O Gece

Ben aslında hiçbir canlıyı öldürmek istemem. Tabi ki oldu hatalarımız. Bazen bir sineği bazen bir karıncayı nadiren örümcek öldürdüm. Sineğin kanat sesine, karıncaların istilacı çeteler gibi saldırmasına, örümceğin tam evimizin köşesine ağlarını örmesine kızdık kimi zaman. Oysaki onların bizim kızacağımızdan haberi var mıydı? Sinek vızz vızz uçtuğu odanın, karıncalar saldırdığı, yere düşmüş Karpuz çekirdeğinin, örümcek ağlarını kurduğu tavan köşesinin bize ait olduğunu, bizim evimiz olduğunu biliyor muydu? Bilmiyordu. Suçsuz yere öldürdük onları. Ve arkamıza bile bakmadık. Zaten ölmüşlerdi artık.
Fakat son hamam böceği olayında anladım ki, bir canlıyı öldürmenin ne kötü olduğunu, o ölmeyince anlıyoruz. Öldürmeye çalıştığım hamam böceği, tekrar canlanıp yürüyünce sevindim o gün. İnsanı ölüm değil yaşam mutlu ediyor. Bir böcekte olsa biliyorsun ki tekrar nefes alıyor, tekrar yürüyor, koşuyor sağa sola dönüyor, saklanacak yer arıyor o telaşla. Bir kanepenin altına giriyor ve kayboluyor. Bir yerlerde yuvası var, tehlike geçince yuvasına gidecek, belki yuvasında yumurtaları var. Yeni yavrular dünyaya gelecek.
İşte hayat devam ediyor diyor insan. Hayatın devam etmesinin mutluluğunu hissediyorsun. Bir böcek bile olsa hayatın ta kendisi oluyor o anda.
Ölüp gitseydi hiç düşünmeyecektim, onun ölümünü, evimde böcek yok artık, ev temizlendi diyerek bastıracaktım, öldürmenin sanki mantıklı bir nedeni varmış gibi kendimi haklı görecektim. Ölüp gitseydi umurumda olmayacaktı. Öldürüp gitmiş olacaktım. Hayatın güzelliğini hayatta kalan bir böcek gösterdi o gün bana. Ölü numarası yapıp sonra tekrar fırsat bulunca koşarak kaçan, neşeyle kaçan, çılgınca saklanacak yer arayan ö böcek, hayatın anlamı gösterdi o gün bana.
Ölümün kötülüğü, ölmeyince anlaşılıyor galiba. Hayatta olmanın neşesi, ölümün hüznünü ispatlamıştı.
Kaybettikten sonra değerini anlıyoruz denir ya, tekrar kazandıktan sonra da değerini yaşıyoruz. O gün odama giren bir böceği öldürmeye çalıştım, ölseydi, sessiz bir cinayetin tek tanığı ve faili olarak anlamsızca yaşamaya devam edecektim.
Ölmedi…
Ve artık hayatta kalmanın tanığı olarak devam ettim.
Kendi yok etmeye çalıştığım hayatın cezasını, hayatta kalan bir böcek sevinçli koşar adımlarla vermişti.
Artık hiçbir kitabı yarım bırakmıyorum, hiçbir akşam üstünü çaysız geçirmiyorum, hiçbir sabah o taze ağaç kokusunu içime çekip biraz balkonda oturmadan kahvaltı yapmıyorum.
Artık her kahvaltıda zeytinyağını yemeden önce, onu kokluyorum. Zeytin ağacının kokusunu içime çekiyorum.
Birkaç dostumu arayıp hal hatır soruyorum,
Güzel bir müzik dinliyorum.
Bunları yapmamak da bir cinayetti,
Sabahı ve akşamı öldürmüyorum artık.
Yaşadığımız her sabahın ve akşamın bir değeri var. Anlatmak istediği birşey var gece gündüzün, yaşamak zorundasın.
Ve artık hiçbir böceği öldürmeye çalışmıyorum.
Ya cidden ölürse?
Artık hiçbir şeyin ölmesine dayanacak kadar genç değilim. Bunu anladım.

