RANDEVU

barışmak için kendi kendimle
randevu aldım bugüne

gecikmeli de olsa geldi
karşıma geçip
söylendikçe söylendi

sözü ağzından alıp
çok yükleniyorsun dedim bana
böyle giderse tadımız kaçar
düşersek de
beraber düşeriz ha!

dinlemedi bile beni
aynı vurdumduymaz haller
umurunda olsaydım eğer
boş yere gevezelik edip
gerçeği benden gizler miydi?

Oya Gündüz AKSU

Similar Posts

  • koşun

    koşun çocuklardaha hızlı koşun tinercisi arkanızdasapığı arkanızdaarkanızda sübyancısıcincisi cüppelisi arsızı koşun çocuklarpeşinizde ruhsuzu nursuzu uğursuzupeşinizde karanlığın uğultusu koşun çocuklardaha hızlı koşun daha hızlı koşunmaviye umuda sevdaya durun çocuklarbir yerde durungözleriniz güneş saçlarınız denizbakışlarınız sıcakdönün arkanızaomuz omuza verin çocuklarkaldırın kollarınızısıkın yumruklarınızı göğegölgenizi kovalayan karanlık dağılacaksıkın çocuklar yumruklarınızıgün ağaracak birer fidan dikin çocuklarkadir’e haydarcan’a birer fidanzorbaya meydan okuyana 2. sayıdan

  • LİLA’DA ÜÇ MEVSİM

    köpre yıldızlardan seçiyorum kaderiminiyetim bahar kadar taze bir solukyalnızlığın aynasında tarayıp saçlarını uzun uzunyalnızlığın aynasında bulup gözlerini yokluğunfallara terk ediyorum yüreğimigölgemde salınıyor körpe bir korkuluk insan insanda çoğalıyor bu böyle bilinirniyetim nergizleri yeşertmek kuytuluklarda elbettekoylarda mayalıyorum maviyi ki ürpersin gökkoylarda fısıldıyorum göğsüne toprağınyağmurlara terk ediyorum sesimi sonrayağmurlar her mevsim konuk kış diyorlar buna kışama nasıl…

  • CEMRE

    senin olsun çirkin dilinbize yeter bozkırın desenisöğüt yaprağı sözcüklermektup yazdığımız eller serçe yuvası çatıların arasıhiç kimse bilmeden yaşıyorkağıt üstünde kalan hayatınıherkes ağırlığını sürüyor öne seni beklerim bütün günşuradan geleceksin diyeancak yapraklara geçerbenim nazım rüzgarımhiçbir gün kara çalmadımkomşuların uzayan dalına kabuk sularına yazılıradımızın baş harflerikimse tahmin edemezancak benzetirlergüle çiçeğe dudakların can suyugözlerin çamlığın pınarıtoprağın diline düştümher…

  • |

    Şikeste

    Ruh perdesi yırtılınca gel yalan akşamüstüSusmak gevezelikse konuşmaktır dil körlüğüşuh çalçene dalga kıyıya bağlar yİ mavi benisessizlik sensin gün batımının en baki işkencesi Ruh incinince gel hayaletim gece yarısıYedi akıllıya bir deli fazla işte kum saatiBüyülü bir sevgi ay ışığına bağlar beniYalnızlık sensin karanlığın garip şikestesi Ruh perdesi dikilirDil çözülürSaatler dökülürVaktinden önce alev olur, kor…

  • DAM BAŞINDA SARI ÇİÇEK

    Dünya biraz eksilmişti sanki; sen geçince kaldırım taşları yerini buldu.Aynı masaya oturduk bir gün, çayın buharında yüzünün kıvrımları ısındı; içime sindi o an.Masalardan birine yasladığın o sessiz gülüş, şehirde kimsenin duymadığı bir rüzgâr açtı içimde. Bir defter sayfası çevirdim sonra; sesin ince bir çizgi bıraktı arkasında.Aslında seni kimse görmedi o akşam, ama bütün sokak lambaları…

  • |

    İnce Boşluk

    yine çalmaya başladı lanet olası davullartokmağın benimle derdi ne bilmiyorumsitem dolu bir sesin vurduğu yara mı buoysa ‘sevgi sitemden doğar’ der şarkılar çoğu uçurumdur kalabalıklar yalnızlığaen iyi uçurtmalar bilir bunu gökyüzündesilinmiş mektup yaprakları, solmuş zarflarçaldığı kapının kimliğini sormaz postacılar keşke, çabuk ulaşılır olmasaydı insanlarböylece derin anlamını yitirmezdi özlemgüç de olsa ezberlenmeli aşkın parolasıkim bilir belki……

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir