Düşünemiyorum

Adı yazmadı hiç tutku üzerine
Sanıysa bulutlara karışmış
Dokunsan göl oluyor gözleri
Sussan biçare
Terkisinde azık yitik
Dolambaçlı sözleri
Düşlerinde her şey bitik
Yaşamak tezgâhta ölü
Ömürler hep gedik
Düşünemiyorum

Esiyor inceden bir yoksulluk
Eserinde tohum ne gezer
Bazen susar güneşe bakıp
Gönül yumağını özlem ezer
Geliverse bir avuç sevinç
Sanki göğe çıkar nutku
Beklerken yürek acıyı sezer
Ağlamakla gülmek arası bir şey
İnanmaz yanmaz
Çarmıha gerilmiş utku
Yürek zaten dayanmaz
Düşünemiyorum

Çalınmış toprağa keder
Gönlü yorgun
Düşleri kırık
Düşleri derbeder
Bütün ışıkları solgun
Geçmişi geleceği heder
Kaderi silinmiş ve de durgun
Düşünemiyorum

3. sayıdan

Similar Posts

  • Yasak Elma

    “Kız, gözü kör olası, kalk sobaya odun yedir.”“Sancım var anne, yerimden kalkamıyorum.”Annem terlik fırlatıyor kafama. Ben de günahımı tuta tuta odun atıyorum sobaya. Sonra gidip yatıyorum divana. Gözlerim takılıyor anamın topuklarındaki derin çatlaklara. Cenin şeklinde büzülüp “Anne elma var mı?” diye soruyorum.“Kız para mı var, yarın alırız ancak.” diyor.Canım kaç gündür elma çekiyor. Hararet içimi…

  • Merhaba 2

    İkinci sayımızla yeni bir merhaba demenin mutluluğunu yaşıyoruz. Malum ülke koşulları ve bitmeyen bir salgının yarattığı sıkıntılı bir zaman diliminde, üstelik kış mevsiminin olanca ağırlığıyla kendini hissettirdiği şu günlerde bunalmış yaşamlara bir nebze de olsa güzellik katmak için çıkabildik yine. Amacımız hiçbir şeyi unutmak ya da unutturmak değil elbette ama en azından kültür, sanat ve…

  • Halı Saha

    “Sümüklüböcek!”“Ne dedin?”“Sümüklüböcek!”“Sensin!”“Sana demedim ki! Şurda bir sümüklüböcek var, görmüyon mu?”“Hani?”“Biraz daha eğil!”“ Sümüklüböcek! Sümüklüböcek!”“Yine kandırdın beni! Sensin sümüklüböcek!”“Oynuyoz yaa! Şaka yaptım işte!”“Alacağın olsun Metin! Gösteririm sana!”“Gösteremezsin ki!”“Gör bak!”Karanlığın kollarında yol alan, ayrı evde aynı yaşamı süren iki can, Metin’le Oktay.Adı da kendi de bet olan gurbetin çocukları onlar.Mutludur ama ikisi de.Hele de apartmanların bulunduğu halı…

  • |

    Şikeste

    Ruh perdesi yırtılınca gel yalan akşamüstüSusmak gevezelikse konuşmaktır dil körlüğüşuh çalçene dalga kıyıya bağlar yİ mavi benisessizlik sensin gün batımının en baki işkencesi Ruh incinince gel hayaletim gece yarısıYedi akıllıya bir deli fazla işte kum saatiBüyülü bir sevgi ay ışığına bağlar beniYalnızlık sensin karanlığın garip şikestesi Ruh perdesi dikilirDil çözülürSaatler dökülürVaktinden önce alev olur, kor…

  • çıtayı daha yükseğe çıkarmak (2)

    6-Kitaptaki her bir hikâye kendi içinde farklı protipler ve dokunuşlar barındırıyor. İkinci hikâyemiz, “Bir Eylül Cemresinin Hazin Sonu”nda hayattan sıyrılmayı, bir an için kendi dünyasında sırladığı hayâlleri, yetenekleri yaşama geçirmek isteyen bir insanın çırpınışlarına şahitlik ediyoruz. Özellikle bu hikâyeyi kurgularken neler düşündünüz?Her insanın yolu en az birkaç kere budanmış ümitlerden, yanlış zamanda düşen cemrelerden mutlaka…

  • iyiyim seni beklerken*

    Bugün buluşalım, sözcüklerini de getir‘aşk’ olsun ama ‘karanlık’ olmasın aralarında‘savaş’ olmasın, ‘ölüm’ olmasın.Seninle birlikte ‘yağmur’ da gelsin‘kediyi’ de unutmaduyduğun ‘toprağın sesi’hayat diye mırıldan. Bedeli ödenmiştir, daha da ödenecek‘özgürlük’ senin gülüşün olsunavuçlarında ‘gökyüzü’gelirken işçilere de uğraonlara bırak ikimizin kalbini. İnsan bir sözcük olarak doğarsonra anlamı büyür, zedelenmesinçocuğuna da söylesözcüklerin saçlarını tarasınkitap okurken silsin bazılarınıyeniden yazsın ama…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir