Kıyıcıl

Kıyımı diyorum Mümtaz,
çekerim çekerim uzamaz

Ne dil susar, ne kül…
Suları yorgun, kuşları boşboğaz

Oysa ne atlar, ne aşkkanatlar,
bağlasan durmaz!..

Sazbeniz kılıklı bir yaz yanığı
gider gelir peşimi bırakmaz

Sisinden sıyrılmış mağrur bir gemi
sarılıp öpse ya fenerimi!.. Olmaz, olmazzzz!..

Mümtaz da kim mi? Bir fısıltı kadar yakın
derime yapışmış dalgın bir haylaz!

Yusuf’una kuyusuna bahse girerim
Bu yalnızlık bana az!

(Çürüntü, Mart 2022)

3. sayıdan

Similar Posts

  • aşk-ı lal

    kısılan gözlerinin buğusundanaçık saçık serenatların şavkı damlıyor yar .. çığlıklarından boşalıyor kucağımafesleğen kokan göğüsleri rüzigârlarınınisleniyor uçlarmercanlarında sürmelerine yandığım sabahlar şuramda okşanışlarının beyaz zambak kanadından saçılışlarıköpüklerine sönüşlerinde çiylendiğim seslerin titrekliğiah! Kaçırıp kaçırıp koynuna sevmelere doyamadığım kızların keman ağrısıutangaç gel’lerine takılan martıların baharıgidişlerine döktüğüm ırmakların ardın sıra damlacıklanışlarıköprücüğümde eriyen çırpınışlarının o tatlı acısıo anın ahkendinden geçişlerimden geçtiğin…

  • Yasak Elma

    “Kız, gözü kör olası, kalk sobaya odun yedir.”“Sancım var anne, yerimden kalkamıyorum.”Annem terlik fırlatıyor kafama. Ben de günahımı tuta tuta odun atıyorum sobaya. Sonra gidip yatıyorum divana. Gözlerim takılıyor anamın topuklarındaki derin çatlaklara. Cenin şeklinde büzülüp “Anne elma var mı?” diye soruyorum.“Kız para mı var, yarın alırız ancak.” diyor.Canım kaç gündür elma çekiyor. Hararet içimi…

  • Kül ve Rüzgar

    Dar günler geçiriyorum bıçağımı bilerkeniğde zamanı, duygularım delik deşik, tedirginburuşturup attığım akşamlar oluyorher sözcüğün arkasına bakıyorumharflerin arkasına, bulamıyorummeğer sen suskunluğuna gizleniyorsun. Saçlarım azaldı iyice, alnım eskidiyaşlandı sesimçok özledim haylazlığımı. Ölü bir dile çalışıyorum, olsunhiç değilse kendimle konuşurum. Birlikte sevdiğimiz kediler oldubırak bu halk yalanını söylesinbir ömür yanımdan geçip gitmiş gibisin. Bilirim, yağmur yağsa sevinirsinbu yüzden…

  • vedalar parmak uçlarıyla yıkanıyor

    kuşların tüyünü emen gökdelen ne bilsin unutmayıelinde bulut dolu günler, dalıp geçtiğimelimde tükendi derinliği yaşım kadar bir sabahgölgem zor geçen bir günün cesedi kuşlar çabuk ölür, kediler, köpekler çabukinsanlar yaşıyorsunuz dahaherkes akşamını döksünkıt kanaat bir rüyaya borçlanacağızgece nasıldır sizde? petşoplardan kokan mutlulukveyahut hoşça kal sözcüğünden yapılan bir yüzük *sonbaharın kuşları oyaladığı vakitkentler terliyor, yaprakların öyküsü…

  • Pekmez Ruhum

    Gece şarkısıyımÇöl gülüne benzeyenBir aşk tutkusuna bürünen o busedeBarit taşım boynumda yok olasın kederimAh ahTutsak şehirlerinden silinen ayak izlerimSuskun sokak lambalarına çarpan kelebek yüreğimAteş böceği çığlığındarüyalarımda kaynattığım pekmez ruhum..Kim bilir nerede düştü o güle benzer izimBakışlarını gümüş tele düşürenGünde yanan dilde üşüyen dalKim bilir belkiSevdadan bir çiçek ekerimGeceye düşerim yine geceye..

  • yüreğim

    Bak yine güz geldi yüreğimDüşen sarı yaprakta hüzünŞimdi mevsim senin taht seninAşk acıyla sohbetmiş yüreğim Her sevdaya gelmezmiş baharAnla artık anla yüreğimSende kor bende hala harKısmetimiz hazanmış yüreğim Her yüreğin bir güzü varmışKuru dallar şahittir yüreğimAşk dedikleri bir masalmışGiden hep kıyarmış yüreğim Pervasızdır hüznün günleriSende elem var bende kederSolsa da aşkın güz gülleriAh edince geçermiş…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir