efkâr üfürüyor rüzgâr

Dalgaların dili öfkeli bugün
Seni kulaçlıyorum denizin mavisinde
İçimdeki boşluğu dövüyor adın
Sözcüklerin sesi tutulmuş
Düşünce masa kuruyor sahilde…

İçimde büyüyen buruşuk bir dalgınlık,
Elleri ayrılık kokan.
Sararmış sensizlik duruyor aklımın kıyısında
Kurumuş pınar ıssızlığında şehir
Seni adımlıyor yorgun patikalar,
Her gün doğumunda…

Efkâr üfürüyor yüzüme rüzgâr
Elleri kelepçeli gülüşlerimin
Masamda yığınla eskimiş anılar
Öyle büyük ki içimdeki uzaklığın
Sensizliğin denizine bir nehir gibi akışım var…

3. sayıdan

Similar Posts

  • Suriyeli Çocuk

    günceler arasına arşivlenen yarınlarıuzayıp gider sayfalar boyugüne selam verince suriyeli çocukellerinde kimsesizliğiyletutuşur ellerimiztutuşur ülkesizliğivarlığı öksüz bir hürriyettir suriyeli çocuküstünde uçuşup durankurşunlara asılmış künyesidengbej seslerine karışır çığlığıürperir eşyakin tutar ushayatlar devşirir sürgünlüğüaçlığı kemirengözleri gün batımı mülteci çocukçıldırmış öfkesiylecenk ettirir çocukluğunubedeninden çekilmiş kanıylayurdundan yurdumuzayaşama vedaya gelmiş suriyeli çocuk

  • SUYA ATILAN RENKLER İRAN EDEBİYATINDA BİR SES:AYGÜN EROĞLU

    “Gökyüzüne dönmeliGözleri mavi bir şiir aramalıSonra tüm bahçelerin kapısını açık bırakmalıÖzgür olmak ne zor karanlıkta?”Kendi kendime sorular soruyorum. Güzel olan, içimde uyanan bir hatıranın resmi gibi geliyor. Hafıza böyle bir şey diyorum. Bizi yaralayan pek çok şeyin, büyük acıların ölçülerini tartıyorum. Şairlerin hafızasını ve yaralarının derinliğini düşünüyorum. Suya renkler bırakıyorlar. Sessiz tanıklar var düşlerinde. Işığın…

  • tren mi hızlıyoksa bırakıp giden mi?

    “Abla, kusuruma bakma ama neden ağlıyorsun?”“…”“Abla iyi misin?”“….”“Abla”“Pardon anlamadım. Bir şey mi dediniz?”“Ha abla kulaklık mı vardı kulağında. Niye ağlıyorsun diye soruyordum ben de.”“…”“Canını sıkma abla. Bu hayatta hiçbir şey için ağlamaya değmez.”“Önemli bir şey yok. Teşekkür ederim. Size iyi yolculuklar…”“Haaa ablam hele önemli bir şey değilse hiç değmez ağlamaya. Sıkma canını. Ne gerek var,…

  • sevgi ne ola

    Bir atom altı parçacığın yörüngesindeyken birden bire başka bir parçacığa çekilmesinin nedenini düşündünüz mü hiç? Bir mikroskopla tek hücrelinin ikiye bölünmesini izlediniz, derin sularda yumurtalarını bekleyen balığın kalp çırpıntısını duyumsadınız mı? Ya da bir erkek güvercinin dişi bir güvercine dokunuşunu gördünüz mü? Bir belgesel filmde ölmek için giden bir fili takip edip o yerdeki kemikleri…

  • Kül ve Rüzgar

    Dar günler geçiriyorum bıçağımı bilerkeniğde zamanı, duygularım delik deşik, tedirginburuşturup attığım akşamlar oluyorher sözcüğün arkasına bakıyorumharflerin arkasına, bulamıyorummeğer sen suskunluğuna gizleniyorsun. Saçlarım azaldı iyice, alnım eskidiyaşlandı sesimçok özledim haylazlığımı. Ölü bir dile çalışıyorum, olsunhiç değilse kendimle konuşurum. Birlikte sevdiğimiz kediler oldubırak bu halk yalanını söylesinbir ömür yanımdan geçip gitmiş gibisin. Bilirim, yağmur yağsa sevinirsinbu yüzden…

  • Yaşamdan Ufak Tefek Şeyler

    1.Şurdan burdan da olsa sevindirici şeylerArıların kraliçe arıyı öldürmeleriniDenizlerin tuza isyan etmeleriniMusa’nın çalınan asasının bulunmasınıCleopatra’nın bir gecelik yatağını( Lütfen üvey kardeşinin haberi olmasınPramitlerdeki mumyalı Fıravunlar uyanırsaBütün fiyakamız berbat olur aman ha)Ölünceye dek hep otuz üç yaşı yaşamakGök altında insancıklara ne ulu bir kıyakİşte böyle ufak tefek şeyler düşümdekiler2.Eskiden başımı yastığa kor-koymaz uyurdumŞimdilerde çekişip duruyorum kanatsız…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir