Anlat Bileyim

suskun ve doğurgan aşk ayetleri
nasıl bölündüyse ay dilimi gibi
öyle bölündü, öyle döküldü benliğim
vurgun yiyen zamanın evecen rahmine
söylenecek ne varsa bilinmeyenden yana
bir ömür bıraktım yaşamın zarif ellerine

ılgın ılgın akan toprağın kısrak suyu
ne rüzgârın hüznüne kanar
ne de yağmurun damıtık nefesine
sustu küle dönen dağın hüzünlü figanı
dilin tornasında geçen zaman gibi
buram buram cennet kokan bahtım
minnet eylemez nemini azat eyleyen tene

çocukluğum kendine hasret kendine aykırı
öyle kal sonsuzluğun kırıldığı yerde
bırakıp gitse de eylül edalı deli sevecenlik
bir çiçek nasıl solarsa öyle bil kendini

uçurumun acıyla imtihanıydı bedenin ısı kaybı
ah izinsiz gezen ikiyüzlü hüzün
serseri günler ifadesini suya verdiği
kaygının kuralsız yol aldığı bir dünyada
Tanrım öğüdünle boğma beni
amansız yağdırdığın ölüm mü? / yaşamı mı?
anlat, anlat! Tanrım. Bileyim tutuştuğum an’ları

  1. sayıdan

Similar Posts

  • Merhaba 2

    İkinci sayımızla yeni bir merhaba demenin mutluluğunu yaşıyoruz. Malum ülke koşulları ve bitmeyen bir salgının yarattığı sıkıntılı bir zaman diliminde, üstelik kış mevsiminin olanca ağırlığıyla kendini hissettirdiği şu günlerde bunalmış yaşamlara bir nebze de olsa güzellik katmak için çıkabildik yine. Amacımız hiçbir şeyi unutmak ya da unutturmak değil elbette ama en azından kültür, sanat ve…

  • Suriyeli Çocuk

    günceler arasına arşivlenen yarınlarıuzayıp gider sayfalar boyugüne selam verince suriyeli çocukellerinde kimsesizliğiyletutuşur ellerimiztutuşur ülkesizliğivarlığı öksüz bir hürriyettir suriyeli çocuküstünde uçuşup durankurşunlara asılmış künyesidengbej seslerine karışır çığlığıürperir eşyakin tutar ushayatlar devşirir sürgünlüğüaçlığı kemirengözleri gün batımı mülteci çocukçıldırmış öfkesiylecenk ettirir çocukluğunubedeninden çekilmiş kanıylayurdundan yurdumuzayaşama vedaya gelmiş suriyeli çocuk

  • iyiyim seni beklerken*

    Bugün buluşalım, sözcüklerini de getir‘aşk’ olsun ama ‘karanlık’ olmasın aralarında‘savaş’ olmasın, ‘ölüm’ olmasın.Seninle birlikte ‘yağmur’ da gelsin‘kediyi’ de unutmaduyduğun ‘toprağın sesi’hayat diye mırıldan. Bedeli ödenmiştir, daha da ödenecek‘özgürlük’ senin gülüşün olsunavuçlarında ‘gökyüzü’gelirken işçilere de uğraonlara bırak ikimizin kalbini. İnsan bir sözcük olarak doğarsonra anlamı büyür, zedelenmesinçocuğuna da söylesözcüklerin saçlarını tarasınkitap okurken silsin bazılarınıyeniden yazsın ama…

  • Gecenin Müziği

    Saat 19.00 olduğunda tarihi Wiener Staatsoper binası neredeyse ağzına kadar dolmuştu. Bu gece dünyaca ünlü bu opera binasının konukları Viyanalılar dışında dünyanın farklı ülkelerinden gelen sanatseverlerdi. İnsanların bugün burada olmasının nedeni son zamanlarda ulusal ve uluslarası basın ve sanat camiasında Oktay Lehmann adının sıkça geçiyor olmasıydı. Bu kadar kibar ve şık insanın arasında onur konuğu…

  • “suyunda reyhan kokusu”

    VECİHİ TİMUROĞLU (29 Ekim 1927- 23 Ekim 2014) Kitapta yer alan mektuplardan Vecihi Timuroğlu’nun Aysel Çakır’a yazdığı 4. Mektup’tan özetle:“El yanındaki dostum, merhaba! Sesin alır gelir her gün doğumu saba! Bir gül vurur cama, koşar bakarım, bir kuş almadan uçar haberim. Haber salsam n’ola? İki gecedir uyuyamıyordum, aradaki dağları deprem ala!”(3) Mektubunda sevgisini, özlemini, ayrılığın…

  • eve dönüş

    (koronaya) karşımızda göremediğimiz bir düşmansaldırdıkça bizeçekildik evimize evimiz ki unuttuğumuzartık sadece uyuduğumuzdört duvara dönmüştü karşımızda tanımadığımız bir düşmanhatırlattı bize biziunuttuğumuz evimizi evimiz kimaskesiz dolaştığımız yegâne mekân 2. sayıdan

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir