Yaşamdan Ufak Tefek Şeyler

1.
Şurdan burdan da olsa sevindirici şeyler
Arıların kraliçe arıyı öldürmelerini
Denizlerin tuza isyan etmelerini
Musa’nın çalınan asasının bulunmasını
Cleopatra’nın bir gecelik yatağını
( Lütfen üvey kardeşinin haberi olmasın
Pramitlerdeki mumyalı Fıravunlar uyanırsa
Bütün fiyakamız berbat olur aman ha)
Ölünceye dek hep otuz üç yaşı yaşamak
Gök altında insancıklara ne ulu bir kıyak
İşte böyle ufak tefek şeyler düşümdekiler
2.
Eskiden başımı yastığa kor-koymaz uyurdum
Şimdilerde çekişip duruyorum kanatsız gölgelerle
Gölgeler ki konuşmaları yok hele sevişmeleri
Ne renkleri belli ne de küfürleri
Bu da başka bir çekişme oluyor bana
Gece karanlığı
Anılar karmaşası
Uydurma korkular
Yürüyorum sonu belirsiz yollarda
Bir dağ çıkıyor karşıma deniz sevdalısı eski bir dağ
Öyle şaşkınım ki dalgalar sürüklüyor beni kayalıklara
3.
Ölü yakınlarım sanki küsler bana
Ne sevinen ne de karşılık veren selamıma
Elimdeki çiçekler düştü düşecek yere
Başka bir dünyadan düşmüşüm sanki
Anam unutmuş beni… Öyle severdi ki
Nasıl sarılıp kokladığını hep öp-öplü
Babam tanımazcasına az-biraz uzak bakışlı
Bu mezarlık da ne bu dünyaya benziyor
Ne de zebanilerin cirit attığı öbür dünyaya
Oysa piknik yerleri imiş Osmanlılarda
Dumanlanma tütün çiğneme gazel çekme
“Heeeeyt… Var mı bize yan bakan” lılar
Dirilerin körlüğüne racon kesme

  1. sayıdan

Similar Posts

  • Genç Bir Şaire Mektup – 1

    Șiirle ilgili her kişinin, sevdiği şairler olduğu gibi, sevmedikleri, giderek yok saydıkları şairler de vardır. Bunda yadırganacak bir şey yok. Bu durum dün de yaşanmıştır, bugün de yaşanmaktadır. İlerde de yaşanacaktır. Ancak, beğenmediğimiz kimselerle, onların ürünlerini karıştırmamak gerekir. Eleştirinin amacı ürünlerdir. Eleştiri üründen, ürün sahibine kayarsa, bu davranış edebiyat bakımından hem etik değil, hem de…

  • YANSIMANIN GERÇEĞİ (VEYSEL ÇOLAK) VE ŞİİRDEN YANSIMASI GEREKENLER

    Şair –Yazar Veysel ÇOLAK “Yazmak konuşmaktır”, (S.5) diye başlıyor kitabına. Zaten yazar, önce kendine konuşur sonra bunları yazar. Çünkü yazarın amacı düşüncesini belirgin hatta görünür hale getirmektir, bu da yazan bir okurda, aynı metnin üzerine kendi anlamıyla yeniden yazılmasına yol açar. Yani metin yeniden kurulmuş olur. Buna aynı sayfada çok güzel bir örnek veriyor Veysel…

  • TARİFELİ İNTİHARLAR İSKELESİ

    sayfa numarası olmayan bir gününsatırbaşı sokağısararmış duvarlara sırtını yaslayan kadınlarkendi geçmişiyle konuşuyordu günleri eksik basılmış takvimlertedavülden kalkmış yollar aştımkaç nehir gördüm rüzgarlıayaksız asma köprülerde mandalsız asılı uçurumları örten gölgeler ciltlenmemiş gökyüzüherkes farklı yerinden okur sırasını geçmişinçevirdikçe iç sesimin dağılmış sayfalarınıyankısı tarifeli intiharlar iskelesi Murat Yazıcı

  • |

    Şikeste

    Ruh perdesi yırtılınca gel yalan akşamüstüSusmak gevezelikse konuşmaktır dil körlüğüşuh çalçene dalga kıyıya bağlar yİ mavi benisessizlik sensin gün batımının en baki işkencesi Ruh incinince gel hayaletim gece yarısıYedi akıllıya bir deli fazla işte kum saatiBüyülü bir sevgi ay ışığına bağlar beniYalnızlık sensin karanlığın garip şikestesi Ruh perdesi dikilirDil çözülürSaatler dökülürVaktinden önce alev olur, kor…

  • Fırtınadaki Gemi

    kadınlar vardır kiummanlarda en büyük fırtınadırlarkadınlar vardır kiaşkın esrik gemisinibir bakışta batırırlar ben ki fırtınadaki gemiydimsen ki dalgaları minare boyunda fırtınaöyle bir estinöyle bir estin kigömüldüm aşkın ummanına kadınlar vardır kibir bakışta dağları yerinden oynatırbir bakışta kanımıza girerlerela vurgunlarda gözlerinin fermanıbedenimizden kanlı lokmalar gibi giderler alıp başını gittinmezarım oldu ayaklarının izigözlerinin elasıyla biçildi kefenimalıp başını…

  • yaşadığımı hatırla

    “Meselem kadar hürüm” demek, “Meselem kadar varım” demektir aslında. Varolma şanssızlığını tadan her insan, kendine bir mesele edinir. Bu mesele kimi zaman siyasi olur, kimi zaman aşk meşk, kimi zaman da din. Lakin her insan, bu sonsuz boşlukta kendini meşgul edecek bir düşünce, hayatlarını adayabilecekleri bir ülkü peşindedir. Bu işin kolayına da kaçmaktır aynı zamanda….

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir