buluta sarılı izler
Farkında mısın?
Geceler daha bir uzuyor şimdi aydınlığımı alıp,
Düne döndüm de geçende
Ilkım-salkım anıların aralığından
O günlere şöyle eğilip baktım bir;
Senin izlerini gördüm yine.
İlkin, aşkımın nefesi sıvalı o ay yüzünde
Bayrak gibi nasıl dalgalandığını gördüm
Kara üzüm rengi saçlarının,
Belliydi gözlerinin uzak bir zamanın kuytusunda büyüdüğü,
Yüreğin ki özlemin kamçıladığı
Bir sevdayı dokumuştu sabrın kiliminde,
Kiraz bahçeleri gibi çiçekliydin,
Beni soruyordu dudakların uçan mevsimlere.
Seni böyle gördüm kül bağlamış zamanı açarak
.
Unutuş neden bir hendek olur bana?
Bir sarsıntının dünyaya yansıması mı bu?
Ya da alaşafağın ırmağında
Dağların titremesi mi, gevşemesi mi tenin?
.
İzler yalan söylemez,
Şimdi hangi mekanlarda hüzün biçiyorsun?
Adımların dayancın hangi kayasında?
Ama ben mecnun zamanlara sürgün oldum hep,
Ademin defterini tuttum,
Kulağımı kirletip durdu olmayan bir cennetin sesi,
Çok vakit sulara çaldı beni kasırgalar,
Yaramı deşti yeterince Ferhat’ın teri.
.
Gör işte!
Bir kaplumbağa gibidir tarih tümsekli yamaçlarda,
Artık sözcükler de dalından düşüyor birer birer,
Ve zaman eriyor bir bilmecenin ucunda.
Temmuz 2021
- sayıdan