Bozkırda Üç Gül
Köyler içinde bir köy Tuzla!
Ne inci mercan yüklü bir kervanı var,
Ne de sırtında bir asker kabutu,
Kuru soğuğu dondurur, güneşi kavurup yakar.
.
Köyler içinde bir köy Tuzla!
Bir Teslime Ana yaşar burada,
Çarığı iyi bilir, gölden tuz çekmesini,
Bir de güllü katmer yapmasını tandırda.
.
Yoksul tor tayların bilge anası o,
Bozkırın terinden siyim siyim gözyaşı,
Neyine yüksek evler, bey konakları neyine!
Dağın gür sesidir o, toprağın dik başı.
.
Ve o, al baharlı mavi yaylanın selesi bir Yörük,
Türkülerin, masalların yılmaz ecesi!
Çapa vurur, arklar açar pezikli bahçelere,
Ki ovada bir çiçek gibi patlar imecesi.
.
Koltuğunda oğlu Ahat
Kehribar bir altın ışık, bir şahan
Ve tane dolu bir başak, ama pay sapağında
Eli boş döner çaldığı her kapıdan.
.
Bozkırda üç gül!
Yürekleri yanık çörek,
Üç gül, Tuzla, Teslime ve Ahat,
Boşlukta üç yanık emek!
4. sayıdan