Ülkü Kaynak Kahraman

Similar Posts

  • İçimdeki İhtilal

    kendime giden o uzun yola düştümdışarıda karmaşa… herkes dünyayı değiştirmek peşinde,kimse dokunmuyor kendi içindeki eğriye. bir su damlasının inadıyla,sabrın ve şefkatin serinliğindeyüreğimin iradesini su ile yontmak istiyorum. sert çekiçler çatlatır taşıama su, incelikle işler derine. insan dediğin bazen en sert kayadan bile katı,esnetmek gerek kalbi usul usul , ince ince… öğrendim zaman tezgahında;devrimin hası, bağırılan…

  • |

    İnce Boşluk

    yine çalmaya başladı lanet olası davullartokmağın benimle derdi ne bilmiyorumsitem dolu bir sesin vurduğu yara mı buoysa ‘sevgi sitemden doğar’ der şarkılar çoğu uçurumdur kalabalıklar yalnızlığaen iyi uçurtmalar bilir bunu gökyüzündesilinmiş mektup yaprakları, solmuş zarflarçaldığı kapının kimliğini sormaz postacılar keşke, çabuk ulaşılır olmasaydı insanlarböylece derin anlamını yitirmezdi özlemgüç de olsa ezberlenmeli aşkın parolasıkim bilir belki……

  • Bir Umut

    Vardır elbet her kederin bir çaresi,Durmasa da zaman, dönmese de geçen günler geriye…Düşler aleminden acı dünyaya uyanınca insan,Unutma, ayakta tutan umut var, sevgi var.“Merhaba” dedi yalnızlık, beni yeniden karşısında görünce.Söndü sanıldı içimdeki o son umut ışığı.Oysa haykırır insan: Göster kendini yaşam, tüm gücünle!Unutma, direnen umut var, hayaller var.Bazı yürekler vardır, memleket gibi dört bir yana…

  • Bu Dünya Herkese yeter

    olan olur su kararır renk kararır gök kararırşaşırır kalır insandipsiz kuyulara döner yüreğiama gecenin de bir sevinci vardırakar yıldızlardan gözlerecan aydınlanır söz aydınlanır gidenler gidiyor işte gitsincanları sağ olsun gittikleri yerde her sonun da sonu vardırtan aydınlanır dağ aydınlanır su aydınlanırsabahı kucaklar insanışıkta demlenir hevesiher yolun başladığı bir yer vardıraşar gider dağlardan denizlerebulaşır sevinç insan…

  • Görüntülükte Dizelerim

    Seni köleleştirmek içinİçinden çıkınca o narsistSeni uykuların uykusuna atmak içinBilinçaltı kabuslar canlanıncaBaşarmış olacaklar şeytanın işini Sen sonsuz bir özdensinGizli ışık varlığı birliğe gidensinVe dijital kuyularda bir Yusuf…İçinden çıktıkça sevgiKendini bildikçeYapmış olacaksın Yaradan’ın işini Seni özgürleştirmek içinBu dijital sınavBütünün hayrınaAdalet ve doğrulukHep birlikte yönetmekVe şeytan dedikleriŞizofren narsist gölgeYanızca bir korkulukOku görüntülükte dizelerimiHazzı seçmeden önce Cüneyt Gültakın

  • Edebiyat ve Psikoloji

    Edebî Eserler, telafi mekanizmasının ürünü müdür?Freud’a göre yazar “içgüdülerinden kaynaklanan isteklerini, toplumun zorlamasıyla baskı altına alması gerektiği düşüncesini kabul edip gerçeklere yüz çeviren, sınırsız isteklerini, erotik duygularını bir hayal âleminde tatmine çalışan kimsedir.” (Freud, Psikanalize Giriş, 204) Buna göre günlük yaşamda doyum olanağı bulamayan istekler, beklentiler düş yoluyla doyum arar. O halde Yahya Kemal Beyatlı’nın…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir