LİLA’DA ÜÇ MEVSİM

köpre yıldızlardan seçiyorum kaderimi
niyetim bahar kadar taze bir soluk
yalnızlığın aynasında tarayıp saçlarını uzun uzun
yalnızlığın aynasında bulup gözlerini yokluğun
fallara terk ediyorum yüreğimi
gölgemde salınıyor körpe bir korkuluk

insan insanda çoğalıyor bu böyle bilinir
niyetim nergizleri yeşertmek kuytuluklarda elbette
koylarda mayalıyorum maviyi ki ürpersin gök
koylarda fısıldıyorum göğsüne toprağın
yağmurlara terk ediyorum sesimi sonra
yağmurlar her mevsim konuk

kış diyorlar buna kış
ama nasıl da bahar kokuyor kıyılar böyle
şarkılar ürperiyor sesinde dalga dalga
renkler çözülüyor ebem kuşağında bir bir
anlıyorum ki gelen yaz değildir
içimden gelen oluk oluk bir sevinç

bir mevsim susuyor içimde bir mevsim
dingin bir sessizlikle işleniyor dilime böyle akşamlarda
anlıyorum ki ikizdir kıyıları denizin
o suya girince irkiliyor gençliğim çünkü her dem
o suya girince değişiyor ay
nasıl da uçup gidiyor yüreğimdeki yokluk

Şener AKSU

Similar Posts

  • koşun

    koşun çocuklardaha hızlı koşun tinercisi arkanızdasapığı arkanızdaarkanızda sübyancısıcincisi cüppelisi arsızı koşun çocuklarpeşinizde ruhsuzu nursuzu uğursuzupeşinizde karanlığın uğultusu koşun çocuklardaha hızlı koşun daha hızlı koşunmaviye umuda sevdaya durun çocuklarbir yerde durungözleriniz güneş saçlarınız denizbakışlarınız sıcakdönün arkanızaomuz omuza verin çocuklarkaldırın kollarınızısıkın yumruklarınızı göğegölgenizi kovalayan karanlık dağılacaksıkın çocuklar yumruklarınızıgün ağaracak birer fidan dikin çocuklarkadir’e haydarcan’a birer fidanzorbaya meydan okuyana 2. sayıdan

  • CEMRE

    senin olsun çirkin dilinbize yeter bozkırın desenisöğüt yaprağı sözcüklermektup yazdığımız eller serçe yuvası çatıların arasıhiç kimse bilmeden yaşıyorkağıt üstünde kalan hayatınıherkes ağırlığını sürüyor öne seni beklerim bütün günşuradan geleceksin diyeancak yapraklara geçerbenim nazım rüzgarımhiçbir gün kara çalmadımkomşuların uzayan dalına kabuk sularına yazılıradımızın baş harflerikimse tahmin edemezancak benzetirlergüle çiçeğe dudakların can suyugözlerin çamlığın pınarıtoprağın diline düştümher…

  • |

    İnce Boşluk

    yine çalmaya başladı lanet olası davullartokmağın benimle derdi ne bilmiyorumsitem dolu bir sesin vurduğu yara mı buoysa ‘sevgi sitemden doğar’ der şarkılar çoğu uçurumdur kalabalıklar yalnızlığaen iyi uçurtmalar bilir bunu gökyüzündesilinmiş mektup yaprakları, solmuş zarflarçaldığı kapının kimliğini sormaz postacılar keşke, çabuk ulaşılır olmasaydı insanlarböylece derin anlamını yitirmezdi özlemgüç de olsa ezberlenmeli aşkın parolasıkim bilir belki……

  • |

    Şikeste

    Ruh perdesi yırtılınca gel yalan akşamüstüSusmak gevezelikse konuşmaktır dil körlüğüşuh çalçene dalga kıyıya bağlar yİ mavi benisessizlik sensin gün batımının en baki işkencesi Ruh incinince gel hayaletim gece yarısıYedi akıllıya bir deli fazla işte kum saatiBüyülü bir sevgi ay ışığına bağlar beniYalnızlık sensin karanlığın garip şikestesi Ruh perdesi dikilirDil çözülürSaatler dökülürVaktinden önce alev olur, kor…

  • DAM BAŞINDA SARI ÇİÇEK

    Dünya biraz eksilmişti sanki; sen geçince kaldırım taşları yerini buldu.Aynı masaya oturduk bir gün, çayın buharında yüzünün kıvrımları ısındı; içime sindi o an.Masalardan birine yasladığın o sessiz gülüş, şehirde kimsenin duymadığı bir rüzgâr açtı içimde. Bir defter sayfası çevirdim sonra; sesin ince bir çizgi bıraktı arkasında.Aslında seni kimse görmedi o akşam, ama bütün sokak lambaları…

  • RANDEVU

    barışmak için kendi kendimlerandevu aldım bugüne gecikmeli de olsa geldikarşıma geçipsöylendikçe söylendi sözü ağzından alıpçok yükleniyorsun dedim banaböyle giderse tadımız kaçardüşersek deberaber düşeriz ha! dinlemedi bile beniaynı vurdumduymaz hallerumurunda olsaydım eğerboş yere gevezelik edipgerçeği benden gizler miydi? Oya Gündüz AKSU

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir