Yas

ateş, taş, ölüm yağıyordu başımıza
gök ellerini kapatmış yüzüne ağlıyordu
kuş sürüleri, sızı yüklü bulutlar, korkulu rüzgâr
döne döne çığırıyordu üstümüzde
duvarlar yalımdı, tırabzanlar köz, tavanlar kor
perdeler tutuşmuş çıralanmıştı
sadece bedenler değildi tutuşan, sular da tutuşmuştu
dağlar yıkılmış, seller durmuş, kayalar donmuştu
ölüm sepyasıyla gelmiş
seçtiklerini işaretlemiş alıkoymuştu.

Temmuz’du, dışarıda çağıldayan bir yaz
içerde önce baharlar, sonra güzler, sonra kışlar
yani hayat, yani dört mevsimli gelecek
el ele bir harmandan bir kasırgaya dönen sancıda
kahrolmuş, kavrulmuş, susmuştu.

bir Kerbelâ yeter ölümün sözlüğüne
acının vahşetin kalleşin sözlüğüne
gül dalları kavurmak denk düşer Kerbelâ’ya
yolup gül boğumlarını dal uçlarında
parçalayıp ceylanları su başlarında
tayları boğdurup şahlanışında…

ey cam kırıkları soluyan kin 
öfkesi dizginsiz iblis çığlığı
gün batıyor güneş gidiyor 
yarasız yaşanası günlerden kopup

kahır bulut bulut, sızı katmer katmer / umut un ufak 
asırlara sığmayan kan davası, kan sızılı fetvalar
gözünüzde kan perde perde gerinir
ey bedeni bedende kavuran ölüm
duman duman boğduran irinli yürek
…yas buna denir.”

Bilsen Başaran

Similar Posts

  • İzsiz yara

    İzmir’deKumaşçılar Sokağı’ndaDelimsek serçe seslerini suluyor-zaman Kumruların sakinliği sinmişDilime batan sözcüklereİçimde oturan izsiz yarayaTelvesiz kahveye Ben yalnızlığın tutup elindenBuralara kadar getirdim yaTâ Lazarat’lardan hem deHelal olsun şu hayata. Fahrettin Koyuncu

  • TOMRİS UYAR’IN “TOMRİS UYAR İÇİN BİR ŞİİR KURMA ÇALIŞMASI” ÜZERİNE NOTLAR

    Tomris Uyar, İkinci Yeni şairlerinden dördüne -Ülkü Tamer, Cemal Süreya, Turgut Uyar, Edip Cansever- esin kaynaklığı yapmıştır. Bu demektir ki her birinin kalplerinde ya da akıllarında ona ait özel bir köşe vardı. Tomris Uyar uçarı ve aykırı bir kadındır. Aynı zamanda zeki ve yetenekli. Belki de onlarca neden sıralayabiliriz böylesine sevilmesine, adına onlarca şiir yazılmasına…

  • TARİFELİ İNTİHARLAR İSKELESİ

    sayfa numarası olmayan bir gününsatırbaşı sokağısararmış duvarlara sırtını yaslayan kadınlarkendi geçmişiyle konuşuyordu günleri eksik basılmış takvimlertedavülden kalkmış yollar aştımkaç nehir gördüm rüzgarlıayaksız asma köprülerde mandalsız asılı uçurumları örten gölgeler ciltlenmemiş gökyüzüherkes farklı yerinden okur sırasını geçmişinçevirdikçe iç sesimin dağılmış sayfalarınıyankısı tarifeli intiharlar iskelesi Murat Yazıcı

  • Bu Dünya Herkese yeter

    olan olur su kararır renk kararır gök kararırşaşırır kalır insandipsiz kuyulara döner yüreğiama gecenin de bir sevinci vardırakar yıldızlardan gözlerecan aydınlanır söz aydınlanır gidenler gidiyor işte gitsincanları sağ olsun gittikleri yerde her sonun da sonu vardırtan aydınlanır dağ aydınlanır su aydınlanırsabahı kucaklar insanışıkta demlenir hevesiher yolun başladığı bir yer vardıraşar gider dağlardan denizlerebulaşır sevinç insan…

  • Fırtınadaki Gemi

    kadınlar vardır kiummanlarda en büyük fırtınadırlarkadınlar vardır kiaşkın esrik gemisinibir bakışta batırırlar ben ki fırtınadaki gemiydimsen ki dalgaları minare boyunda fırtınaöyle bir estinöyle bir estin kigömüldüm aşkın ummanına kadınlar vardır kibir bakışta dağları yerinden oynatırbir bakışta kanımıza girerlerela vurgunlarda gözlerinin fermanıbedenimizden kanlı lokmalar gibi giderler alıp başını gittinmezarım oldu ayaklarının izigözlerinin elasıyla biçildi kefenimalıp başını…

  • Edebiyat ve Psikoloji

    Edebî Eserler, telafi mekanizmasının ürünü müdür?Freud’a göre yazar “içgüdülerinden kaynaklanan isteklerini, toplumun zorlamasıyla baskı altına alması gerektiği düşüncesini kabul edip gerçeklere yüz çeviren, sınırsız isteklerini, erotik duygularını bir hayal âleminde tatmine çalışan kimsedir.” (Freud, Psikanalize Giriş, 204) Buna göre günlük yaşamda doyum olanağı bulamayan istekler, beklentiler düş yoluyla doyum arar. O halde Yahya Kemal Beyatlı’nın…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir