Author: cuneyne

  • Düşünemiyorum

    Adı yazmadı hiç tutku üzerineSanıysa bulutlara karışmışDokunsan göl oluyor gözleriSussan biçareTerkisinde azık yitikDolambaçlı sözleriDüşlerinde her şey bitikYaşamak tezgâhta ölüÖmürler hep gedikDüşünemiyorum Esiyor inceden bir yoksullukEserinde tohum ne gezerBazen susar güneşe bakıpGönül yumağını özlem ezerGeliverse bir avuç sevinçSanki göğe çıkar nutkuBeklerken yürek acıyı sezerAğlamakla gülmek arası bir şeyİnanmaz yanmazÇarmıha gerilmiş utkuYürek zaten dayanmazDüşünemiyorum Çalınmış toprağa kederGönlü…

  • Kıyıcıl

    Kıyımı diyorum Mümtaz,çekerim çekerim uzamaz Ne dil susar, ne kül…Suları yorgun, kuşları boşboğaz Oysa ne atlar, ne aşkkanatlar,bağlasan durmaz!.. Sazbeniz kılıklı bir yaz yanığıgider gelir peşimi bırakmaz Sisinden sıyrılmış mağrur bir gemisarılıp öpse ya fenerimi!.. Olmaz, olmazzzz!.. Mümtaz da kim mi? Bir fısıltı kadar yakınderime yapışmış dalgın bir haylaz! Yusuf’una kuyusuna bahse girerimBu yalnızlık bana…

  • Kül ve Rüzgar

    Dar günler geçiriyorum bıçağımı bilerkeniğde zamanı, duygularım delik deşik, tedirginburuşturup attığım akşamlar oluyorher sözcüğün arkasına bakıyorumharflerin arkasına, bulamıyorummeğer sen suskunluğuna gizleniyorsun. Saçlarım azaldı iyice, alnım eskidiyaşlandı sesimçok özledim haylazlığımı. Ölü bir dile çalışıyorum, olsunhiç değilse kendimle konuşurum. Birlikte sevdiğimiz kediler oldubırak bu halk yalanını söylesinbir ömür yanımdan geçip gitmiş gibisin. Bilirim, yağmur yağsa sevinirsinbu yüzden…

  • genç bir şaire mektup – 3 / bir şiir yarışması

    Nazım Hikmet’i ayrı sayarsak, bana göre Türkçe şiirin yükselişe geçmesi, 1930’ardan sonra başlar. Şu üç olay çok önemli. Birincisi Dağlarca ve üç şiir kitabı (Havaya Çizilen Dünya-1935, Çocuk ve Allah-1940, Çakır’ın Destanı-1945 ), ikincisi Garipçiler ( 1941 ), diğeri 1946’da yapılan şiir yarışması. Yarışmada dereceye giren üç şiir, şimdi bile ayaktadır ve de aşılamamıştır. Bu…

  • kimbilir kaç kerte atladık güzelliklerden

    Kim diyorBiz hiç ölmedik-Öyle bir öldük’lerleÖldük kiYaşamak sanıyoruzÖlmüş’lüğümüzü!Bir yanımız ‘hayır’ diyorBir yanımız ‘evet’Hiç de kolay olmadı:Yırtıldı yüreğimizin çeper’leriSıyrılamadık bir türlüSıyrılamadıkBizi ölüme yontanEllerimizden!Yaka-yıka dünyayıYalanlarla törpülüyoruz içimizi:‘Yaşıyoruz işte’ diyor bir yanımızÖlüyoruz oysaki!Bir o hayır, bir bu evetBir cehennem buCehennem! Körük’ler har’lıyor ateşiİnip kalkıyor örs’lerde çekiç’lerÇeliğin hasına dönüşecek demirBasma, desen, suya- boşunaBasıyor suya:İşte ellerimizde kılıçİşte cehennemin iki atlı’sıİşte…

  • Merhaba 3

    Cüneyne Kültür Sanat ve Edebiyat Dergisi Çayyolu ile başladığı çizginin on ikincisi ama Cüneyne ismi altındaki dördüncü sayısıyla yeni bir merhaba demenin mutluluğunu yaşıyor. Sekiz artı dördüncü sayımızda artık Çayyolu’nun kapanışı gibi kocaman bir sorunu neredeyse temelli geride bıraktığımızı söylemek pekala mümkün. Bunun en önemli göstergelerinden biri de gelen ürün sayısında yeniden Çayyolu istatistiklerimizi yakalamak,…

  • iyiyim seni beklerken*

    Bugün buluşalım, sözcüklerini de getir‘aşk’ olsun ama ‘karanlık’ olmasın aralarında‘savaş’ olmasın, ‘ölüm’ olmasın.Seninle birlikte ‘yağmur’ da gelsin‘kediyi’ de unutmaduyduğun ‘toprağın sesi’hayat diye mırıldan. Bedeli ödenmiştir, daha da ödenecek‘özgürlük’ senin gülüşün olsunavuçlarında ‘gökyüzü’gelirken işçilere de uğraonlara bırak ikimizin kalbini. İnsan bir sözcük olarak doğarsonra anlamı büyür, zedelenmesinçocuğuna da söylesözcüklerin saçlarını tarasınkitap okurken silsin bazılarınıyeniden yazsın ama…

  • Genç Bir Şaire Mektup – 1

    Șiirle ilgili her kişinin, sevdiği şairler olduğu gibi, sevmedikleri, giderek yok saydıkları şairler de vardır. Bunda yadırganacak bir şey yok. Bu durum dün de yaşanmıştır, bugün de yaşanmaktadır. İlerde de yaşanacaktır. Ancak, beğenmediğimiz kimselerle, onların ürünlerini karıştırmamak gerekir. Eleştirinin amacı ürünlerdir. Eleştiri üründen, ürün sahibine kayarsa, bu davranış edebiyat bakımından hem etik değil, hem de…

  • Merhaba 2

    İkinci sayımızla yeni bir merhaba demenin mutluluğunu yaşıyoruz. Malum ülke koşulları ve bitmeyen bir salgının yarattığı sıkıntılı bir zaman diliminde, üstelik kış mevsiminin olanca ağırlığıyla kendini hissettirdiği şu günlerde bunalmış yaşamlara bir nebze de olsa güzellik katmak için çıkabildik yine. Amacımız hiçbir şeyi unutmak ya da unutturmak değil elbette ama en azından kültür, sanat ve…