Gitmeliyim Artık
“geceyi kim yaktı böyle sustuğum yerde”
diyen kardeşim
fotoğraftaki yüzümün mevsimlerinde
konakla hele bir yol
ayaza esir düşmüş
ağlamaklı çizgiler mi göreceksin
ilkyaz çoğaltımında gülüşler mi
gözlerimde sürgün izleri taşıyorum
arkadaş seslerini deriyorum gökyüzünden
bir çocuk arsızlığıyla paylaşarak yalnızlığımı
gitmek istiyorum
günlerin bilinmeyen suretinden yol alıp
aykırı aşkların yaşanmadığı yerlere
puslu bir akşamdı dün sarhoşu dinledim
“böyle değildim eskiden
yitirdim erdemimi sonra kadınımı
bilmediğim sorular çoğaldı bilmediğim dillerde
kendimi kaçtım durmadan
yanıtım hep yüzümdeydi
ve şimdi her gün
arayarak gerçeğimi kırık bir şişede
“kanatarak yaşıyorum geceleri” dedi
sağır ve dilsizi oynuyorlar kimileri
kimileri di’li geçmiş zamanların avuntusunda
eylül romanları ve şiirleri çoğaldı
gerçeğimiz epeyce revaçta
gitmeliyim artık
mavi bir gülüşte bırakarak esmerliğimi
bu bir ayrılık değil
özleyişlerin hüzün çizgilerinde kaybolmaktır
taşınır “sakıncalı” kimliğimle
Namık Kuyumcu