Korku Bulaşıcıdır
Korku bulaşıcıdır. Öyle bir dönemdeyiz ki neye el atsak korku sarmış evreni.
Adaletsizliğin dibini görmekteyiz. Hak, hukuk hak getire…
Köylümüz, üreticimiz sinmiş olduğu yere. Güvensizliğin, kandırılmanın dibini görmüş zerre umut taşımıyor artık.
Korku bulaşıcıdır gençler ülkeden, siyasetten çok uzak yaşamaya çalışıyor çünkü etliye sütlüye bulaşmak tehlikeli atalarımız salmış içimize korkuyu…
Atalarımız, korkunun ecele faydası yoktur derler korkusuzluğu vurgular.
Her korkuya, tehditte pabuç bıraksaydık bugünlere gelebilir miydik?
Ülkemizin aydınları özellikle sivri dilli ve cesur olanları ya suikasta kurban ediliyor. Faili meçhuller dizisi uzuyor tarihin karanlık sayfalarının çöplüğüne atılmış
Korku dağları sarmış, özellikle gençlerimizin kolunu kanadını kırmış.
İlk fırsatta yurtdışına kendini atmamın türlü bin planları yapılıyor.
Bu ülkede gelecek yok
Bu ülke tımarhaneye döndü
Bu ülkede adalet, hak sıfır
Biricik evlatlarımız yuva kurmayı değil, kendi geleceğini kurmak için kıtalararası evlilik yapıyor.
Korku bulaşıcıdır. Korkunun da ecele faydası yoktur. Korkunun üzerine gitmediğin sürece onu yenemezsin.
Çok uzağa gitmiyorum üzerimdeki aile baskısına boyun eğseydim, okuyamaz ve çevremi aydınlatan öğretmen olamazdım.
Tarihi dönemleri anımsarsak, Osmanlı Devleti’nin Türk Köylüsüne verdiği zulmü kim inkâr edebilir ki…O günün saltanat savrukluğu ile bugün yaşadığımız üstekilerin saray savrukluğu arasında bağ kurmak mümkündür.
Korku bulaşıcıdır. Korku dağları sarsa da mutlaka çıkış kapısı vardır.
Atamızın Gençliğe Hitabesinde en son umar olarak söylediğini belleğimize kazıyalım.
Bugünler o günler değil mi can dostlar
“…İstiklal ve cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın bütün kaleleri zapt edilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şeraitten daha elim ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde iktidara sahip olanlar, gaflet ve dalalet ve hatta hıyanet içinde bulunabilirler. Hatta bu iktidar sahipleri, şahsi menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, fakr-ü zaruret içinde harap ve bitap düşmüş olabilir.
Ey Türk istikbalinin evladı! İşte bu ahval ve şerait içinde dahi vazifen; Türk istiklal ve cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur!”
M. Kemal ATATÜRK
Bugünler o günler değil mi can dostlar
Korku bulaşıcıdır biliyorum korkunun ecele de faydası yoktur.
Bana böylesi bir yazıyı yazmaya iten faili meçhuller olmuştur.
Korkularımızı yıkıp geçtiğimiz gün bizim bayramımız olacaktır.
Hatice Altunay