İçimdeki İhtilal
kendime giden o uzun yola düştüm
dışarıda karmaşa…
herkes dünyayı değiştirmek peşinde,
kimse dokunmuyor kendi içindeki eğriye.
bir su damlasının inadıyla,
sabrın ve şefkatin serinliğinde
yüreğimin iradesini su ile yontmak istiyorum.
sert çekiçler çatlatır taşı
ama su, incelikle işler derine.
insan dediğin bazen en sert kayadan bile katı,
esnetmek gerek kalbi usul usul , ince ince…
öğrendim zaman tezgahında;
devrimin hası, bağırılan hamaset değil,
insanın içindeki boş zaaflarla örülü sarayı
yerle bir etmesidir.
çıplaklığını ipeklerle örten firavunlara inat,
özündeki yalınlıkla yüzleşmesidir.
şimdi bir hamur yoğruluyor içimde
unu göznuru ve acıdan, suyu hüsranlardan…
sevgiyle
varolma hamurunu mayalamak
ve büyütmek istiyorum yüreğimde.
ne naylon sevdaların yalanına kanarak
ne de nasırlaşmış nefretlere sığınarak…
buram buram sıcak ekmek kokmalı insan,
fırından yeni çıkmış bir somun gibi
bölüşülebilmeli, gözlerdeki ışıkla
ağarsın diye şafağı yoksunların
önce kendi karanlığını yakmalı insan,
önce kendini değiştirmeli.
hangi sudur kalbin pasını söken?
hangi mayadır insanı insan eden?
Emine Ceylan