne çığırıyordu üstümüzdeduvarlar yalımdı, tırabzanlar köz, tavanlar korperdeler tutuşmuş çıralanmıştısadece bedenler değildi tutuşan, sular da tutuşmuştudağlar yıkılmış, seller durmuş, kayalar donmuştuölüm sepyasıyla gelmişseçtiklerini işaretlemiş alıkoymuştu. Temmuz’du, dışarıda çağıldayan bir yaziçerde önce baharlar, sonra güzler, sonra kışlaryani hayat, yani dört mevsimli…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir