buluta sarılı izler

Farkında mısın?
Geceler daha bir uzuyor şimdi aydınlığımı alıp,
Düne döndüm de geçende
Ilkım-salkım anıların aralığından
O günlere şöyle eğilip baktım bir;
Senin izlerini gördüm yine.
İlkin, aşkımın nefesi sıvalı o ay yüzünde
Bayrak gibi nasıl dalgalandığını gördüm
Kara üzüm rengi saçlarının,
Belliydi gözlerinin uzak bir zamanın kuytusunda büyüdüğü,
Yüreğin ki özlemin kamçıladığı
Bir sevdayı dokumuştu sabrın kiliminde,
Kiraz bahçeleri gibi çiçekliydin,
Beni soruyordu dudakların uçan mevsimlere.
Seni böyle gördüm kül bağlamış zamanı açarak
.
Unutuş neden bir hendek olur bana?
Bir sarsıntının dünyaya yansıması mı bu?
Ya da alaşafağın ırmağında
Dağların titremesi mi, gevşemesi mi tenin?
.
İzler yalan söylemez,
Şimdi hangi mekanlarda hüzün biçiyorsun?
Adımların dayancın hangi kayasında?
Ama ben mecnun zamanlara sürgün oldum hep,
Ademin defterini tuttum,
Kulağımı kirletip durdu olmayan bir cennetin sesi,
Çok vakit sulara çaldı beni kasırgalar,
Yaramı deşti yeterince Ferhat’ın teri.
.
Gör işte!
Bir kaplumbağa gibidir tarih tümsekli yamaçlarda,
Artık sözcükler de dalından düşüyor birer birer,
Ve zaman eriyor bir bilmecenin ucunda.
Temmuz 2021

  1. sayıdan

Similar Posts

  • hayata şiirleriyle karışan bir şairle tanışmanın sevincini kim önemsemez?

    Toplumsal kaygılarla olgunlaşan bir şiir işçisi olan yüreğiyle duyabilenlere seslenen Selami Karabulut, 1970 Tokat doğumlu. Anadolu Üniversitesi İşletme Fakültesi mezunu. Ankara’da yaşıyor. Neredeyse her şiir kitabıyla bir ödül almayı başarabilen hayatı doğru algılayan ve doğru tepki veren bir şair. Yedi kitabından dördü ödüllü.Eserleri; İz ve Kaçak (2003, ödüllü), Kendine Kırgın (2007), Yarım Kalan (2010, ödüllü),…

  • Merhaba 2

    İkinci sayımızla yeni bir merhaba demenin mutluluğunu yaşıyoruz. Malum ülke koşulları ve bitmeyen bir salgının yarattığı sıkıntılı bir zaman diliminde, üstelik kış mevsiminin olanca ağırlığıyla kendini hissettirdiği şu günlerde bunalmış yaşamlara bir nebze de olsa güzellik katmak için çıkabildik yine. Amacımız hiçbir şeyi unutmak ya da unutturmak değil elbette ama en azından kültür, sanat ve…

  • şiir’im mısra’m

    düşünsellikteyimkalbimin bir köşesinde yerinsevgiye susayan çiçeğimsaksımda kurumaya yüz tutmuş güneşe hasret karanlığımvirajlı yollardapatikalara sığındığımaydınlıklarda karanlığım kendimde kendimi bulduğumkuytularda birikeniçime nur dolan suyumhayatımın dizelerinde yağmurun şefkatibeni sana sağanak yapankuruyan dudaklarımdasözcüklerin anlamı kovalar zamankoşar ömrümufukta bir şafağanida arayan gecelerde derin okyanus yüreğimgüneş ışıltısını saçargideceğim düşlereakar ömür en mutlu anlara güfteler ay ve yıldızlardanaçılan her kapımdasenmişsin gibi gelenyanağımda ki buse de ellerin ellerim yüzün…

  • On Altı

    Profesör gözlerini açtı. Işık gözünü alıyordu. Koluna bağlı olan serumu ve başında bekleyen beyaz gömlekli iki hemşireyi zor seçebildi. Şimdilik tek hatırlayabildiği en son dumanlı bir odada bulunduğuydu. Doktorlar olanları anlattı, üzerindeki şoktan kurtulmaya çalışıyordu. Anlattıklarına göre bir deney üzerinde çalışırken patlama sonucu iki gün boyunca komada kalmıştı. Sanırım birkaç gün daha hastanede kalmalıydı O…

  • Yaşamdan Ufak Tefek Şeyler

    1.Şurdan burdan da olsa sevindirici şeylerArıların kraliçe arıyı öldürmeleriniDenizlerin tuza isyan etmeleriniMusa’nın çalınan asasının bulunmasınıCleopatra’nın bir gecelik yatağını( Lütfen üvey kardeşinin haberi olmasınPramitlerdeki mumyalı Fıravunlar uyanırsaBütün fiyakamız berbat olur aman ha)Ölünceye dek hep otuz üç yaşı yaşamakGök altında insancıklara ne ulu bir kıyakİşte böyle ufak tefek şeyler düşümdekiler2.Eskiden başımı yastığa kor-koymaz uyurdumŞimdilerde çekişip duruyorum kanatsız…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir