Ayakta Ölmek

Dağınık gözlerde
saklanmıyor ağlayan yürek
kurumuş yaprağın
rüzgara direnişi dalında
allaşan yüzün kızarışı gibi…

Aklında ölümsüzlük
yem olunmuşluk serçeye
güneşi ellerinde tutup
volkanı gölgelerken
yine de buz dağında
titremek gibi…

Bulanık sularda
gözlerini görmek,
ezerek umutsuzluğu
dimdik yürümek,
ayakta ölmek
ağaçlar gibi…

4. sayıdan

Similar Posts

  • Kül ve Rüzgar

    Dar günler geçiriyorum bıçağımı bilerkeniğde zamanı, duygularım delik deşik, tedirginburuşturup attığım akşamlar oluyorher sözcüğün arkasına bakıyorumharflerin arkasına, bulamıyorummeğer sen suskunluğuna gizleniyorsun. Saçlarım azaldı iyice, alnım eskidiyaşlandı sesimçok özledim haylazlığımı. Ölü bir dile çalışıyorum, olsunhiç değilse kendimle konuşurum. Birlikte sevdiğimiz kediler oldubırak bu halk yalanını söylesinbir ömür yanımdan geçip gitmiş gibisin. Bilirim, yağmur yağsa sevinirsinbu yüzden…

  • Türk Şiirinde Eril Gözle Kadın Algısı (2)

    İkinci Yeni şiirinin önemli kurucularından Cemal Süreyya (1931, Erzincan – 9 Ocak 1990, İstanbul)’da kadın ve erotizm, onun şiirinin odak imgesi konumundadır. Kadın ve onun beden algısı ile birlikte cinsellik ve sevişme bir tutku haline gelir onun şiirinde. Kadın bedenine ait unsurlar, alışmamış bağdaştırmalarla yakın veya uzak çeşitli çağrışımları yüklenerek birer erotik imge değeri kazanır….

  • Püsür

    Işıkları söndürelimŞamdanların titreyen alevleriIsıtsın bizi.Devinen şehrin karanlık sokaklarındaAdımız yankılansınYaşımız hep aynıÜstümüz kirli kalsın. Son nefesimizde çağıralım mutluluğuTenimizi bahar yağmurlarında yıkayalım.Efsunkâr hayatlarda büyümedik belkiCiğerlerimiz küf ve rutubet kokusuYastığımızda abanoz sertliği. Hayallerimiz viranelerdeEskidi eşya gibiYıprandık mı büyüdük mü muammaBu yüzdendir münzevi oluşumuz. Hayat ne can sıkıcı şeyÇocukların oyuncakları örselenirkenVe kötüler kazanırken daima. Biz bu gece ışıkları söndürelimPazen…

  • kendine ait oda

    Virginia Woolf’un “Kendine Ait Bir Oda” kitabı kadın hareketinin önemli yapıtlarından biri. Virginia Woolf, “kadın ve edebiyat” konusunu işlediği bu kitapta şu sorunun yanıtını arıyor: Edebiyat tarihinde neden kadının adı yok?Virginia Woolf, Kitap boyunca tarihsel akış içinde kadının yerini ve konumunu sorguluyor. 20 yüzyıla gelene dek ataerkil toplum düzeninin kadını nasıl ikinci plana ittiğini, kadın-erkek…

  • buluta sarılı izler

    Farkında mısın?Geceler daha bir uzuyor şimdi aydınlığımı alıp,Düne döndüm de geçendeIlkım-salkım anıların aralığındanO günlere şöyle eğilip baktım bir;Senin izlerini gördüm yine.İlkin, aşkımın nefesi sıvalı o ay yüzündeBayrak gibi nasıl dalgalandığını gördümKara üzüm rengi saçlarının,Belliydi gözlerinin uzak bir zamanın kuytusunda büyüdüğü,Yüreğin ki özlemin kamçıladığıBir sevdayı dokumuştu sabrın kiliminde,Kiraz bahçeleri gibi çiçekliydin,Beni soruyordu dudakların uçan mevsimlere.Seni böyle…

  • 15 Hazi(n)ran

    Sana x geçip gid(em)iyor günler. Her sabah sesinle uyanırken üstelik. Ve yan yanarken dahi sana yeniden kavuşabilmeyi hayal ederek. Her gün ortasında senden ayrı düşerek bekliyorum seni. Hiç beklenmeyerek ve gerçekleşmeyecek bir günü tek başıma özleyerek…. Umutsuz şeyler yazmayı sevmiyorum aslında. Ne karamsar ne kötümser ne de felaket habercisiyim. En çok istediğimdi, tarihime kendime dair…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir