yananların tebliği
Alkışlarla geldiniz zılgıtlarla gidiyorsunuz
Ekmek tükettiniz şarap tükettiniz ve yok bir hayatı
Bir yalnızlık nasıl da gelişmiş abilik kası
Eksiğini tamamla ey meczup eksiğini tamamla
Aynaya bak orada senden başka ziyan yok
Yakın kimliğini hangi cepte unuttun ara bul
En mavi sakal en uç denizi aşıp gelen
Göğsünün sarkacında bir ziyaret ağacı
Sen ağlarını hem serip hem toplayan havari
Korkunç olan yol değil bugünlerin izleği
Doğuya git İsfahan’a daha insana
Daha nice tabela nice yanmak korkusu
Su ırmaktır göldür yerine göre bir çağlayan
Her halini sor neden hep su değilsin
Bu gördüğün al eski bir kızlık narı
Size ekşi getirdik size mayhoş size marmelat
Göbeğiniz duruyorsa o ardışık öğünden
Orada bırak ağzını kıştan uzağa
İçine kum doluyor içine kin insan bir çizme
Kimi cürüm-ceza kimi uykusunda morg
Bir travma bize gelen dize gelmeyen
Ey tufan günü alnımıza çarpılar atan uç
Boğuştuk ve boğduk sizden gelen korkuyu
Çalınıp söyleniyor hâlâ iki so/u/l şarkı
Bir gün bir elmanın üzerinde yazacak “en sahiye”
Mutlaka bir seçenimiz olacak acımız hariç
Düş yıldızların ne kadar altı ve ne kadar üstü insanın
Orada bulacak bizi orada yananların tebliği
- sayıdan